Ana içeriğe atla

Ankara'nın Nostalji Tramvayı (Troleybüs)


Yıl 2014, bu sene metro Ankara'da daha fazla yere kolayca ulaşmamızı sağladı. Umarım yakın gelecekte daha da çok yere kolayca, trafiğe takılmadan ve gece, gündüz demeden ulaşabiliriz.

Ulaşım, giderek büyüyen ve genişleyen bir şehir olan Ankara'nın önemli bir konusu. 

Ulaşım işine hem analitik olarak hem de duygusal açıdan insan boyutunu gözardı etmeden yaklaşmak lazım. Sadece şehir içine değil şehirlerarası ulaşım da kolaylaşmalı ve bana sorarsanız tren yolları ile halledilmeli. 

Örneğin neden Ankara'dan trene binip Antalya'ya 3 saatte ulasıp denize girdikten sonra geri dönmek mümkün olmasın? Ya da İzmir'e boyoz yemek için gitmek, neden güzel bir pazar günü keyfi olmasın?

Yeniden dönelim yaşadığım şehir Ankara'ya.

Düşünüyorum da, sadece kazılıp, kazılıp kapatılan sokaklar, bir defalığına kazılsa. Kazılan bu sokakların altından ulaşım, pis-temiz su, gaz, telekom, elektrik vs. altyapıları halledilse kötü mü olurdu? 

Sizce, Ankara tekrar, tekrar kazılıp kapatılmaktan şaşkına dönmüş sokakların masrafını karşılayacak hovardalıkta bir şehir mi?

Ulaşım konusunda alternatiflerin artırılması ve korunması da hep göz ardı edilmiştir. Üstten giden hafif raylı tramvay çözümleri ne hikmetse hiç girmemiştir bu seçenekler arasına. Onlarca yıl inşaası süren gerektiği zamanda bitirilemeyen metrolar da ulaşıma sekte vuran unsurlardandır.

Büyük şehirin sorunlar da büyük oluyor. O nedenle sorunları büyümeden halledebilsek daha iyi olur. Şehrin büyüme paterni sır değildir sanırım. Buna göre yollar ve ulaşım altyapısı bir arada gerçekleştirilse belki ilk yatırım için büyük bir ödeme gerekebilir. Ancak daha sonra gerçekleşecek olan tasarruf göz önünde tutulursa "bir kere yap, tam yap" düşüncesinin mantığı ortaya çıkar.

Yeni iyidir, güzeldir ama eskisi de bir şehrin ruhunu ve albenisini yansıtır. Hiç tanımadığınız bir şehre gittiğinizde o şehrin geçmişine ait ipuçları görmek hangimize güzel gelmez ki? Şehrin geçmişinden bu yana ayakta kalmış yapılar turistik açıdan albeniyi artıran unsurlardandır. Şehrin geçmişinde kullanılmış taşıt araçları da böyledir. İstanbul Beyoğlu'nda yıllar sonra yeniden döşenen raylar üzerinde yeniden yolcu taşımaya başlayan nostaljik tramvayın şehrin değerine önemli katkısı vardır. 

Ankara'da 1940'lı yıllarda hizmete girip neredeyse 40 yıl boyunca kullanılmış Troleybüslerimiz ne yazık ki kaybedilmiş şehir sembollerimizdendir. 

Troleybüs elektrikle çalışan bir tür otobüstür. Elektriği, tepesinde bulunan iki anten gibi boru sayesinde yukarıya döşenmiş özel elektrik hattından alır. Türkiye'de ilk troleybüs Ankara'ya gelmiştir. Öyle sayıları da çok değildir. Ankara'da toplam 33 troleybüs sefere çıkabilmiştir. Elektrik alan boruları nedeniyle halk arasında "boynuzlu" lakabıyla anılan bu araçlar, ara sıra yerinden çıkan boynuzlar nedeniyle zaman kaybına yol açsa da keyifli bir seyahat vasıtasıdır. 

Görsel eba.gov.tr sitesinden alınmıştır.

Bahçelievlerin 7. caddesinin sonunda (Milli Kütüphane tarafı) Eser sitesi karşısında büyükçe bir yarım daire şeklinde cep bulunur. Bu cep troleybüslerin gelip 360 derecelik bir tur atabilmeleri için yapılmıştır (yukarıdaki troleybüs bahsettiğim cebin içerisinde görülüyor). Yine bu troleybüslerin gelip, bu cepte durmaları ve son durakları olması nedeniyle buraya "sondurak" denilmiştir. 

Çocukluğuma ilişkin en zevkli seyahatlerin "troleybüsler" ile yaptıklarım olduğunu söyleyebilirim. Şimdi olsa aynı keyifle bu araçlarda etrafı dolaşacağımı söyleyebilirim. Hele ki Ankara'nın gezilebilecek yerlerini bu vasıta ile gösteren bir şehir turu olsa, hiç boş kalacağını sanmam.

Şimdilerde, böyle bir eski püskü ama elden geçirilmiş trolleybüs şehrin görülecek yerlerinden geçen bir güzergahda çalışsa kötü mü olurdu? 

Tarihini yeni nesillere, uzaktan gelen ziyaretçilere anlatan böylesi bir araç, sizce de şehrin değerini artırmaz mıydı?

Duyar gibi oluyorum, "tüm sorunlar çözüldü sıra troleybüs denilen zombilerin hayata döndürülmesi mi kaldı?" diyenleri. "Tüm sorunlar da çözülsün, Troleybüsler de eski güzel anıların canlı tanıkları olarak, bir hatta çalışsın dursun, güzel olur" diyorum ;)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Köpük Baloncuk Nasıl Yapılır?

Köpük baloncuk yaparken deterjan ve su kullanıyorsanız muhtemelen baloncuklarınız hemen patlıyordur.

Dayanıklı baloncuklar için çözeltinizin içine şeker ekleyin.

Böyle olmaz! İlla tarif ver diyorsanız:


1/2 ölçü sıvı bulaşık deterjanı
2 ölçü su
2 çay kaşığı şeker (yetmezse daha çok koyun!)

Bulabilirseniz şeker yerine gliserin de kullanabilirsiniz. Kolonya ve bir miktar aseton da katabilirsiniz çözeltinize.

Evde En Basit Şekilde Şarap Nasıl Yapılır? (Resimli)

Merhaba.

Gurme bir arkadaşım var. Yaklaşık 4-5 senedir kendi tüketimi için şarap yapıyor. İlk yaptığı şarap, pek kolay içilemez olsa da, son yıllarda gerçekten lezzetli şaraplar üretiyor. Kendisine bu işi nasıl becerdiğini sordum ve ben de evde kendi şarabımı yapmayı geçtiğimiz yıl becerdim. Doğrusunu isterseniz ilk deneme için oldukça başarılıydı. Gurme arkadaşım, "yemeğe bile koymam senin yaptığın şarabı ama ilk deneme için güzel olmuş" dedi. Ben de bu sene de şansımı yeniden denemeye karar verdim.

Hemen belirteyim, çeşitli kaynaklarda evde nasıl şarap yapabileceğinizi anlatan yazılar bulabilirsiniz ama doğrusunu isterseniz o kadar çok ince detaya ve tekniğe giriyorlar ki, anlaması ve yapması zorlaşıyor. Biraz örnek vereyim.

1- Özel ölçüm cihazları,
2- Oluşan karbondioksiti atmak için özel düzenekler,
3- Özel depolama çözümleri,
4- Fermantasyon başlatıcılar,
5- Fermantasyon durdurucular,
6- Alkol seviyesi ölçerler,
7- Kükürt ekleme ile koruma yöntemleri,
8- Özel saklama yö…

Dinamometre Yapımı (Resimli)

6. Sınıftaki kızım Fen ve Teknoloji ders kitabının 65. sayfasını gösterip bir dinamometre yapıp yapamayacağımızı sordu.
Kitabın ilgili yerini inceledikten sonra bir yay ve saydam tüp bulabilirsek yapabileceğimiz söyledim. O halde haydi "basit bir dinamometre yapalım" dedi.

Küçük bir İnternet araması sonucunda Dinamotrede kullanılan ölçü birimi olan Newton (evet bildiğiniz Isaac Newton) için, yerden 102 gramlık bir ağırlığı kaldırabilmek için uygulanması gereken kuvvet olduğunu buldum. Bu bilgiyi aklımızın bir köşesinde tutalım ayar kısmında işimize yarayacak.


İşte gereken malzeme yaklaşık olarak resimde görünüyor. Öncelikle tüp meselesi için bir çözüm bulamayınca kırtasiyeden asetat aldık. Cetvelin altında saydam asetat görünüyor. Bunu kıvırıp saydam bir tüp haline getirdik (açılmasın diye iki ucunu lastikle geçici olarak tutturduk). Yay için Bahçelievler Freeshop'a gittik orada Ahmet işimize yarayabilecek uzunca bir yay buldu eski oyuncaklardan kalma. Ahmet'e teşekk…