Geçtiğimiz Ağustos ayında (30.08.2012) kampanyasını görünce Ankara'da 365 alışveriş merkezinden Electroworld mağazasından bir Acer Aspire 5560 Serisi MS2319 modeli dizüstü bilgisayar aldım.
Aynı mağazadan daha önce işyeri için de 4-5 dizüstü almıştım pek bir sorun yaşamadık. Hatta bu satırları yazdığım Samsung RV511 modeli dizüstünü de oradan almıştım.
Acer işin doğrusu 1000 TL fiyatla alınabilecek 4 çekirdekli DDR3 ramli fişek gibi bir aletti. Özellikle de fazla ısınmıyor olması alış nedenlerinin önünde geliyordu.
45 gün geçmeden bilgisayar bir anda açılmaz hale geldi. Boot etmemek değil, elektrik geliyor ancak ana kartın çalıştığına dair hiç bir belirti yok.
Topladım mağazaya götürdüm cihazı.
Müşteri hizmetlerindeki hanım beni teknik servise yönlendirdi. Teknik servisteki arkadaş inceledi, çalıştırmaya uğraştı, dikkatle vidaları açılmış mı diye kontrol etti. Kasada deformasyon var mı diye baktı. Neyse ki elimi bile sürmemiştim ;) Sonuçta "servise göndereceğiz" dedi. Beni tekrar Müşteri Hizmetlerindeki hanıma yönlendirdi.
Hanımefendi cihazı ince ince gözden geçirdi. İki vuruk tespit etti üzerinde. Bir de kullanımdan dolayı kılcal çizikler. Ben zar zor gördüm bir şeyler ama artık kalıp hatası mıdır, yoksa gerçekten vuruk mudur, emin olamadım. Tavırları pek hoş olmasa da, hanım kız (!) bayağı bir debelenip formu hazırladı imzamı ve diz üstü bilgisayarı teslim aldı.
Sonuç itibarıyla şu anda evde adam gibi bir bilgisayar yok. Bakalım servis ne yapacak? Umarım tamamen değiştirirler de bir daha aynı alet gelip, gelip gitmez servise.
Haa aklımdayken bir daha 365'deki Electroworld mağazasından çöp almamaya karar verdim. "Neden?" derseniz, müşteriye nasıl davranacaklarını bilmiyorlar. Ben onların bu dünyada insan formunda bulundukları süreden daha uzun zamandır elektronik ve bilgisayarla uğraşıyorum, neyi bozduysam üzerime aldım ama ben bir şey yapmadan bozulan cihaz yüzünden de suçlu muamalesi görmek hoş değil, daha kibar olabilirlerdi ki o hallerine bile ağzımı açıp bir şey demedim.
Kendileri bilirler.
17 Ekim 2012 Çarşamba
15 Ekim 2012 Pazartesi
Ivr Teknolojisi Hiç Bu Kadar Hararetli Kullanılmamıştı
Son günlerin en gözde Facebook uygulamalarından bir tanesi de Lipton Ice Tea Hararetmatik. Lipton Ice Tea Türkiye sayfası üzerinden ulaşabildiğiniz Hararetmatik uygulaması, IVR teknolojisiyle gerçekleştiriliyor. Türkiye’de ilk defa, yapılan şakayı kayıt etme özelliğine sahip bu teknolojiyle oturduğunuz yerden istediğiniz arkadaşınızı şakalayabiliyorsunuz. Bunun için tek yapmanız gereken, Facebook listenizdeki arkadaşlardan dilediğinizi seçip telefonunuzu ve hararetini yükseltmek istediğiniz arkadaşın telefonunu yazmak. Bu basit işlemden sonra Türkiye’nin son dönemdeki gözde komedyenlerinden İsmail Baki tarafından canlandırılan 5 ayrı telefon şakasından birini seçebiliyorsunuz. Günde 3 şaka hakkınız var ve unutmayın her arkadaşınıza sadece bir defa telefon şakası yapabilirsiniz.
Olay sadece şakayla da bitmiyor tabi. Eğer arkadaşınız şakayı sonuna kadar dinleme sabrı gösterirse hem siz hem de o SMS ile birer çekiliş numarası almaya hak kazanıyor. Her hafta sonunda da en fazla çekiliş hakkı elde eden kişi ise içi dolu, özel bir Lipton Ice Tea dolabı kazanıyor.
İsmail Baki’nin birbirinden renkli taklitleri IVR teknolojisi iyi kullanıldığında ortaya gerçekten yaratıcı işler çıkacağını göstermiş. Teknolojik gelişmelerin gündelik hayatımıza böylesine keyif kattığı işleri çok seviyorum. Hatta şu satırları yazdıktan sonra listemden birkaç kişiyi şakama alet etmeyi düşünüyorum.
Uygulamanın linki burada.
https://www.facebook.com/liptonhararetmatik/app_395429340516909
Seslendirmenin yapıldığı stüdyodan kamera arkası görüntüler ise çok eğlenceli:
http://youtu.be/bmkAfVBRBT4
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Olay sadece şakayla da bitmiyor tabi. Eğer arkadaşınız şakayı sonuna kadar dinleme sabrı gösterirse hem siz hem de o SMS ile birer çekiliş numarası almaya hak kazanıyor. Her hafta sonunda da en fazla çekiliş hakkı elde eden kişi ise içi dolu, özel bir Lipton Ice Tea dolabı kazanıyor.
İsmail Baki’nin birbirinden renkli taklitleri IVR teknolojisi iyi kullanıldığında ortaya gerçekten yaratıcı işler çıkacağını göstermiş. Teknolojik gelişmelerin gündelik hayatımıza böylesine keyif kattığı işleri çok seviyorum. Hatta şu satırları yazdıktan sonra listemden birkaç kişiyi şakama alet etmeyi düşünüyorum.
Uygulamanın linki burada.
https://www.facebook.com/liptonhararetmatik/app_395429340516909
Seslendirmenin yapıldığı stüdyodan kamera arkası görüntüler ise çok eğlenceli:
http://youtu.be/bmkAfVBRBT4
Bir bumads advertorial içeriğidir.
11 Ekim 2012 Perşembe
Radyo Yayınlarından Etkilenmeden Arabada Fm Vericiden Müzik Dinlemek
Halen bazı araç radyolarına usb hafıza kullanılamadığından alternatif olarak FM verici alanlar büyük şehirlerde bir türlü boş kanal bulup müzik dinleyememekteler.
Kalabalık FM vericilerin yayın yaptığı büyük şehirlerde daha rahat müzik dinlemek için yapacağınız oldukça basit. Aracınızın radyo anteni sökülebilenlerdense, sökün. FM vericinizi radyodan öyle dinlemeyi deneyin.
Sonucun daha iyi olduğunu göreceksiniz. Olmadı mevcut radyo istasyonlarını dinlemeye devam :))
9 Ekim 2012 Salı
Şeytan Neye Benzer?
İyilik ve kötülük kavramlarının aslında birbirinden uzak değil, aynı bütünün parçaları olduğu konusuna daha önce değinmiştim.
Peki bu kötü siz olsanız, olduğunuz gibi görünerek, yani kötü olarak ortaya çıkar mısınız?
Düşünsenize, bize benimsetilmiş olan imajıyla Şeytan karşımıza çıkıp "hadi" dese, kaçınız onu izlersiniz? Hemen belirteyim, Şeytan'ın o görüntüsü Vatikan tarafından eski deniz tanrısı Poseidon'un değiştirilerek (böylece kitleler bilinçaltında eski tanrılardan da uzaklaştırılmış oldu) yeniden öne sürülmesinden ibarettir (her ikisinin ellerindeki çatalları hayal edin).
Söylencelere göre, Şeytan kibirlidir. Ama kendisine hak vermemek mümkün değil. Saf enerjiden ibaret bir varlıkken maddeden bir varlığa secde etmesi emredilince ister istemez bir iç muhasebesi yapmış bu melek. "Yahu ben saf enerjiyim, istediğime dönüşebilirim, ister madde, ister enerji, buysa sadece maddeden mamul insan!" Oysa enerji maddeye dönüşebilirse madde de enerjiye dönüşebilir ama o dönemde bu bilgi ya bilinmiyordu ya da Şeytan'ın gözünden kaçtı. Zaten biz de Einstein anlayıp anlatana kadar kadar bu bilgiden haberdar değildik. Sonuçta yıldız tozlarından mamul insan da bir gün yine saf enerjiye dönüşebilir (e=m*c2).
Dönelim Şeytan'ın aramıza gelse kim gibi görünmek isteyeceğine. Ben olsam, en sevimli varlık tercihim olurdu ama paytak bir ördek yavrusunu kim takip edip, dediklerini yapar ki? Bu nedenledir ki Şeytan en çok karizmatik liderlerin şekline bürünmeyi sever. Karizmatik liderler kimi zaman çılgınca kötü işler yapsalar da kitleler hipnotize olmuşçasına onu izlerler. Adolf Hitler buna iyi bir örnektir. Ressam olup unutulup gidecekken, lider olup kapkara bir döneme imzasını atmıştır. Milyonlarca insan da onun sapkın sisteminde tıkır tıkır çalışan çarklar haline gelmiştir.
Şeytan hep aramızdadır. Kimi zaman en yakınımızdaki dostlarımız, kimi zaman ise toplumun geleceğine yön verecek karizmatik bir lider! Ancak unutmamalı ki Şeytan o korkunç yüzü ve şekli ile bize görünmez Göründüğü şekil, hep tanıdık, sevilen ve popüler biridir ki ondan şüphe etmeyelim.
Akıllıca öyle değil mi?
4 Ekim 2012 Perşembe
Turkcell Cüzdan
Turkcell cüzdan tanıtımı http://medya.turkcell.com.tr/ adresinden yayınlandığı için başından sonuna kadar izleme fırsatım oldu.
Öncelikle iyi bir şey. Başta sadece NFC özelliği olan telefonlar için olduğunu düşünsem de aslında tüm Turkcell müşterilerinin yararlanabileceği bir ürün olduğunu görünce hoşuma gitti.
Turkcell tanıtımı biraz aceleye getirmiş hissine kapıldım çünkü uygulamaya destek veren banka sayısı şimdilik Garanti ve Akbank ile sınırlı gibi geldi bana. Bir de Mastercard ile uygulama destekleniyordu tanıtımda. Bakalım Visa da trene binecek mi?
Ülkemiz açısından bir ilk olan uygulama söyledikleri kadarıyla Dünya'da da bir ilk olma özelliği taşıyor.
Özetle cep telefonunuz cüzdan (nakit kredi kartı) gibi kullanabileceksiniz. Cüzdanınıza para yükleyip nakit cüzdan gibi kullanabileceğiniz gibi kredi kartınızı bağlayıp kullanmanız da mümkün. Böylece NFC'li cihazınız varsa yaklaştır öde noktalarını da kullanabileceksiniz.
CUZDAN yazıp 7777 numaraya sms atmanız başlangıç için yeterli. Telefonunuzun kapasitesine ve akıllılık düzeyine göre size gelecek linkten uygulama yükleme imkanınız bulunuyor. Ben yaptım http://www.turkcell.com.tr/turkcellcuzdan adresine gidip bakın diye bir SMS aldım. Baktım tabi ama anladığım kadarıyla çok yeni olması nedeniyle kolayca erişilemiyor uygulamaya. :) Oysa T-Market dışında Google Play'de de uygulama hazır ve kullanılabilir olmalıydı. Sanırım bir kaç gün içerisinde hallolur.
Turkcell diğer operatörlerin konu üzerine eğilmeleri üzerine alel acele bir lansman yapmış gibi oldu. Vodafone'un "cep nakit" kartı da benzer hizmetler getirecek olabilir ve onun da tanıtımı aynı zamana rastladı.
Bakalım tüketicinin tepkisi ne olacak? Bana sorarsanız kullanımın yaygınlaşması için en az bir sene uğraşmak lazım. Umarım araya ekonomik kriz, savaş vb. faktörler girmez.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hıyar Kokusu (küçük hikaye)
Yazın en sıcak zamanı. Temmuz devrilip, Ağustos yönetimi ele almış. Evin içi direkt güneş aldığından "yanıyür". Telaşla FT8 yapan ...
-
Merhaba. Gurme bir arkadaşım var. Yaklaşık 4-5 senedir kendi tüketimi için şarap yapıyor. İlk yaptığı şarap, pek kolay içilemez olsa da, s...
-
Forum belli grupların birbirleri ile görüş alışverişi yapabilimelerini sağlayan bir ortam. Popüler forumların etkisiyle ortalıkta pıtrak gib...
-
Model uçak için gerekli malzemeler: Maket Bıçağı Makas Yapıştırıcı Kendinden yapışan bant Kırtasiyede bastırılmış pdf çıktısı ...
-
Köpük baloncuk yaparken deterjan ve su kullanıyorsanız muhtemelen baloncuklarınız hemen patlıyordur. Dayanıklı baloncuklar için çözelti...
-
Çocuklar ödev yaparken çizgisiz kağıdın altına koyup, üzerinde düzgün yazı yazabilmeleri için defalarca çizgili kağıt yapıp yazıcıdan bas...




