16 Haziran 2026 Salı

Hıyar Kokusu (küçük hikaye)

Yazın en sıcak zamanı. Temmuz devrilip, Ağustos yönetimi ele almış. Evin içi direkt güneş aldığından "yanıyür". Telaşla FT8 yapan Amatör Telsizin sıcaklığını biraz azaltayım diye 6 harfli marketten aldığım şarjlı fanı beslemek için boyu yetmeyen usb kablosuna uzatma arıyordum.

Bir anda burnuma kesif bir hıyar kokusu gelmeye başladı. Panik halinde her yerimi kontrol ettim. Bir yerimi kesmiş olabilirdim.

Çünkü çocukluğumdan beri bilirdim ki, bir insan "Ben iyiyim" derken aslında içten içe kan kaybediyor olabilirdi ve nedense bazı efsanelere göre taze kan kokusu, burnu hassas olanlara hıyar gibi kokardı. (Ya da ben bir yerlerde bir şeyi çok yanlış okumuş da olabilirim.)

Kollarıma baktım, sağlam. Bacaklarımı kontrol ettim, yerinde. "Aha," dedim, "kesin iç kanama geçiriyorum." İnsan kendi kendini durup dururken salatalığa çeviremeyeceğine göre, durum ciddiydi. Hemen laptopun başına geçip, arama motoruna "Hıyar kokusu almak ve ani ölüm riski" yazmaya yelteniyordum ki, kokunun şiddeti daha da arttı. Sanki biri tam burnumun dibinde cacık festivali düzenliyordu.

Derken, odanın kapısı yavaşça aralandı.

İçeriye ev arkadaşım Samet girdi. Ne oluyor diye bakmak için istemsizce kapı tarafına döndüm. Yüzünde öyle bir ifade vardı ki, sanki az önce gizli bir laboratuvarda insanlığı kurtaracak formülü bulmuş gibi gururluydu. Ama asıl sorun yüzündeki ifadeden ziyade, yüzünün kendisiydi.

Samet’in suratı tamamen yemyeşil bir tabakayla kaplıydı. Üzerine de simetrik bir şekilde yerleştirilmiş, yuvarlak salatalık dilimleri yapıştırılmıştı. Gözlerinin üstündeki iki koca dilim yüzünden beni göremediği için kafasını sağa sola çevirip havayı kokluyordu.

"Oğlum," dedi sesini hiç değiştirmeden, "evde yoğurt var mı? Aromaterapi yapıyorum ama sanki sarımsak eksik."

Bilgisayardan uzaklaşıp yavaşça ayağa kalktım. Birkaç saniye önce vasiyetimi yazmayı düşünürken, şimdi Samet’in cildinin gözenekleri için endişeleniyordum.

"Samet," dedim derin bir nefes alarak, "sen ne yapıyorsun?"

"Cilt bakımı kanka. TikTok’ta gördüm. 'Hıyarın mucizevi gücüyle 10 yaş gençleşin' diyordu."

"Oğlum sen zaten 24 yaşındasın, 14 yaşına düşüp LGS’ye mi girmek istiyorsun? Ayrıca o salatalıklar neden alnında yapışık duruyor, yapıştırıcı mı sürdün?"

Samet panikle elini alnına götürdü, o sırada gözündeki dilimlerden biri kayıp halının üzerine düştü. "Hadi ya, yapışmamış mı? Videodaki kızın suratında taş gibi duruyordu."

"Kız muhtemelen yatay pozisyonda duruyordu Samet. Sen ise ayakta, zombi gibi yürüyorsun."

Tam o sırada kapı çaldı. Samet, kuryenin geldiğini hatırlayıp "Ana, pizza!" diye kapıya fırladı. Durdurmaya vaktim kalmadı. Kapıyı bu halde açtı.

Dışarıdan sadece kuryenin şu sözlerini duyabildim: "Abi... Vegan pizza istemişsiniz. Getirdim hse hse hse asdasfdsf... Buyurun."

İç kanamadan ölmediğime sevinmelimiyim, yoksa ev arkadaşımın yarattığı bu travmayla yaşamaya çalışacağıma üzülmelimiyim, hâlâ emin değilim. O günden beri ne zaman hıyar kokusu alsam, önce cüzdanımı kontrol ederim; çünkü Samet ne zaman güzelleşmek istese ya da acıksa olan benim kısa kalan bütçeye oluyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hıyar Kokusu (küçük hikaye)

Yazın en sıcak zamanı. Temmuz devrilip, Ağustos yönetimi ele almış. Evin içi direkt güneş aldığından "yanıyür". Telaşla FT8 yapan ...