Gençliğimi yaşadığım günlerde "sosyal" kelimesi duyanlarda endişe uyandırırdı. Geçen onca zamandan sonra bu kelimenin çok fazla popüler olması adeta İnterneti yeniden tanımlaması da bir o kadar ilginç. Sanırım İnternet artık büyük sosyal bir ağ.
Google+ ile bir anda fazlaca öne çıkınca izleyen haftada ilk cevap biraz cılız da olsa Facebook'dan geldi.
Facebook hesaplarını sabah açıp, akşama kadar sadece bu sayfa üzerinden İnternet'e bağlı kalan buradan haberleşen, yeni arkadaşlıklar kuran, dizi, film ve komik videolar izleyen bir kullanıcı kitlesi sözkonusu.
Yayıncıların, reklamcıların ve daha pek çok alandaki girişimcinin dikkatini bu yeni gelişmeler çekiyor. İnternet kullanıcıları Sosyal Paylaşımı pek sevdiler.
Sosyal İnternet, eğilimleri ve stratejileri etkiliyor.
Blog yazmak için verilen uğraş da konu ile gerçekten ilgilenenlerin dışında eskisi kadar gerekli değil. Twitter hesabınıza bağlı Paper.li gibi bir hizmeti kullanarak akıllara zarar bir günlük gazete sahibi olmanız işten değil. Üstelik bunun için neredeyse hiç emek harcamak gerekmiyor. İşte aşağıda benim gazetenin sayfa görüntüsü var. Şaşırtıcı öyle değil mi?
Scoop.it de henüz sınırlı beta testi yapan bir servis. Bunda da kendi içeriğinizi arama sonuçlarından tek tek seçerek oluşturuyorsunuz. İlgi alanlarınıza göre oldukça ilginç kendi yorumlarınızı da katarak oluşturabileceğiniz akışınızı dilediğiniz sosyal ağ'da ya da blog sitesinde paylaşmanız da mümkün.
Tabi özgün içerik oluşturacaksanız hala en değerlisinin blog olduğu kuralı henüz değişmedi. Benzer bir özellik Google+ ile de geldi. Sizin için yine sizin tercihleriniz doğrultusunda seçiminize sunulan arama sonuçlarından dilediklerinizi Google+ üzerinden Sparks'la akışınızda, çevrelerinizle paylaşabiliyorsunuz.
Google+ Sosyal Medya alanında pek de başarılarla dolu olmayan bir yoldan önemli tecrübelerle geliyor. Wave ve Buzz'da başarısız olan Google bu defa Google+ ile sosyal ağların en iyi özelliklerin bir araya getirdi. Kullanıcılar bu yeni Google girişimini sevdiler.
Google kapsamındaki pek çok hizmette ciddi yenilikler gerçekleştiriyor. Blogger bunlardan biri. Artık eskisinden çok daha kolay bir blog sahibi olmak istediğiniz tasarımı ve ek özellikleri kullanmak mümkün. Kendi alan adınızla da blogunuzu yayınlamak mümkün. Maliyeti derseniz yıllık 10 Amerikan doları. Bazı küçük girişim ve işletmeler, düşük maliyetli ve kolay kullanımlı olmasından bu hizmeti kuruluşlarının sayflarını internette yayınlamada kullanıyor.
Blogger da sosyalleşme ile ilgili pek çok ek ile kullanılabildiği için onun da akıntı yönünde hareket ettiğini ileri sürebiliriz.
Youtube artık rastgele ya da yayıncının isteğine göre seçmeleri önümüze getirmiyor. Eğer Google hesabınızla giriyorsanız Sizin tercihlerinize göre, ilgi alanınıza uyan ve takip ettiğiniz kişilerin sağladığı içerikleri getiriyor önünüze. Yani artık Youtube bile sosyalleşmiş.
Facebook G+'a cevap olsun diye acele görüntülü görüşme özelliğini açtı. Skype'ın sağladığı hizmet net görüntülü ve temiz sesli. Facebook yaptığı geliştirme ve güncellemelerin yanında kullanıcı deneyimini kolaylaştırıcı sade ama fonksiyonel bir kullanım deneyimi yaşatmak için çalışsa iyi olur.
Facebook'un görüntülü görüşme özelliğini kullanmak için yüklenen programını inceleyen, işin meraklısı bilgisayar programcıları ilginç bir başka özelliğin de fırından çıkmak üzere olduğu bilgisini Sosyal Medya'da paylaştılar. Facebook da büyük ihtimalle müzik dinlenip indirilebilen bir hizmeti kullanıcılarına sunacak. Müzik indirme özelliği de kaçınılmaz olarak son derece önemli ve belki de müzik endüstrisinin geleceği burada yatıyor.
İnternet'te, eğilimlerin ne olacağını, neyin öne çıkabileceğini görmek için Google'ın son zamanlarda üzerinde çalıştığı ve öne çıkarmaya kararlı göründüğü hizmetlere bakmak yeterli. Müzik de bunlardan birisi. Büyük ihtimalle müzik indirme servislerini de sosyalleşmiş bir şekilde İnternet'te çok yakında kullanacağız.
Sosyal İnternet kulağa ilginç geliyor değil mi?
11 Temmuz 2011 Pazartesi
2 Temmuz 2011 Cumartesi
Stop.... Google+ Time!
Google+ birden bire fırlayınca ortaya, önce "Google Facebook yapmış koşun!" dedim. Şimdi ise Mc Hammer'ın parçasını söylerken durup "Stop Hammer Time!" deyişi geliyor aklıma.
Evet sosyal Medya dünyasında taşlar yerinden oynayacak mı yoksa bir iki geek dışında kimsenin ilgisini çekmeyecek mi? Şüphesiz göreceğiz.
Bu arada Facebook'un bu hareketlenmeye cevabı gelecekmiş.
Friendfeed kullanıcıları biraz satüre oldular ister istemez. Paylaşımlar gözle görülür seviyede azaldı.Umarım rekabet yüzünden Friendfeed gümbürtüye gitmez.
25 Haziran 2011 Cumartesi
LG E2381 Led Monitör İncelemesi
Sizler için LG E2381 led monitörü incelemeye çalışacağım.
LG, Monitörü öncelikle kutusundan çıkartalım.
Kutu oldukça büyük ancak son derece hafif. Kalınlığın sebebi bağlantıları üzerinde bulundurması nedeniyle ayrılmayan ayak kısmı.
Kutu açılıyor. Ancak görünürde pek bir şey yok hala. Doğru tarafından açmış olmama kendim de şaşırıyorum o ayrı tabi.
Yemek masasına yerleştiriyoruz. Peçesi hala örtülü kızımızın. Kullanma kılavuzunu içeren CD çevreci yaklaşımı gösteren ilk ipucunu veriyor bu arada.
Kutudan çıkanlar. Adaptör, bağlantı kabloları. VGA kablosu da var ama onu kutudan 1 saat kadar sonra oğlum bulduğundan burada görünmüyor. Bir de HDMI kablosu olsaymış çok güzel olurmuş aslında, hatta bir küçük aktif hoparlör seti de fena olmazmış yanında.
Arkadan son derece seksi duruyor. Kablo, giriş falan görünmüyor ortada. Bunun bir kötü yanı var, duvara monte etmek için uygun değil bu monitör.
İşte normalde ortalıkta görünmeyen bağlantılarımız buradalar. Soldan saya sayıyorum. Besleme (adaptör) girişi, Kulaklık çıkışı, D-Sub, DVI-D, HDMI.
Gerçekten çok ama çok ince.
Son derece şık bir ayağı var. Dokunmatik düğmeler pek keyifli.
O yukarıda gördüğünüz noktalar da tasarım için konmuş şıklıklar gibi görünseler de aslında kumanda düğmeleri. Tabi ki dokunmatikler.
İşte soldan ya da sağdan ilk düğmeye tıklayınca düğmelerin açıklamaları çıkıveriyor ortaya. Akıllıca!
Enerji koruma menüsü işe yarıyor!
Görüntü netleştirme menüsü güzel. Siyah konturları belirginleştiriyor. sanki film falan izlerken daha çok işe yarar gibi geliyor bana.
İşletim sisteminden ilk görüntüyü alıyoruz. Çalışma alanı oldukça genişledi. Yan yana iki pencere son derece kolay olacak gibi görünüyor.
Buyurun iki pencere yanyana.
Hiç fena değil ne dersiniz?
Öne 5 derecelik bir açı yapabiliyor, geriye ise 15 derece. Benim hoşuma gitti bu son derece kullanışlı
HDMI üzerinden fotoğraf makinesine bağlayıp görüntü alma deneyimi de başarılı. Fotoğrafı çekerken becerememişim flaş kutunun üzerine patlamış o ayrı tabi :)))
Full HD film gösterimi başarılı. HDMI üzerinden gelen sesi de duyabilseydik pek güzel olacaktı ya neyse artık. Bu filmi çekerken bana yardımcı olan kızım ve oğluma da teşekkürler.
Sonuç:
23 inç boyutu oldukça büyük. Ama masada güzel duruyor doğrusu. Bir zamanlar bu boyutlarda televizyonlar vardı ve salonu bayağı doldururlardı diye hatırlayınca garip oluyor insan. İnce çerçevesi son derece şık. Parlak değil hoş bir dokusu var.
Yüksek çözünürlükte medya oynatıcı, bluray uydu alıcı, kablo set-üstü kutuları gibi kaynaklara HDMI ara birimi ile bağlanabiliyor. Her Türlü bilgisayara bağlanması da son derece kolay.
Çalışırken, düşük, tiz bir ses çıkartıyor. Kulağı hassas ve bu tür seslere takanlar için problem olabilir. Benim için hiç bir önemi yok.
Menüler pek çok dili destekliyor ancak içlerinde Türkçe yok. Sanırım ilk üretim hattından çıkan seri olduğundan böyle. Herhalde, daha sonraki sürümlerinde bu destek de ülkemiz tüketicisine bu derece önem veren LG tarafından sağlanacaktır.
Güzel bir monitör. "83 cm ekranlı bir tv alıp monitör niyetine kullanayım" demiyor ama büyükçe iyi bir monitör arıyorsanız bunu alabilirsiniz.
"Hayat Size de Güzel" olsun...
LG E2381 LED Monitorün Öne Çıkan Özellikleri:
Aşırı İnce
Yüksek çözünürlük
LED Arka Aydınlatma
Çok Yüksek Kontrast Oranı (10,000,000:1)
EZ Kablolama (tüm bağlantılar altta ayağın arka kısmında)
Enerji Tasarruflu
LG E2381VR LED Monitor Özellikleri:
Ekran Boyutu: 23″ inch (58 cm)
Çözünürlük: 1920 x 1080 piksel (Full HD)
Parlaklık(cd/m2): 250
Kontrast Oranı: 10000000:1
Cevap Süresi (ms): 5
Görüş Açısı: 170 /160 (CR≥10)
Renk derinliği (renk sayısı): 16.7M
Yüzey: Parlamayan Kaplama, 3H
Bağlantılar: D-Sub, DVI-D, HDMI, Kulaklık Çıkışı
Plug & Play: DDC2B
Ölçüleri: 549 x 159 x 409 mm
Ağırlık: 3.1 Kg
Yatay Frekans 30 kHz – 83 kHz (Otomatik)
Dikey Frekans 56 - 75 Hz (Otomatik)
Güç Tüketimi 26 watt
------------------------------------------------------------
Bu inceleme imkanını sağlayan LG'ye teşekkürler.
Aynı zamanda başarılı kampanyaları nedeniyle Zarakol A.Ş.'ye de teşekkür ederim.
LG, Monitörü öncelikle kutusundan çıkartalım.
Kutu oldukça büyük ancak son derece hafif. Kalınlığın sebebi bağlantıları üzerinde bulundurması nedeniyle ayrılmayan ayak kısmı.
Kutu açılıyor. Ancak görünürde pek bir şey yok hala. Doğru tarafından açmış olmama kendim de şaşırıyorum o ayrı tabi.
Yemek masasına yerleştiriyoruz. Peçesi hala örtülü kızımızın. Kullanma kılavuzunu içeren CD çevreci yaklaşımı gösteren ilk ipucunu veriyor bu arada.
Kutudan çıkanlar. Adaptör, bağlantı kabloları. VGA kablosu da var ama onu kutudan 1 saat kadar sonra oğlum bulduğundan burada görünmüyor. Bir de HDMI kablosu olsaymış çok güzel olurmuş aslında, hatta bir küçük aktif hoparlör seti de fena olmazmış yanında.
Arkadan son derece seksi duruyor. Kablo, giriş falan görünmüyor ortada. Bunun bir kötü yanı var, duvara monte etmek için uygun değil bu monitör.
İşte normalde ortalıkta görünmeyen bağlantılarımız buradalar. Soldan saya sayıyorum. Besleme (adaptör) girişi, Kulaklık çıkışı, D-Sub, DVI-D, HDMI.
Gerçekten çok ama çok ince.
Son derece şık bir ayağı var. Dokunmatik düğmeler pek keyifli.
O yukarıda gördüğünüz noktalar da tasarım için konmuş şıklıklar gibi görünseler de aslında kumanda düğmeleri. Tabi ki dokunmatikler.
İşte soldan ya da sağdan ilk düğmeye tıklayınca düğmelerin açıklamaları çıkıveriyor ortaya. Akıllıca!
Enerji koruma menüsü işe yarıyor!
Görüntü netleştirme menüsü güzel. Siyah konturları belirginleştiriyor. sanki film falan izlerken daha çok işe yarar gibi geliyor bana.
İşletim sisteminden ilk görüntüyü alıyoruz. Çalışma alanı oldukça genişledi. Yan yana iki pencere son derece kolay olacak gibi görünüyor.
Buyurun iki pencere yanyana.
Britney Spears'ın video klibinden bir görüntü. Bu kırmızı gözlüyü bir yerden çıkartacağım ama... Tamam buldum retinadan flaş yansımış olmalı :)))) 1080 çözünürlüklü videolarda sınıfı geçti, bakalım 720 nasıl?
Hiç fena değil ne dersiniz?
Öne 5 derecelik bir açı yapabiliyor, geriye ise 15 derece. Benim hoşuma gitti bu son derece kullanışlı
HDMI üzerinden fotoğraf makinesine bağlayıp görüntü alma deneyimi de başarılı. Fotoğrafı çekerken becerememişim flaş kutunun üzerine patlamış o ayrı tabi :)))
Full HD film gösterimi başarılı. HDMI üzerinden gelen sesi de duyabilseydik pek güzel olacaktı ya neyse artık. Bu filmi çekerken bana yardımcı olan kızım ve oğluma da teşekkürler.
Sonuç:
23 inç boyutu oldukça büyük. Ama masada güzel duruyor doğrusu. Bir zamanlar bu boyutlarda televizyonlar vardı ve salonu bayağı doldururlardı diye hatırlayınca garip oluyor insan. İnce çerçevesi son derece şık. Parlak değil hoş bir dokusu var.
Yüksek çözünürlükte medya oynatıcı, bluray uydu alıcı, kablo set-üstü kutuları gibi kaynaklara HDMI ara birimi ile bağlanabiliyor. Her Türlü bilgisayara bağlanması da son derece kolay.
Çalışırken, düşük, tiz bir ses çıkartıyor. Kulağı hassas ve bu tür seslere takanlar için problem olabilir. Benim için hiç bir önemi yok.
Menüler pek çok dili destekliyor ancak içlerinde Türkçe yok. Sanırım ilk üretim hattından çıkan seri olduğundan böyle. Herhalde, daha sonraki sürümlerinde bu destek de ülkemiz tüketicisine bu derece önem veren LG tarafından sağlanacaktır.
Güzel bir monitör. "83 cm ekranlı bir tv alıp monitör niyetine kullanayım" demiyor ama büyükçe iyi bir monitör arıyorsanız bunu alabilirsiniz.
"Hayat Size de Güzel" olsun...
LG E2381 LED Monitorün Öne Çıkan Özellikleri:
Aşırı İnce
Yüksek çözünürlük
LED Arka Aydınlatma
Çok Yüksek Kontrast Oranı (10,000,000:1)
EZ Kablolama (tüm bağlantılar altta ayağın arka kısmında)
Enerji Tasarruflu
LG E2381VR LED Monitor Özellikleri:
Ekran Boyutu: 23″ inch (58 cm)
Çözünürlük: 1920 x 1080 piksel (Full HD)
Parlaklık(cd/m2): 250
Kontrast Oranı: 10000000:1
Cevap Süresi (ms): 5
Görüş Açısı: 170 /160 (CR≥10)
Renk derinliği (renk sayısı): 16.7M
Yüzey: Parlamayan Kaplama, 3H
Bağlantılar: D-Sub, DVI-D, HDMI, Kulaklık Çıkışı
Plug & Play: DDC2B
Ölçüleri: 549 x 159 x 409 mm
Ağırlık: 3.1 Kg
Yatay Frekans 30 kHz – 83 kHz (Otomatik)
Dikey Frekans 56 - 75 Hz (Otomatik)
Güç Tüketimi 26 watt
------------------------------------------------------------
Bu inceleme imkanını sağlayan LG'ye teşekkürler.
Aynı zamanda başarılı kampanyaları nedeniyle Zarakol A.Ş.'ye de teşekkür ederim.
20 Haziran 2011 Pazartesi
Mümkünlü'de Her Şey Mümkün mü?
TTNET Habersiz Statik IP'mi Değiştirdi!
Geçtiğimiz hafta başımdan garip bir olay geçti.
ADSL bağlantım gece yarısında kesildi. Üşenmedim, TTNet desteği aradım. Gece, gece gerçekleştirdiğim 3 görüşme sonunda: Öncelikle operatörün yönlendirmesi ile az önce çalışan ve dokunmadığım modemin kullanıcı ve şifre ayarlarını baştan girdim. Olay çözülmeyince, arıza kaydı verdim ve gidip yattım.
Ertesi gün, cep telefonumdan bir görevli aradı. Sistemde bir değişiklik yapılmıştı. Statik IP kullanıyorum. Bana haber vermeden, "IP'mi değiştirdiklerini bunu onaylayıp onaylamadığımı" sordu. Bir an bile düşünmeden "onaylıyorum" dedim. Ardından evdeki ADSL yeniden çalışmaya başladı. İşin doğrusu 2007 yılından beri, bir işime yaramayan bu "statik IP'yi iptal edeyim, hem her ay boşa bu hizmet için para ödemeyeyim" dedim. Ne yazık ki bunu online ya da telefonla gerçekleştirmek mümkün olamadı. Bir TTNet bayisine gidip sordum, o da illa abone merkezine gitmelisiniz diye dayattı. Asıl söyleyeceğim, bu durumun bana özel olmadığı. Altyapısında iyileştirmeler yapan TTNet aynı uygulamayı tanıdığım başkalarına da yapmış.
Cumartesi akşamı gittiğim Amatör Telsiz Derneği (ANTRAK) Lokalimizde, bu uygulama yüzünden 5 gündür ADSL kullanamaz vaziyette olan Göktay abiden haberdar olunca aslında ne kadar şanslı olduğumu da anlamış oldum.
Sonuç: TTNet statik - dinamik IP geçişini kolaylaştırmalı. Yaptıkları değişikliklerden öncelikle abonelerini haberdar etmeli. Statik ip kullanan belli ki bunu adresi değişmesin diye almış. Bunu sormadan değiştirmek doğru değil! Telefonla destek verenler ekranlarında abone ile ilgili olarak yapılan değişiklikler hakkında bir uyarı görüp, müşteriyi öyle yönlendirmeliler, anladığım kadarıyla bana ve arkadaşlarıma bu hizmeti veren operatörlerin TTNet altyapı değişikliklerinden haberleri yokmuş.
Teknolojiyi kullanırken onun nimetlerini de külfetlerini de iyi değerlendirmek çok önemli. Küçük ayrıntılara dikkat ederek büyük kazanımlar elde etmek ise o kadar da zor değil.
9 Haziran 2011 Perşembe
APRSdroid - Android için APRS
APRS amatör telsizcilerin konum bilgilerini paylaştıkları bir sistem. Genellikle bir telsiz ve uygun donanımın bileşimi ile çalışan sistem akıllı telefonlarda da çalışıyor. Doğrusu artık telsiz ve söz konusu donanımları taşımak telefona göre göreli olarak oldukça zor olduğundan bu program tam bana göre!
Daha önceleri Windows Mobile üzerinde çalışan bu tür programlar vardı.
Doğrusu amatör telsizcilerin dünyasında artık kolay kolay büyük yenilikler olmuyor. Ama aprsdroid programı ilginç.
Öncelikle program Android işletim sistemli cihazlarda çalışıyor. Kullanmak için amatör telsiz lisansı ve amatör çağrı işaretinizin olması gerekiyor.
Zaten programı yükleyince sizi kontrol edip gerekli izni verebilmeleri için bir form doldurmanız gerekiyor.
Programın web sitesi: http://aprsdroid.org/
Daha önceleri Windows Mobile üzerinde çalışan bu tür programlar vardı.
Doğrusu amatör telsizcilerin dünyasında artık kolay kolay büyük yenilikler olmuyor. Ama aprsdroid programı ilginç.Öncelikle program Android işletim sistemli cihazlarda çalışıyor. Kullanmak için amatör telsiz lisansı ve amatör çağrı işaretinizin olması gerekiyor.
Zaten programı yükleyince sizi kontrol edip gerekli izni verebilmeleri için bir form doldurmanız gerekiyor.
Programın web sitesi: http://aprsdroid.org/
QR kod okuyucunuz yüklü ise bu kodu okutarak programı indirebilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hıyar Kokusu (küçük hikaye)
Yazın en sıcak zamanı. Temmuz devrilip, Ağustos yönetimi ele almış. Evin içi direkt güneş aldığından "yanıyür". Telaşla FT8 yapan ...
-
Merhaba. Gurme bir arkadaşım var. Yaklaşık 4-5 senedir kendi tüketimi için şarap yapıyor. İlk yaptığı şarap, pek kolay içilemez olsa da, s...
-
Forum belli grupların birbirleri ile görüş alışverişi yapabilimelerini sağlayan bir ortam. Popüler forumların etkisiyle ortalıkta pıtrak gib...
-
Model uçak için gerekli malzemeler: Maket Bıçağı Makas Yapıştırıcı Kendinden yapışan bant Kırtasiyede bastırılmış pdf çıktısı ...
-
Çocuklar ödev yaparken çizgisiz kağıdın altına koyup, üzerinde düzgün yazı yazabilmeleri için defalarca çizgili kağıt yapıp yazıcıdan bas...
-
Televizyon, müzik seti gibi genellikle evin salonunda yer işgal eden aletlerin en önemli sıkıntılarından biri cihazların arkasında birike...










