Günlük "Deal Extreme'e neler gelmiş" turumu yaparken ilginç bir ürüne rastladım. Üzerinde GPS (küresel konum belirleme) modülü ve telefon bulunan bir aygıt. Bununla isterseniz araç, kişi veya her neyi isterseniz bir yerine iliştirip uzaktan takip edebiliyorsunuz. SMS ile uzaktan komut alıp, konum bilgisini SMS ile gönderebiliyor.
Dilerseniz, acil bir durum halinde, tek tuşa basarak yer bilginizi belirli bir numaraya sms olarak gönderebiliyorsunuz. Ya da gene tek tuş ile önceden belirlenmiş bir telefon numarasını arayıp, sesli görüşme yapabiliyorsunuz.
USB üzerinden istediğiniz bilgisayara bağlama imkanınız da bulunuyor. Ürünü incelemek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz. Almayı düşünüyoranız yakınlarda yurda giriş yapmış bir arkadaşınız olsa iyi olur. Yoksa içindeki telefon bir süre sonra bloke olup kullanılamaz hale gelecektir!
6 Haziran 2009 Cumartesi
İlginç Bir GPS-Telefon Karışımı
Günlük "Deal Extreme'e neler gelmiş" turumu yaparken ilginç bir ürüne rastladım. Üzerinde GPS (küresel konum belirleme) modülü ve telefon bulunan bir aygıt. Bununla isterseniz araç, kişi veya her neyi isterseniz bir yerine iliştirip uzaktan takip edebiliyorsunuz. SMS ile uzaktan komut alıp, konum bilgisini SMS ile gönderebiliyor.
Dilerseniz, acil bir durum halinde, tek tuşa basarak yer bilginizi belirli bir numaraya sms olarak gönderebiliyorsunuz. Ya da gene tek tuş ile önceden belirlenmiş bir telefon numarasını arayıp, sesli görüşme yapabiliyorsunuz.
USB üzerinden istediğiniz bilgisayara bağlama imkanınız da bulunuyor. Ürünü incelemek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz. Almayı düşünüyoranız yakınlarda yurda giriş yapmış bir arkadaşınız olsa iyi olur. Yoksa içindeki telefon bir süre sonra bloke olup kullanılamaz hale gelecektir!
30 Mayıs 2009 Cumartesi
Teknoloji Korkusu ve Terminator Salvation
Teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor. Teknolojik gelişmeler sayesinde daha iyiye ve güzele kavuşuyoruz. Gerçi işin karanlık bir yönü de var, teknolojik ürünler üretebilmek için kaynakları hızla tüketip kendi çevremizi kirletiyoruz.
Kendi çevremizi kirletme ve güzelliklerden mahrum kalma konusunda Marmara Denizine yaptıklarımız iyi bir örnektir. Doğal lağım boşaltım alanı olarak yıllarca kirletilen deniz, bir süre sonra yanına yaklaşılamaz hale gelmişti. Ancak akıllıca yapılan yatırımlar ile kirletme eylemi durunca deniz yeniden kendine geldi.
Demek ki ne yapıyorsak, kendi kendimize yapıyoruz.
Bu aralar vizyona giren Terminator Salvation filmi teknoloji ile ürettiklerimizin bize düşman olmaları genel paranoyası ile üretilmiş bir bilimkurgu kasırgasının son ürünü. Önceki 3 film oldukça keyifli olmakla birlikte artık bitti derken dizi film ile de hala bu fikirden ekmek yenebileceğini gören yapımcılar 4. filmi de çektiler. Eminim bilim kurgu meraklıları için keyifli bir seyir imkanı olacaktır.
Terminator Salvation filminin tanıtımını aşağıya ekledim dilerseniz izleyebilirsiniz.
Filmden önce kendinizi terminatör olarak görmek isterseniz http://terminateyourself.com/ adresinden deneyebilirsiniz.
Bilim kurgu filmlerini ve kitaplarını severim. Ancak, teknoloji ürünlerinin bizim alehimize dönmeleri fikri hep paranoyakça gelir. Aynı fikir Galaktica'da da vardır, geçmişte izlediğimiz pek çok filmde de. Hatta o kadar abartılıdır ki, 80286 işlemcili basit bilgisayarlar döneminde bile yapılan filmlerde bu bilgisayarlar gemi azıya alıp insanlığı yok etmeye çalışmışlardır.
2001 Space Odyssey (1968) filmindeki seri katil bilgisayar HAL (IBM harflerinin birer geri alarak oluşturulmuştur) ilk öcü film kahramanı bilgisayarlardandır. Bildiğiniz üzere, 2001'de bilgisayarlar teknolojik gelişmişlik açısından henüz oralara gelmedikleri gibi uzay gemilerimiz de oralara gidememişti. Sanırım filmin bilimkurgu vizyonu, buluş ve keşifleri biraz fazla yakın tarihlere öngörmüş.
HAL 9000'in son anlarını izlemek isterseniz, aşağıya ekledim.
Uzatmadan söyleyeyim. Yapay zeka bir gün gerçekleştirilir, teknoloji ürünleri düşünmeye başlarlarsa ve "analitik" olarak zekalarını geliştirirlerse mantıklı olan, "sevginin gücünün" farkına varmalarıdır. İnsanlık tabi ki kendisi için bile bir tehdit unsurudur, ancak bu tehditin ortadan kaldırılmasının yolu insanlığı yok etmek değildir. Aksine insanların birbirlerini tanımaları ve tolerans göstermeleri insanlığın geleceği olmalıdır. İnsanın "kendini bil"mesi gerekir. Bakarsınız yapay zeka ürünleri de kendilerini bilir ve tanırlar.
Eminim ki, henüz tam anlamıyla varolmayan ama bir gün gerçekleşmesi kuvvetle mümkün olan yapay zekanın insanlığı yok etmeye çalışması fikri, gelecekte de çok satacaktır.
25 Mayıs 2009 Pazartesi
Teknoloji Mağazalarında Raflar Boş
22 Mayıs 2009 Cuma
Amatör Telsizcilik Diye Bir Uğraş
Bilmem farkında mısınız? Biz Türk erkekleri birbirimiz hakkında hiçbirşey bilmesek de, konu eğer futbolsa, bir anda hararetli bir sohbetin içinde buluveririz kendimizi. Futbol'u bir sihirli değnek hareketiyle ortadan kaldırıversek eminim erkekler birbirleriyle kolay kolay dialog imkanı bulamazlar.
Uzun uzadıya bunun nedenlerine girmeyeceğim. Sanırım toplum bilimciler böyle konuları ele alıyorlardır. Ben insanlarımızın özellikle de erkeklerimizin boş zaman uğraşlarıyla fazla ilgilerinin olmadığını düşünüyorum. İlgi alanları kısıtlı olunca da, geriye ister istemez futbol kalıyor. Referans iletişim başlatıcı futbol.
Yıllardır severek boş zamanlarımı verdiğim bir hobim var. Amatör telsizcilik (Ham Radio). Günümüzde teknolojik gelişmeler nedeniyle biraz gözden düşmüş olsa da hala ilgi çeken bir boş zaman uğraşı. Kısaca yazayım: Amatör telsizcilik herhangi bir maddi menfaat gözetmeksizin, amatör telsizcilere ayrılmış frekanslarda, telsiz üzerinden yapılan haberleşme ve bunu sağlayabilmek için gereken alet ve edevatın yapılması, temin edilmesi ve çalıştırılması. Mors ile olabildiği gibi, ses ile ya da veri haberleşmesi ile yapılabiliyor. Küçük bir el telsizi üzerinden ilinizdeki amatör telsizcilerle haberleşebilirken, aynı el telsizi ile internet geçişleri sayesinde dünyanın öteki ucundaki amatörlerle de haberleşmek mümkün. Tabi bir de kısa dalga telsizler ile yapılan, aracısız kıtalararası görüşmeler var ki, işte bir zamanlar milyonlarca meraklının bu hobiye gönül vermelerinin nedenidir. Düşünsenize yıl 1985, elinize mikrofonu alıp genel bir çağrı yapıyorsunuz, karşınıza Kanada'dan veya Japonya'dan bir başka amatör telsizci cevap veriyor (o dönemde internet ve cep telefonları yoktu).
Bir zamanlar teknoloji ile ilgilenen ve gereğinde cihazlarını kendi üreten amatör telsizcilerin günümüzde gene teknolojik ilerlemenin etkisi ile bu hobiden giderek koptukları yenilerin de ilgisini fazla çekmediğini ne yazık ki belirtmem gerekiyor.
Oysa bir zamanlar amatör telsizcilik için bir serenad bile bestelenmiş Bu linke tıklayarak Joyce Hahn'ın sesinden dinleyebilirsiniz.
Müziğin başında duyduğunuz ve ana melodiyi oluşturan Mors kodu ile CQ (İngilizce okunduğunda "seek you" (seni arıyorum) benzeri sesi veren Mors kısaltması) yani genel telsiz çağrısına yer verilmiş. Güzel bir müzik.
Bu arada yanda fotoğrafını gördüğünüz kişi Samuel Finley Breese Morse (27 Nisan 1791 - 2 Nisan 1872) yani adı ile anılan Morse kodunun mucidi. Ludwig van Beethoven'ın çağdaşı bir bilim insanı.
CQ Serenade'i ararken aynı sitenin ilginç bir linkini de aktarmadan geçemeyeceğim. Ludwig van Beethoven ve Morse. Meğer Ludwig van Beethoven bu ünlü eserinde adını soyadını Mors ile yazıyormuş :) İzlemesi gayet keyifli bu linten ulaşabilirsiniz.
Özetle boş zamanlarında birşeyler ile uğraşanlar, boş zamanlarını, dolayısıyla hayatlarını boşa harcamamış olurlar.
Sizin bir hobiniz var mı?20 Mayıs 2009 Çarşamba
Türkçe, Türkçe yazılır, MSN Türkçesi Değil!
Güzel dilimiz son derece kolay yazılır. Fonetiktir. Yani konuştuğunuzun aynısını yazarsınız. Öyle Fransızca yazış gibi fazladan harfler yoktur. Dolayısıyla, bir kelimeyi doğru olarak duyup öğrenirseniz, aynı doğrulukta yazabilirsiniz.
SMS ve MSN Türkçesi ise birtakım kelime kısaltma gereklilikleri ve zaman zaman "tiki" akımlarının etkisiyle son derece ciddi yaralar almıştır. Sesli harfleri düşürüp de, Türkçe katli yapmak pek hoş değildir.
Benim en çok taktığım kelimelerden biri "şarz". Hele bir de koca koca panolara yazmıyorlar mı? Şarj olan doğrusu yerine neden "doldurmak" kullanılmaz? Madem yanlış yazıyorsunuz doğrusu yabancı bari Türkçe olanı kullanın.
En çok yapılan hatalardan bir diğeri ise "dahi" anlamındaki "de"lerin bitişik yazılmasıdır ki, ne doktorlar, mühendisler, profesörler bu hatayı yaparlar.
Bu konuda http://www.gunesintamicinde.com sitesinde ilginç bir yaklaşım yer alıyor. "Buda Size Kapak Olsun!" posterlerine muhakkak göz atın!
Tamam "ki", ne zaman ayrılır, ne zaman bitişik yazılır ayırdına varmak biraz zordur ancak, soru anlamı veren "mi" ekini ayrı yazmak çok mu zor?
Sözün özü çok okumalıyız ki, yazdıklarımız da doğru olsun.
"Günlük okuma süresi 13 sn. olan bir millet için düzgün bile yazıyoruz ya!" demeyin doğru yazmak o kadar da zor değil.
Hele ki, "nbr?", "slm" gibi gereksiz kısaltmalar kullanmayın!
Kısaltma dediğin, dostum Ahmet Sönmez gibi yapılır. Bir ara, sahilde bulup yeniden denizlere kazandırdığı "Sapık Reis" isimli kayığına, Gümüşlük Limanına kayıtlı olduğunu belirtmek üzere "L. G.müşlük" kısaltması yapmıştı ki ben kısaltma diye buna derim.
Temiz Türkçe'li günler dilerim.
Tamam "ki", ne zaman ayrılır, ne zaman bitişik yazılır ayırdına varmak biraz zordur ancak, soru anlamı veren "mi" ekini ayrı yazmak çok mu zor?
Sözün özü çok okumalıyız ki, yazdıklarımız da doğru olsun.
"Günlük okuma süresi 13 sn. olan bir millet için düzgün bile yazıyoruz ya!" demeyin doğru yazmak o kadar da zor değil.
Hele ki, "nbr?", "slm" gibi gereksiz kısaltmalar kullanmayın!
Kısaltma dediğin, dostum Ahmet Sönmez gibi yapılır. Bir ara, sahilde bulup yeniden denizlere kazandırdığı "Sapık Reis" isimli kayığına, Gümüşlük Limanına kayıtlı olduğunu belirtmek üzere "L. G.müşlük" kısaltması yapmıştı ki ben kısaltma diye buna derim.
Temiz Türkçe'li günler dilerim.
17 Mayıs 2009 Pazar
Cumhuriyet Mitingi
17 Mayıs 2009 Pazar Günü Ankara'da Cumhuriyet Mitingi vardı. Yurdun heryerinden söyleyecek birşeyleri olan vatandaşlar Tandoğan meydanını doldurdu.
Bu defa kalabalık sanki öncekilerden daha fazla gibiydi.
Keyifli bir pazar yaşayan neşeli bir topluluk geçti Ankara'dan.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hıyar Kokusu (küçük hikaye)
Yazın en sıcak zamanı. Temmuz devrilip, Ağustos yönetimi ele almış. Evin içi direkt güneş aldığından "yanıyür". Telaşla FT8 yapan ...
-
Merhaba. Gurme bir arkadaşım var. Yaklaşık 4-5 senedir kendi tüketimi için şarap yapıyor. İlk yaptığı şarap, pek kolay içilemez olsa da, s...
-
Forum belli grupların birbirleri ile görüş alışverişi yapabilimelerini sağlayan bir ortam. Popüler forumların etkisiyle ortalıkta pıtrak gib...
-
Model uçak için gerekli malzemeler: Maket Bıçağı Makas Yapıştırıcı Kendinden yapışan bant Kırtasiyede bastırılmış pdf çıktısı ...
-
Çocuklar ödev yaparken çizgisiz kağıdın altına koyup, üzerinde düzgün yazı yazabilmeleri için defalarca çizgili kağıt yapıp yazıcıdan bas...
-
Televizyon, müzik seti gibi genellikle evin salonunda yer işgal eden aletlerin en önemli sıkıntılarından biri cihazların arkasında birike...