7 Mart 2014 Cuma

Facebook'da Arkadaşlarımın Tüm Gönderilerini Nasıl Kaçırmadan Görebilirim?

Yeni Medya siteleri içerik yönetimi yapma işini karışık algoritmalar ile gerçekleştiriyor. Tıpkı Google'ın arama sonuçlarını rafine edişi, reklam sistemini yönetişi gibi. Yeni Medya iliklerine kadar matematik aslında.
Peki Facebook ısrarla arkadaşlarınızın gönderilerini size göstermek istemiyorsa bunu nasıl düzeltebilirsiniz?
Merhaba,

Facebook'da bir sayfanın gerçek bir kullanıcıya, şirkete ya da organizasyona ait olmasına bağlı olarak karışık bir algoritma kullanarak kimlerin hangi güncellemeleri görebileceklerine karar veriyor. Facebook sizin siteyi kullanırken yakın geçmişteki davranış şeklinize bakarak bu kararı veriyor. Kriterler ise ilgili arkadaşınızla ne sıklıkta etkileşimde bulunduğunuz, ünlü biri ise aldığı beğeni sayısı, gönderinin diğer kullanıcılardan ve arkadaşlarınızdan aldığı yorum ve beğeni sayısı. Geçmişte bu tarz gönderiler ile ne kadar etkileşimde bulunduğunuz ya da böyle iletileri gizlediğiniz veya rapor ettiğiniz de göz önünde bulunduruluyor.

İşin özü, her yolladığınız içerik listenizdeki tüm kullanıcılara gösterilmiyor. Listenizdeki lişi ile ne kadar yakın bir iletişim içerisindeyseniz yolladığınız içeriği görme şansı o kadar yüksek. Ayrıca içeriğiniz arkadaşlarınız tarafından çokça beğenildiyse daha geniş bir arkadaş kitlenize gösterilecektir. O nedenle yolladığınız içeriğin özellikle yakın arkadaşlarınızca beğenilmesi halinde yaygın olarak diğerlerine de gösterilmesi mümkün olabilir.
Facebook'a göre Link paylaşımları diğerlerine göre daha fazla ilgi görüyor. Bir durum paylaşımı yapacaksanız bunu akılda tutup kullanmakta fayda var. 

Link paylaşımı nasıl yapılabilir? 
Kısaca anlatmaya çalışayım. Tarayıcınızın adres yazan satırını hatırlayın. Paylaşmak istediğiniz internet linki için söz konusu sayfadayken bu tepedeki adres satırında yazan İnternet adresine ihtiyacınız var. Onu eksiksiz olarak seçip kopyalayın. 

Facebook durum güncellemeniz gördüğünüz yere gelin. İlgili kısma kopyaladığınız linki yapıştırın. Facebook hemen size sayfanın bir öngörünümünü getirecektir. Artık yapıştırdığınız linki silip yerine yorumunuzu yazabilirsiniz. Alttaki öngörünüm ve tabi görünüm yerinde kalacaktır. 

Sayfada birden fazla görsel varsa Facebook bunlardan konu ile en ilgili olanı seçmenizi sağlayabiliyor. Gönderi penceresinin sol altında sağ sol yönlerinde oklar görebilirsiniz farklı görselleri de o oklar yardımıyla seçip, gönderinizi yapabilirsiniz.

Direkt fotoğraf yüklemekten daha kolay bir yöntem. Üstelik söylenenlere göre daha da fazla görünür olmanıza yol açıyor. Neden kullanmayasınız?

Facebook hiç durmadan daha düzgün bir kullanıcı deneyimi sağlamak ve daha çok kullanıcıyı kendine çekmek için çabalıyor. Bunda da en büyük yardımcısı matematik. İlginç öyle değil mi? 

Peki Facebook'un hesaplamalarına göre değil de bazı arkadaşlarınızın her gönderisini görmek için ne yapmak gerekiyor? Bunun için arkadaşlarınızı yakın arkadaşınız olarak işaretlemek yeterli. Bunu kolayca yapmak için arkadaşınızın Facebook sayfasına gidin ve arkadaşlar düğmesine tıklayın. Açılan menüde "Yakın Arkadaşlar" yazısına tıklayın. Yanda sarı bir yıldız belirecek.

Arık bu arkadaşınızın tüm paylaştıkları daha öncelikli olarak size görünecek. Ayrıca bir paylaşımda bulunduğunda üstteki uyarılar kısmında göreceksiniz. Kimi kullanıcı bunu rahatsız edici buluyor, ancak yine de iyi bir kaçırmadan izleme imkanı sunduğu bir gerçek.

Hemen yaşadığım kırılma noktasını da sizlerle paylaşıp bitireyim o halde. Özellikle ortaokul ve lisede öğretilen ve bana oldukça ağır gelen Metematik konuları için durup, durup "aman canım bunlar gerçek hayatta ne işimize yarayacak?" diye kendime, çevremdekilere sorardım. 

İşte hep birlikte görelim Google tercümelerinde, arama sonuçlarını iyileştirmede, reklam yayıncılığında ve daha pek çok yerde, Facebook daha iyi içerik gösterebilmek için son derece gelişmiş algoritmalar kullanıyor. Şimdi, hep birlikte gördük mü, matematik gerçek hayatta ne işimize yarıyormuş? :)

Sağlıklı günler dilerim.

24 Şubat 2014 Pazartesi

Android Cihazda SDR Nasıl Dinlenir?


Antrak'a ne zaman gitsem yeni bir şeyler öğreniyorum. SDR (Software-defined radio) bunlardan birisi. Daha önce Serdar Ulukonakçı usb sayısal tv alıcısını nasıl geniş frekans aralığında çalışan bir alıcı olarak kullanabileceğimiz şu yazıda anlatmıştı. Doğrusu şöyle 10 dolara bile bulunabilen bir alıcı cihazla böyle işler yapmak oldukça eğlenceli.

Gerçi hiç bir donanım kullanmadan da amatör telsiz frekanslarını dinlemek hatta gönderme yapmak da mümkün. Onun için de Android cihazlar için Pocket HAM bands Transceiver isimli programı kurmak yeterli oluyor. Dilerseniz deneyebilirsiniz.

Yine Android cihazlarınızda eğer yazının başında sözünü ettiğim usb alıcıyı kullanmak isterseniz o da mümkün. Telefon veya tabletinizi SDR alıcıya çevirmek isterseniz cihazınızın root yetkisine sahip olması gerekiyor. Dikkat telefonlarınızda bu değişikliği yapmanız garantilerini ortadan kaldırabilir. Onun yerine piyasada 100-200 TL aralığında satılan zaten Root yetkisi olan 7 inch tabletleri kullanmak daha uygun olabilir.

İhtiyacımız olanlar root yetkisi açık bir Android işletim sistemli telefon ya da tablet. SDR alıcı olarak kullanabileceğimiz bir usb DVB T alıcı. Yukarıda linkini vermiştim. İçindeki chipset (RTL2832U) önemli. Uygun olanı almaya dikkat edin! Aksi taktirde cihazın uygun sürücüsü olmadığından çalıştıramazsınız.

Program olarak yine Android Play üzerinden temin edebileceğiniz bir program SDR kullanmanızı sağlıyor. ancak programı tam fonksiyonel olarak kullanmak isterseniz 24 lira civarında bir ödeme yapmanız gerekiyor!

1- Öncelikle şu sürücüyü yükleyin
2- Programı bu linkten akıllı cihazınıza yükleyin.

Ardından OTG kablonuzla (cihazınızda standart USB girişi varsa bu kabloya gerek yok) USB alıcıyı akıllı cihazınıza bağlayın. Dikkat! Düzgün bir OTG kablo kullanın. Kalitesiz olanlar ufak temassızlık yaptığında sorun çıkıyor.
Programı çalıştırınca sürücü usb alıcıya ulaşmak için sizden yetki istiyor. Use by default for this USB device yanındaki kutucuğu işaretleyip OK'e basın.

Anten gördüğünüz gibi TV yayınlarını almak için yapılmış. Dolayısıyla çatıda bu iş için bir anteniniz varsa onu kullanmak alıcıdan çok daha makul bir performans almanızı sağlayacaktır. 
Bu adaptörü de şu linkten temin edebilirsiniz.

İlk deneme için çatı anteni şart değil FM radyolardan birini dinleyerek başlayabilirsiniz. Neredeyse tüm haberleşme bandını dinlemek mümkün.

Her şey doğru yapılmışsa fotoğrafta gördüğünüz gibi program çalışıyor ve iş görüyor. Güzel bir hafta sonu projesi olabilir. 

Kolay gelsin.

17 Şubat 2014 Pazartesi

indir.com Mobil Uygulama Ödülleri 2014 Yarışması


indir.com mobil uygulama geliştiricilerine yönelik bir yarışma başlattı.

Yarışmaya, bu sene yapılıp kullanıma sunulan uygulamalar ile katılmak mümkün. Yarışmanın amacı uygulamaları tanıtıp, programcılara destek olmak.

15 Nisan 2014 tarihine kadar başvuruların devam edeceği yarışmanın halk oylaması 18 Nisan tarihinde başlayacak. 30 Nisan'da bitecek olan ön eleme sonrasında 1 Mayıs'ta jüri değerlendirmesi yapılacak.

Katılacak olanlara şimdiden başarılar dilerim.

Detaylı bilgilere yarışma sayfasından ulaşabilirsiniz.




11 Şubat 2014 Salı

DGünü 1 Yaşında


14 Ocak 2013 tarihinde D Günü blogumu açtım. Friendfeed oldukça sönükleşmişti. İlginç bulduğum öteberiyi  eskiden orada paylaşırdım. "Bari kendi blogumda yazayım, ilginç bulduğum teknolojik ürünleri" diye düşündüm. Sonra kısa "kısa yorum yapacağım aynı zamanda yeni teknolojik cihazları (zamazingo) anlatacağım bir blog yapayım" dedim. Blogu açarken de, dgunu.blogspot.com oluversin adı diye düşünüp, ismini de öyle seçtim.

Daha sonra bir Google PR (Sayfa Sıralaması - Page Rank) güncellemesi aldı blog. PR3 olunca heveslenip bir alan adı aldım. Şansıma dgunu.com alınmamıştı. Ardından, bir ara bir slogan buldum bloguma: "Sayısal dünyanın gelişmelerine çarpık bir bakış!" Ancak, gelin görün ki bu sefer ancak PR1 olabildi blog. Neyse önemli değil.

Bloga bir de logo uydurdum kendimce. Şaşı bakan gözlüğün arkasındaki gözler. Öyle profesyonel bir şey değil. Ama ben yaptım. Bir yılda 291 yazı yazmışım. 120 bin tekil ziyaretçim olmuş. Fena sayılmaz.

Bir ara yolunuz düşerse beklerim. http://www.dgunu.com


4 Şubat 2014 Salı

Öfkenizi Kontrol Edin! Yoksa O Sizi Kontrol Eder!


Düşündüm de her an patlayabilecek durumda bir toplumuz. Korna çalıp "yürüsene be!" diye bağırdığınız önünüzdeki aracın içindeki bir başka öfkeli kişi, aracından inip sizi silahıyla vurabilir. Gerilim giderek artıyor üstelik. Gerilim arttıkça potansiyel patlamanın şiddeti de giderek büyüyor. Toplumdaki bu gerilimi düşürmenin yöntemi kendimize çeki düzen vermek olabilir.

Hadi gerçek hayattan örnek vereyim. Kendisine çamurlu su sıçrattı diye belediye otobüsüne ateş edip içindeki masum bir çocuğu yaralayacak derecede öfkesinin esiri olmuş insanlardan oluşan bir toplum ile sağlıklı bir şeyler yapılabilir mi?

Ben de sabah aklıma gelince Twitter'dan #öfkekontrolü hashtagi ile satır satır aşağıdaki önerileri paylaştım. Hemen belirteyim, bu konuda bir eğitimim, profesyonel deneyimim yok. Kendimce öneriler. Zaten başlarken komik şeyler olsun diye düşünmüştüm ancak konu öfke olunca komik bir şeyler üretmek zor.

Bakalım neler önermişim?

Öfke Kontrolü İle İlgili Öneriler

  • İnsan olduğunuzu aklınızdan çıkartmayın. Yırtıcı olmak vahşi doğada hayatta kalmak için iyidir. Toplumda ise tam tersi.
  • Kontrolünüzü kaybettikten sonra yaptıklarınıza üzülüyor musunuz? Kontrolü kaybetmeden önce "o duyguyu" aklınıza getirin.
  • Sinirli olduğunuz için verdiğiniz zararın farkında mısınız? Sakince bunu yakınlarınızla değerlendirin. Dışarıdan bakış iyidir.
  • Asabiyet nedeniniz bir başka hastalık olabilir, mesela diyabet. Hiç düşündünüz mü? Tedavi Olun.
  • Asabiyseniz, siyasetçi olmayın! Rica ediyorum! ;)
  • Sevdiklerinize yönelik şiddet bumerang gibidir. Döner sizi ya da bir başkasını bulur. Onlara sevgi gösterin, size geri dönsün.
  • Başkalarını, kendinizi suçlamak çözüm değil, içinden çıkılmaz labirentler üretir. Çözüme yönelik, barışçıl düşünceler üretin.
  • Mutlu olmak sizin de hakkınız. Öfkeniz sizi kontrol ediyorsa mutlu değil sinirli olursunuz! Sinir kendini besleyen canavardır.
  • Hayatınızı sinirli olmanız kontrol etmesin! Siz kendinizi kontrol edin. İpleri elinize alın. Hayat kalitenizi artırın.
  • Tedaviyi son çare ya da delilik belirtisi olarak görmeyin. Erken müdahale tüm toplumu kurtarır! Tabi sizi de ;)
  • Empati kurun. Karşındakinin yerine kendini koymak, sinirlere hakim olmada yardımcı olabilir.
  • Karşı takımın tribününde maç izleyin. ;)
  • Küfretmek sizi boşaltırken başkalarını doldurabilir. Aman dikkat!
  • Savunmasız olanlara dokunmayın! Sizin öfkeniz boşalacak diye kimse zarar görmesin. Kendinizi onun yerine koyun. Düşünün!
  • Ateşli silahlardan uzak durun. Her türlü silahtan uzak durun!
  • Trafikte biri yanlış yaptığında sinirleniyorsanız, kendi yanlışlarınız olduğunu aklınıza getirin. Kimse mükemmel değil.
  • Tamam, doktora gitme fikri sinirlerinizi bozuyor olabilir. Bir psikolog da asabiyetinizi giderebilir. Profesyonel yardım alın!
  • Belki de sizi asabi yapan güçsüz yönlerinizdir. Eksiklerinizi tamamlayın. Okuyun!
  • Benliğinizi Yüceltin. Öğrenip, daha fazla bilmeye başladıkça asabiyetiniz yerini dinginliğe bırakabilir.
  • Kendinizi geliştirin. Güzel sanatlar ile ilgilenin. Güzel şeyler insanı sakinleştirir.
  • Tolerans, katlanabilmek demektir. Anlamını da öğrenin. Tolerans göstermeyi de.
  • Sevin! Kendinizi, ailenizin üyelerini, başka bir canlıyı. Onlara ses bile yükseltmeyin! Narin cam güzeldir ama kolay kırılır!
  • İç huzuru arayın! Din, mistik öğretiler veya her nerede bulup, sakinleşiyorsanız ona sıkı sıkı sarılın.
  • Futbol sizin için küfür, bağırıp, çağırmak ve kavga anlamına mı geliyor. Tüm sporlar sakinlik ve centilmenlik gerektirir.
  • Boğazınız ağrıyınca doktora gidiyorsunuz da, kafanızda bir rahatsızlık varsa neden doktora gitmiyorsunuz? Tedavi olun!
  • Asabisiniz ve sağlık sorunları peşinizi bırakmıyor mu? Önce bir psikiatrist'e uğrasanız iyi olabilir.
  • Başka huzurlu bir ülkeye, mesela Kanada'ya yerleşmeyi hiç düşündünüz mü?
  • Derin nefesler alarak içinizden sayın. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 o elinizdekini de bir yere bırakın bir kaza çıkacak.
  • Asabi olmanız terbiyesiz olmanızı gerektirmez. Düşünün, filtre edin, sakinleşin, öyle konuşun.
  • "Keskin sirke küpüne zarar" diye söylenir. Doğrudur. Asabiyet vücuda zarar verebilir. Ya da çevrenizdeki vücutlara.
  • "Tedavi olun" demiş miydim?
  • Öfkenizi öte beriden çıkartmayın! Cep telefonları pahalı cihazlar. Televizyon kumandaları ise masum. Tedavi olun.
  • Asabiyseniz kolluk kuvveti, koruma, güvenlik personeli falan olmaya yeltenmeyin. Tedavi olun.
  • Trafikte hata yapan aracın sürücüsünü tanımadığınızı unutmayın! Belki, tanısanız çok seversiniz. Ya da adam ızbandut gibidir!
  • Araç kullanırken çok sinirleniyorsanız: Kullanmayın, satın! Bırakın yerinize otobüs veya taksi şoförü sinirlensin.



  • Anger Management filmini hatta aynı isimli diziyi de seyredin. Hem asabiyet hem de OKB (tekrar eden takıntı hastalığı) hakkında bilginiz olur.
  • Hayatı kendinize ve sevdiklerinize zindan etmeyin. Asabiyseniz bir şeyler yanlış demektir. Ya da Türkiye'de yaşıyorsunuzdur.
  • Asabiyseniz ve kontrol etmekte güçlük çekiyorsanız, nedeni çok basit olabilir. Profesyonel yardım alın. Psikiatrist'e gidin.


Hıyar Kokusu (küçük hikaye)

Yazın en sıcak zamanı. Temmuz devrilip, Ağustos yönetimi ele almış. Evin içi direkt güneş aldığından "yanıyür". Telaşla FT8 yapan ...