25 Mayıs 2009 Pazartesi
Teknoloji Mağazalarında Raflar Boş
22 Mayıs 2009 Cuma
Amatör Telsizcilik Diye Bir Uğraş
Bilmem farkında mısınız? Biz Türk erkekleri birbirimiz hakkında hiçbirşey bilmesek de, konu eğer futbolsa, bir anda hararetli bir sohbetin içinde buluveririz kendimizi. Futbol'u bir sihirli değnek hareketiyle ortadan kaldırıversek eminim erkekler birbirleriyle kolay kolay dialog imkanı bulamazlar.
Uzun uzadıya bunun nedenlerine girmeyeceğim. Sanırım toplum bilimciler böyle konuları ele alıyorlardır. Ben insanlarımızın özellikle de erkeklerimizin boş zaman uğraşlarıyla fazla ilgilerinin olmadığını düşünüyorum. İlgi alanları kısıtlı olunca da, geriye ister istemez futbol kalıyor. Referans iletişim başlatıcı futbol.
Yıllardır severek boş zamanlarımı verdiğim bir hobim var. Amatör telsizcilik (Ham Radio). Günümüzde teknolojik gelişmeler nedeniyle biraz gözden düşmüş olsa da hala ilgi çeken bir boş zaman uğraşı. Kısaca yazayım: Amatör telsizcilik herhangi bir maddi menfaat gözetmeksizin, amatör telsizcilere ayrılmış frekanslarda, telsiz üzerinden yapılan haberleşme ve bunu sağlayabilmek için gereken alet ve edevatın yapılması, temin edilmesi ve çalıştırılması. Mors ile olabildiği gibi, ses ile ya da veri haberleşmesi ile yapılabiliyor. Küçük bir el telsizi üzerinden ilinizdeki amatör telsizcilerle haberleşebilirken, aynı el telsizi ile internet geçişleri sayesinde dünyanın öteki ucundaki amatörlerle de haberleşmek mümkün. Tabi bir de kısa dalga telsizler ile yapılan, aracısız kıtalararası görüşmeler var ki, işte bir zamanlar milyonlarca meraklının bu hobiye gönül vermelerinin nedenidir. Düşünsenize yıl 1985, elinize mikrofonu alıp genel bir çağrı yapıyorsunuz, karşınıza Kanada'dan veya Japonya'dan bir başka amatör telsizci cevap veriyor (o dönemde internet ve cep telefonları yoktu).
Bir zamanlar teknoloji ile ilgilenen ve gereğinde cihazlarını kendi üreten amatör telsizcilerin günümüzde gene teknolojik ilerlemenin etkisi ile bu hobiden giderek koptukları yenilerin de ilgisini fazla çekmediğini ne yazık ki belirtmem gerekiyor.
Oysa bir zamanlar amatör telsizcilik için bir serenad bile bestelenmiş Bu linke tıklayarak Joyce Hahn'ın sesinden dinleyebilirsiniz.
Müziğin başında duyduğunuz ve ana melodiyi oluşturan Mors kodu ile CQ (İngilizce okunduğunda "seek you" (seni arıyorum) benzeri sesi veren Mors kısaltması) yani genel telsiz çağrısına yer verilmiş. Güzel bir müzik.
Bu arada yanda fotoğrafını gördüğünüz kişi Samuel Finley Breese Morse (27 Nisan 1791 - 2 Nisan 1872) yani adı ile anılan Morse kodunun mucidi. Ludwig van Beethoven'ın çağdaşı bir bilim insanı.
CQ Serenade'i ararken aynı sitenin ilginç bir linkini de aktarmadan geçemeyeceğim. Ludwig van Beethoven ve Morse. Meğer Ludwig van Beethoven bu ünlü eserinde adını soyadını Mors ile yazıyormuş :) İzlemesi gayet keyifli bu linten ulaşabilirsiniz.
Özetle boş zamanlarında birşeyler ile uğraşanlar, boş zamanlarını, dolayısıyla hayatlarını boşa harcamamış olurlar.
Sizin bir hobiniz var mı?20 Mayıs 2009 Çarşamba
Türkçe, Türkçe yazılır, MSN Türkçesi Değil!
Güzel dilimiz son derece kolay yazılır. Fonetiktir. Yani konuştuğunuzun aynısını yazarsınız. Öyle Fransızca yazış gibi fazladan harfler yoktur. Dolayısıyla, bir kelimeyi doğru olarak duyup öğrenirseniz, aynı doğrulukta yazabilirsiniz.
SMS ve MSN Türkçesi ise birtakım kelime kısaltma gereklilikleri ve zaman zaman "tiki" akımlarının etkisiyle son derece ciddi yaralar almıştır. Sesli harfleri düşürüp de, Türkçe katli yapmak pek hoş değildir.
Benim en çok taktığım kelimelerden biri "şarz". Hele bir de koca koca panolara yazmıyorlar mı? Şarj olan doğrusu yerine neden "doldurmak" kullanılmaz? Madem yanlış yazıyorsunuz doğrusu yabancı bari Türkçe olanı kullanın.
En çok yapılan hatalardan bir diğeri ise "dahi" anlamındaki "de"lerin bitişik yazılmasıdır ki, ne doktorlar, mühendisler, profesörler bu hatayı yaparlar.
Bu konuda http://www.gunesintamicinde.com sitesinde ilginç bir yaklaşım yer alıyor. "Buda Size Kapak Olsun!" posterlerine muhakkak göz atın!
Tamam "ki", ne zaman ayrılır, ne zaman bitişik yazılır ayırdına varmak biraz zordur ancak, soru anlamı veren "mi" ekini ayrı yazmak çok mu zor?
Sözün özü çok okumalıyız ki, yazdıklarımız da doğru olsun.
"Günlük okuma süresi 13 sn. olan bir millet için düzgün bile yazıyoruz ya!" demeyin doğru yazmak o kadar da zor değil.
Hele ki, "nbr?", "slm" gibi gereksiz kısaltmalar kullanmayın!
Kısaltma dediğin, dostum Ahmet Sönmez gibi yapılır. Bir ara, sahilde bulup yeniden denizlere kazandırdığı "Sapık Reis" isimli kayığına, Gümüşlük Limanına kayıtlı olduğunu belirtmek üzere "L. G.müşlük" kısaltması yapmıştı ki ben kısaltma diye buna derim.
Temiz Türkçe'li günler dilerim.
Tamam "ki", ne zaman ayrılır, ne zaman bitişik yazılır ayırdına varmak biraz zordur ancak, soru anlamı veren "mi" ekini ayrı yazmak çok mu zor?
Sözün özü çok okumalıyız ki, yazdıklarımız da doğru olsun.
"Günlük okuma süresi 13 sn. olan bir millet için düzgün bile yazıyoruz ya!" demeyin doğru yazmak o kadar da zor değil.
Hele ki, "nbr?", "slm" gibi gereksiz kısaltmalar kullanmayın!
Kısaltma dediğin, dostum Ahmet Sönmez gibi yapılır. Bir ara, sahilde bulup yeniden denizlere kazandırdığı "Sapık Reis" isimli kayığına, Gümüşlük Limanına kayıtlı olduğunu belirtmek üzere "L. G.müşlük" kısaltması yapmıştı ki ben kısaltma diye buna derim.
Temiz Türkçe'li günler dilerim.
17 Mayıs 2009 Pazar
Cumhuriyet Mitingi
17 Mayıs 2009 Pazar Günü Ankara'da Cumhuriyet Mitingi vardı. Yurdun heryerinden söyleyecek birşeyleri olan vatandaşlar Tandoğan meydanını doldurdu.
Bu defa kalabalık sanki öncekilerden daha fazla gibiydi.
Keyifli bir pazar yaşayan neşeli bir topluluk geçti Ankara'dan.
15 Mayıs 2009 Cuma
Google Çoook Para Ediyor
Barış Ünver'in (beyn.org) FriendFeed'deki mini blog girişinde Google'ın marka değeri 100 milyar doları geçti şeklinde yaptığı yorum ilgimi çekti. Hemen aşağıdaki yorumu gönderme ihtiyacı duydum.
Google'sız İnternet düşünemiyorum. Diğer yandan bu durum korkmama yol açıyor. Bu kadar büyük gücü kendi yararı için kullanmamaları imkansız. Diğer yandan aynı konumda Microsoft olsaydı büyük ihtimalle şimdi yaptığımız her arama ve mesaj için para ödüyor olurduk. Gerçi reklamlar ile bir şekilde bunu gerçekleştiriyoruz. Ancak en azından cebmizden bir şey çıkmadığından canımız yanmıyor :) (Yoksa bunlar iyi günlerimiz mi göreceğiz).
Google özellikle geniş ölçüde insanlardan direkt olarak bir bedel almadan hizmet sunması ile öne çıkıyor. Aynı zamanda isteyenlere reklam yapma isteyenlere de reklam yayınlama imkanını inanılmaz büyük kolaylıklarla sunuyor. Sadece kendi kazanmıyor kazandırıyor da. Çok şüpheci biri olmasam yanaklarından tutup öpesim geliyor :)
Sanırım pazarlama ve ürün geliştirme konularında doğru yolda yürüyen küresel bir şirketle karşı karşıyayız.
İnternetin dev şirketi mi demeli, internetten daha büyük şirket mi tam olarak karar vermedim.
Bakalalım ilerki senelerde ne kadar büyüyecek ve ne derece büyüyecek.
Sanırım işletim sistemi söylentileri bile Microsoft'un yöneticilerinin karabasan görmelerine yetmiştir. Gene de listede 2. sıradan izliyor olmaları bir miktar içlerini rahatlatıyordur. Ne, yılların Microsoft'u 2. sırada yeni yetme firmanın tozunu mu yutuyor? Peh!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Masadaki Arkadaşlarım Aslında Kavanozda Yaşayan Birer Beyin Mi?
Bu aralar "Kavanozdaki Beyin" benzetmesi aklıma çok geliyor. Hepimiz aslında dünyadan olabildiğince yalıtılmış birer beyiniz. Bir ...
-
Model uçak için gerekli malzemeler: Maket Bıçağı Makas Yapıştırıcı Kendinden yapışan bant Kırtasiyede bastırılmış pdf çıktısı ...
-
Merhaba. Gurme bir arkadaşım var. Yaklaşık 4-5 senedir kendi tüketimi için şarap yapıyor. İlk yaptığı şarap, pek kolay içilemez olsa da, s...
-
Forum belli grupların birbirleri ile görüş alışverişi yapabilimelerini sağlayan bir ortam. Popüler forumların etkisiyle ortalıkta pıtrak gib...
-
Bu gerçekten yazılmış bir mektup mudur bilmiyorum, o nedenle kendi akıl süzgecinizden geçirip öyle değerlendirin. Bana sorarsanız uydurma. A...
-
Çocuklar ödev yaparken çizgisiz kağıdın altına koyup, üzerinde düzgün yazı yazabilmeleri için defalarca çizgili kağıt yapıp yazıcıdan bas...