3 Nisan 2013 Çarşamba
Takvim Uygulamasına Proje Yönetimi Eklenir Mi?
Web tabanlı takvim uygulamaları Google, Yahoo, Microsoft gibi firmaların verdiği bedava (bu bedava konusu tartışmalı tabi, çünkü her türlü verinizi ellerine veriyorsunuz. Bunu neden para kazanmak için kullanmasınlar?) hizmetlerden.
Hepsi birbiri ile yarışıyor ancak hiçbirinin aklına iş programı takip edebilen bir uygulama ile birleştirmek gelmiyor. Oysa takım çalışmalarında böyle bir program da takvime entegre olsa, isteyen kullansa, süreç yönetmek çok daha kolay olacağından pek çok sivil toplum örgütü, girişimci, kobi bayıla bayıla böyle bir özelliği kullanabilir.
Yandex duydun mu? Sen yap öne geç istersen. ;)
28 Mart 2013 Perşembe
Kullandığım Android Programları
Ömer Şehap blogunda bir yazı yayınlayıp beni de Erol Dizdar ile birlikte "MİM"lemiş. Ben de "hakikaten ne kullanıyorum sıklıkla?" diye telefondaki uygulamaların görüntülerini yakaladım. Böylece hakikaten sık kullandıklarımı gözden kaçırmam diye düşünüyorum.
Başlayalım bakalım. Sadece sık kullandıklarımı yazacağım. Yoksa size de yazık, bana da ;)
Appy Geek günlük olarak teknolojik gelişmeleri izlemek için kullandığım programlardan biri. Arada yeni bir şey gelirse uyarıyor. Genellikle bayat haber oluyor ama arada bir, iki kuş tuttuğu da oluyor. Gelen haberleri direkt Twitter'da paylaşıyorum.
Box bulut servisinin uygulaması. Bir ara Android kullanıcılarına 50 GB alan vermişlerdi. Onunla idare ediyorum. Bedava olunca hızı biraz kısıtlı ama olsun.
Chrome web tarayıcı en çok kullandığım program doğal olarak. Facebook ve Twitter uygulamalarını indirmedim. Gerektiğinde onlara da Chrome üzerinden bağlanıyorum.
Foursquare hala neden kullanıyorum bilmiyorum ama lokasyon bazlı sosyal paylaşım zamazingosu hala yüklü işte.
Echolink Amatör telsizcilerin dünya üzerindeki binlerce röle istasyonuna, linkine ve kullanıcılarına ulaşabileceğiniz voip bas konuş uygulaması. Amatör telsizci lisansı olmadan kullanılamıyor!
Gmail en yoğun kullandığım uygulama. Doğrusunu isterseniz daha iyisi çıkana kadar mail hizmetinin kralı olan Gmail'in cepteki sürümü.
Instagram sık kullandığım bir fotoğraf çek, paylaş yazılımı. Dandik bir fotoğrafı uygun filtrelerden geçirip uygun hashtag'ler ile desteklediğinizde bir çok insanın bakıp, like tuşuna bastığı mastürbatif uygulama.
Google Keep, Google'ın oldukça geç çıkarttığı ama işlevsel olarak fena olmayan not alma programı. Evernote falan yüklememiştim bu iyi geldi o yüzden sanırım. Kullanıyorum, evet.
Message Me yeni bir haberleşme programı. Sesli mesaj gönderme özelliği full dubleks voip'e çevrilse sanki daha iyi olacak gibi geliyor. Bir de zamanın birinde mail yollayıp çoktan unutmuş olduğunuz bağlantılarınız programı yüklediklerinde listenizde çıkıyorlar ya acayip oluyor :))
Turkcell İşlemler, Turkcell'in internet hizmetindeki cimriliği nedeniyle son derece sınırlı olan İnternet paketimi (300 mb) kontrol etmek için kullandığım program.
SamyGo Remote, wifi üzerinden televizyonu kumanda ettiğim program. Uzaktan kumandası kaybolduğunda ya da çocuklar kumandaya el koyduklarında televizyon hakimiyetini yeniden kazanma mücadelemde yardımcım. Eşim söz konusu olduğunda işe yaramadığını da belirtmek isterim.
Viber işini oldukça iyi yapan bir voip programı. Bedava konuşma yanında, bedava mesajlaşma imkanı da veriyor. Ailecek severek kullanıyoruz. Ses kalitesi son derece iyi. Bir de görüntülü konuşma ekleseler tadından yenmeyecek.
Evet, sanırım sık ve severek kullandığım Android uygulamaları bu kadar.
MİM'leneceklere gelince: Bahri Meriç Canlı ve Onur Değerli top sizlerde!
25 Mart 2013 Pazartesi
Türksat Kablo İnternet Garip Tarifeleri
Ülkemizde ilk geniş band İnternet erişimi kablo tv üzerinden başlamıştı. O zamanlar telekom tekeli tüm haberleşme kanallarına sahipti. Aynı zamanda çevirmeli İnternet hizmetini de Türk Telekom veriyordu.
Daha sonra kablo İnternet'in lisans hakkı özel sektöre verildi. Aynı dönemlerde son derece sınırlı sayıda kullanıcı da ADSL ile tanıştı. İki sistem bir süre beraber yollarına devam ettiler.
Birden bire her ne olduysa (!) ADSL'nin yaygınlaştırılmasına ve Kablo İnternetin güdük kalmasına karar verildi sanıyorum. O günden sonra lisans anlaşması ve yatırım yapan firmalar da bir şekilde oyun dışı bırakıldı.
O dönemin çılgın 128 kpbs hızları, bu güne fiber kablolar ile ADSL'de 20 Mbps'a, yine Kablo İnternette de 100 Mbps'a yükseldi.
Serbest rekabet halindeki piyasalardaki olması gereken görünmez el, bizim oligopol piyasasında tamamen farklı işleyerek bir şekilde hala iki sistemin rekabet etmesine izin vermiyor korkarım.
Şu aşağıdaki Kablo İnternet fiyatlandırmasına bir bakın.
Görsel http://www.turksatkablo.com.tr/int-tarifeler.aspx sitesinden alınmıştır.
Dikkat ederseniz hız ayrı, kota ayrı bir değer olarak görülüp ikisinin bileşenleri toplanıp fiyatlandırılmış.
Oysa, ha 10 Mbps, ha 66 Mbps kota 80 GB ise fiyat farklılaştırması yapmanın bir anlamı yok. Birinde daha hızlı dolar kota, diğerinde daha yavaş. Hız ve kota kombinasyonlarının İnternet kullanıcısı için bundan öte bir anlamı yoktur.
100 Mbps'ye 100 GB kotaya 100 lira bayılıp alacak kaç ev kullanıcısı bulabilirsiniz? Aynı şekilde profesyonel kullanıcılar için de hız yeterli gelse de kota sınırı işi bozabilir.
Gerçekten ADSL ile rekabet amaçlansa şimdiki şartlarda; diyelim 10 ya da 20 Mbps hıza kadar 50 Gb adil kullanım, bu limiti aşınca da 1 Mbps hıza düşüp devam edilebilirdi. Bu olmadan, hangi hız kota kombinasyonunu denerseniz deneyin, bunun sınır sevmeyen kullanıcılar için bir anlamı olmayacaktır. Bu arada belli kotadan sonra hızı düşüren teknolojinin ellerinde olmadığına da eminim. TTNET bile yıllar sonra geçebildi o sisteme. Tabi aşılmayacak bir şey değildir bu durum.
Rekabeti önleyici bir takım görünmez eller bu işi engelliyor mu yoksa? Normal şartlarda Rekabet Kurumunun devreye girip gizli bir anlaşma için araştırma yapması gerekir sanırım. Ancak o kanattan da ses çıkmıyor.
Şimdi her iki İnternet servisi (ADSL ve Kablo) fiber altyapıya geçiyor. Hatta Süperonline da kendi fiber altyapısını hızla döşüyor. Kısa süre içerisinde yaygın yüksek hızlı İnternet erişimi mümkün olacak. Yani bildiğiniz 20 Mbps hızlarda ADSL aboneleri interneti kullanmaya başlayacaklar. Büyük ihtimalle sadece hızları kendiliğinden artacak ödedikleri bedeller değişmeyecek.
Hız konusunda kablo kolayca 100 Mbps olabilme avantajına sahipken, garip fiyatlandırma politikası adeta ADSL ile rekabet etmemek üzere kurgulanmış gibi duruyor.
Kablo İnternette acilen belli bir adil kota (sevmiyorum bu terimi) seviyesine kadar son sürat, aştığında da 1 Mbps seviyesine düşen makul fiyatlı bir fiyatlandırma yapılması gerekmektedir.
"Yok, biz tok satıcıyız, böyle devam ederiz!" diye düşünülüyorsa Kablo İnterneti de yakında birilerine satacaklar demektir.
20 Mart 2013 Çarşamba
Android Güncellemeleri Neden Geç Olur?
Android işletim sistemi planlanırken olabildiğince çok üretici işin içerisine dahil olsun, fazlaca ürün üretilmesi hedeflenmiş olacak ki Apple yerine, Microsoft'un iş modeli benimsenmiştir.
Şöyle ki: Apple piyasaya sürmeden önce telefonunu ve içerisindeki işletim sistemini beraber geliştirir. Kimsenin burnunu ürüne sokmasına da izin vermez. Böylece ortaya güncellenmesi gereken 5- 6 adet telefon kalır. Güncelleme hazır olduğunda geriye doğru tüm telefonlar için uyumluluk sorunları da halledilmiştir. Böylece neredeyse tüm telefonlar aynı anda güncellemeyi alır.
Android'li cihazlara gelince: Geçtiğimiz yıl yayınlanan bir yazıda, geçen yıl 4000 civarında cihaz modeli olduğu tespit edilmişti. Şimdilerde 4500 değişik model olmuştur sanırım.
Görsel Tech Crunch sitesinden alınmıştır.
Bu kadar cihaz olunca güncelleme yapmak zor kimi zaman imkansız hale geliverir. Örneğin aldığımız ucuz (140 TL) bedelli 7 inchlik bir Android işletim sistemli tablet hiç bir zaman güncelleme gelmeyebilir.
Aynı şekilde HTC, Samsung gibi üreticilerin bile göreli olarak ucuz ve eski modelleri güncelleme alamazlar.
Peki neden?
Öncelikle yeni bir sürüm yayınlandığında üreticiler kullandıkları elektronik parçaların üreticilerin yeni sürüme uygun sürücüleri almaları gerekir. Bunun 1, 2 ayı bulduğu olur. Ardından yeni sürümün yeni sürücüler ile o modele uygun olarak çalışacak şekilde derlenip test edilmesi lazımdır. Ardından üreticinin bu modele has kullanıcı ara yüzü de uygun hale getirilip güncellemeye adapte edilir.
Uzun, zahmetli, üstelik de para kazandırmayan bir uğraş. Bu yönü ile üretici yeni modellere mi güç harcasın, yoksa eski modellere mi destek versin ikileminde kalmaktadır. Tabi bir süre sonra yeni ve para kazandıran modeller ile uğraşıp "tekkeyi devam ettirmek" ağır basmaktadır ister istemez.
Operatörlerin sattıkları telefonlar. Bunlarda bir de operatöre uygun hale getirilmiş eklentiler ve özel ayarlar söz konusu olmaktadır. Düşünsenize, markası bile farklı bir sistem için bir de bu tür ıvır zıvırı düzeltmek üretici için nasıl bir yüktür?
Sonuç itibariyle, eskisinden daha iyi optimize edilmiş ve daha iyi çalışan bir yazılım güncellemesini almak Android için uzayıp giden bir acılı süreç haline gelmektedir.
Bunu önlemek için Google elinden geleni yapsa da sistemi değiştirmeden önemli bir ilerleme yapmak güçtür. Örneğin ana sürüme bir şekilde mevcut tüm parça üreticilerinin sürücüleri katılabilir belki ama bu da ana sürümün boyutunu anormal derecede büyüten bir sonuç doğurur.
Yine de bir şekilde Google tarafından bir şekilde çözülmesi gereken en önemli sorunlardan biri bu güncelleme gecikmeleridir.
Çözüm ne? En basitçe Google tarafından ürettirilen cihazlardan alabilirsiniz (Nexus serisi) böylece yaşlanmadan yeni sürümler öncelikle sizin cihazınıza ulaşır.
Bir diğer yöntem de üreticiden bağımsız hale gelerek Cyanogenmod (tüm cihazlara uyumlu değil!) gibi bağımsız girişimlerin ürünü olan romları cihazınıza yüklemektir ki her türlü garantiye "elvada" demenizi gerektirebilir. Ama bir yöntemdir tabi.
11 Mart 2013 Pazartesi
TTNET ve Türk Telekom Adsl Abonelerine Bedava Ev Telefonu Hizmeti Verir Mi?
Geçtiğimiz Cuma günü 25 liraya yakın gelen telefon faturama baktıktan ve ev telefonunu neredeyse hiç kullanmadığım aklıma geldikten sonra, bir Twitter iletisi gönderdim. "Türk Telekom ve TTNET. ADSL kullanıcılarından telefon parası almayı kesseniz ne güzel olur biliyor musunuz! Buna biraz kafa yorun. KİB BYE." şeklindeydi (KİB "Kendine İyi Bak"ın kısaltmasıdır).
Gerçekten ADSL kullanıcılarına yalın internet yani telefon olmadan ADSL aboneliği seçeneği sunuluyor. Ancak ben telefon da dursun istiyorum. ADSL abonelerine promosyon olarak telefon abonelikleri sunulsa üzerine de para alınmasa ev telefonları biraz daha uzun yaşar gibi geliyor bana.
Bu iletiyi gönderdikten sonra yaklaşık 2 saat geçmişti ki TTNET 444 0 375 numaradan beni cep telefonumdan aradı (demek ki, geçtiğimiz görüşmelerde verdiğim numaramı bir yere yazmışlar). Önerimi sistemlerine öneri olarak kaydedip etmemek istediğimi sordular. Tabi ki kaydedin lütfen dedim.
Gerçekleştirebilirler mi bilmem ama öneri öneridir. Tonla alternatif varken ev telefonları için bir şeyler yapsalar fena olmayacak.
Bu arada meşhur ADSL data baseleri diğer operatörlerin elinde dolaşmaya devam ediyor. Yalnız ilginç bir durum var taahhütüm daha 1 sene kadar sürecekken, beni arayıp "bu hafta bitecek aboneliğinizi bizle yenileyin, bedava uydu alıcısı verelim" vb. teklifi yapan robot operatörler türedi. Eskiden olsa, çağrı merkezi elemanlarıyla hoş beş ediyorduk ne güzel.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Masadaki Arkadaşlarım Aslında Kavanozda Yaşayan Birer Beyin Mi?
Bu aralar "Kavanozdaki Beyin" benzetmesi aklıma çok geliyor. Hepimiz aslında dünyadan olabildiğince yalıtılmış birer beyiniz. Bir ...
-
Model uçak için gerekli malzemeler: Maket Bıçağı Makas Yapıştırıcı Kendinden yapışan bant Kırtasiyede bastırılmış pdf çıktısı ...
-
Forum belli grupların birbirleri ile görüş alışverişi yapabilimelerini sağlayan bir ortam. Popüler forumların etkisiyle ortalıkta pıtrak gib...
-
Merhaba. Gurme bir arkadaşım var. Yaklaşık 4-5 senedir kendi tüketimi için şarap yapıyor. İlk yaptığı şarap, pek kolay içilemez olsa da, s...
-
Eğer eve kendim strafor kartonpiyer yapayım diyorsanız işte size bir kaç kolaylık sağlayabilecek öneri. Odanın tepe köşelerini hafif str...
-
Çocuklar ödev yaparken çizgisiz kağıdın altına koyup, üzerinde düzgün yazı yazabilmeleri için defalarca çizgili kağıt yapıp yazıcıdan bas...











