23 Haziran 2015 Salı

Kişişel Gelişim Hakkında Bazı Gerçekler


Kişisel gelişime bir süredir fazlaca eğildim. Bu konuda yazılan kitapların tamamı dilimize çevrilse kitapçılarda açılacak kişisel gelişim raflarının dolup taşacağı aşikar. Bunun belki de basit birkaç nedeni olabilir.

1- Çoğu insan için kişisel gelişim ile ilgili öneriler yapmak kolaydır. Mahalle kahvesine gidip sorsanız, kişisel gelişimle ilgili pek çok öğüt alabilirsiniz. Zor olan, kişisel gelişimle ilgili kavramları içselleştirip, yaşam biçimi olarak benimsemektir. Yoksa işkembe-i kübradan öneriler yapmaktan kolay ne var? Birilerine öğüt vermekten kolay bir şey yoktur. Bunlar küçük çocukları arsızlaştıran "yapma-etme"ler gibidir. Etkisizdirler.

2- Kişisel gelişim önerileri yazanların hayat tecrübeleri irdelenmelidir. Yaptıkları öneriler, gerçekten denenmiş, yaşanmış ve yüksek oranda başarılı mı? Yoksa kulaktan dolma, oradan buradan okunan öteberi mi? Genellikle insanlar kendi başaramadıkları konuların nasıl başarılabileceği üzerine teorilerini kişisel gelişim önerileri olarak ileri sürebilirler. Başarılı insanların, nasıl başarılı olduklarına ilişkin yazdıkları ya da yazdırdıkları kitapları da böyle mitlerle dolu olabilir.

3- Pek çok kişisel gelişim başlığı ile çıkan kitapların deklare edilen getirileri "Kişisel Gelişim" olsa da aslında motivasyon (güdü) üzerine kitaplardır. Bu kötü bir durum olmamakla birlikte eve İnternet'ten 50 liralık elektrik tasarruf cihazı alıp, meraktan içini açınca içerisinden 2 liralık kondansatör çıkması gibi bir durum söz konusudur. İleri sürülen etkisi ile gerçekte uygulandığında ortaya çıkacaklar farklı olabilir.

4- Kişisel Gelişim, adı üzerinde insanın kendisi ile ilgilidir. Belli bir zaman dilimi içinde, yine belirli koşullar altında yapıldığında işe yarayan bir öneri, koşullar değiştiğinde hiç bir işe yaramayabilir. Örneğin: "Ferrarisini Satan Bilge"den sonra ikinci el araba fiyatlarında bir düşme yaşanmamıştır. Kişinin kendisine kattığı her tür olumlu özellik, dünyaya bakışı ve davranışları bu kapsamdadır. Kişisel Gelişim bir süreçtir, bitmez. Genellikle hedefi ütopiktir. Önemli olan bir hedefin bulunması ve kişinin kendini günden güne daha iyi ve başarılı biri yapabilmek için çaba göstermesidir.

Yapılan önerileri veya kişisel gelişim makalelerini, kitaplarını "okumayın" demiyorum. Ancak gerçekten daha iyi biri olmak için okuduğunuz her şeyi akıl süzgecinizden geçirin. Sorgulayın. Hayatınızı belli bir kalıbın içerisine sokmadan önce iyi düşünün.

13 Haziran 2015 Cumartesi

Matlaşmış Farları Nasıl Temizleriz?


10 yaşındaki aracımın farlarının özellikle fazlaca güneş gören üst kısımları matlaşmıştı. Önce bir yere götürüp yaptırmayı düşündüm ama "neden kendim yapmayayım?" diye düşününce İnternet'te kısa bir araştırma sonrası işe yarayabilecek ürünlerden bir tanesini ısmarladım, geldi. Ürünü satın aldığım link bu.

Nasıl yaptım?
1- Uygulama öncesi farları iyice temizledim.
2- Ürün aracın boyasına zarar vermesin diye, kalın boya bandı ile farın çevresini kapladım.
3- Az bir miktar kullanarak önce bir deneme yaptım. Pamuklu bezle 3-4 dakika ovduğum yüzey güzelce parlayınca her farın tamamını güzelce ürünle kapladım ve ovalayarak temizledim. Far başına en çok 10 dakika harcayarak bu işi yaptım.

Kaça Mal oldu?
Kargo dahil 26 lira ödedim.


Sonuç Nasıl?
Bence tatmin edici. Artık o kirli puslu görünüm yok farlarda.

Düşünceler
Bu işin yapılması ile ilgili olarak İnternet'te pek çok linke baktım. Uygulama öncesi ince zımpara kullanıp daha sonra parlatma işlemi yapan, polisaj cihazları kullanan anlatımlar gördüm. Doğrusu sanki insanı yapmaktan soğutup tamircilere yönlendirmek amaçlı gibi yazılmışlardı. O kadar zorlamaya gerek kalmadan oldu işte. Aşırı derin çizikleri matkabın ucuna taktığım mini polisaj keçesi ile düzelttim. Geçti gitti.

Bu ürünü arka stoplar için de kullanmak mümkün. Ancak benimkiler şimdilik iyi durumda olduğundan dokunmadım.

4 Haziran 2015 Perşembe

S4 i9500 GPS Fix Problem After LCD Replace


I have changed my Samsung Galaxy S4 i9500 phone's LCD, touch screen digitizer and frame assembly with that.

After the operation, phone works fine. Than I have check every functions one by one. I realise GPS fix not works. I double checked all connections and cables and pinpoints of antenna connections. But all connections and antennas were fine.


Than I realise, phones power saving mode was on. I switch off the power saving mode. After this change GPS fix starts working again.

In power saving mode phones control system cut some power from gps. GPS chipset can't get good reception in that case. Normaly 14-15 satellite reception occurred, but only get 3-4 sat signal in power saving mode.

Good luck.

23 Mayıs 2015 Cumartesi

7 Aşamada Entelektüel Olun


Aydın olma böyle okuduğunu uygulayarak olsaydı ne hoş olurdu gerçekten değil mi? Entelektüel olabilmek için ne yelekler giymiş, ne heybeler taşımış bir milletin evladı olduğunuz için, yarışa zaten yelek boyu önde başlıyorsunuz. Bu avantajı iyi değerlendirin.

1- Kime Entelektüel Denir? Bir İnternet klişesi haline gelmiş olan Aldous Huxley sözünü hatırlayacaksınız: "Entelektüel, kendisine seksten daha ilgi çekici bir şey bulan kimsedir". Bu önermeye göre aydın olabilmek için öncelikle seksten uzak durmanız gerekiyor. Dolayısıyla evli erkeklerin büyük çoğunluğunu aydın saymamız gerekiyor. Bu arada, çoğu kadın için uyku sekse tercih edilen bir konu. Bu durumda bu kadınları da aydın sınıfına sokmamız gerekiyor. Aldous hangi şartlarda bu önermeyi yapmışsa fena çuvallamış olduğunu ileri sürebiliriz. Yani aydın olmak için seksten vazgeçmeniz gerekmiyor.

Aydın, okuduklarını hazmetmiş, bunlardan yeni düşünceler üretebilen, her konuyu sorgulayıp, irdeleyebilen ve yeniliklere ve yeni fikirlere açık, aynı zamanda barışçıl bireydir.

Tanımı hallettiğimize göre nasıl aydın olabileceğimizi ortaya koyalım.

2- Okuyun! Aydın olabilmenin birinci şartı bilgi sahibi olmaktır. Diğer insanların deneyimleri sizin deneyimleriniz ile birleştiğinde bilginiz artar. Çok okumak iyidir ama okuduklarınızı birikiminize katıp, onları kullanamıyorsanız bunun pek bir yararı olmaz. Yani bir kitap kurdu olup, edindiği bilgileri hayata geçiremeyen bireyler, güzel nutuklar atıp referanslar vererek konuşsalar da aydın olmayabilirler. Böylelerini bir çok hataları ele verebilir. Örneğin çevrelerindeki hayvanlara bazen de insanlara karşı nedensiz ve dayanaksız nefret gösterebilirler. Takım, siyasi parti, inanç konusunda fanatikçe ve kendi ayrımları ile oluşturdukları "öteki"lere karşı sert davranışları böylelerini ele verir. Pek çok ezoterik sistem öncelikle böyle aşırılıkları ortadan kaldırarak kişisel gelişim sürecini başlatır.

3- Tanıyın. Bakmak ve görmek arasındaki ayrımın sınırı "tanımak" ile başlar. Pek çok hayvan aynadaki görüntünün kendisi olduğunu algılayamaz. Hayatında gemi görmemiş yerlilerin uzaktaki gemileri denizin dalgaları olarak algıladıkları palavrasını da duymuş olmalısınız. Bunun doğru olabilmesi için yerlilerin küçük kanolarla avlanmıyor olmaları gerekir ki deniz kenarında yaşayıp bunu yapmamış olan bir insan topluluğu bulunması olasılığı, Hindistan diye bilinmeyen bir kıtaya ulaşma olasılığından daha düşüktür. Baktığınız objeyi tanıyıp kavramak, karşınızdaki kişiyi davranışlarını öngörebilecek kadar iyi okuyabilmek için tanımak gerekir. Öncelikle de kendini tanımayı becerebilmek en önemli dönüm noktalarından birisidir. Kendini tanımak basit gelebilir. Oysa en basit bir korkunuzun, endişenizin nedeni yıllar önce çocukluğunuzda yaşadığınız bir deneyim ya da genetik mirasınızdan kaynaklanıyor olabilir. Derinlerdeki nedeni bulana ve anlayana kadar bu durumdan kurtulmanız mümkün olmayabilir.

4- Sorgulayın. Fikirler, ideolojiler, dogma sorgulandığında zayıf ve eksik yönlerini ortaya döker. Sorguladıkça daha doğru olana ulaşma yolunda mesafe kaydedebilirsiniz. Bilim de yalanlanmak üzere sonuçlar ortaya koyar. Bilimde de daha ileri düzeye çıkabilmek ancak sorgulamak ile gerçekleşir. Newton fiziğinden, Einstein fikirlerine ve Quanum Fiziğine hep denemeler ile ulaşılabilmiştir. Fizik kurallarının makrokozmos ile mikrokozmosta değişik olması böylesi bir metodoloji olmadan anlaşılamazdı. Dahası Kilisenin "dünya merkezli evren" fikri sorgulanıp doğru olup olmadığı araştırılmasaydı şimdiki bilgi düzeyine erişmemiz mümkün olmazdı.

5- Sevin. Sevgi mutluluk veren bir düşünce durumudur. O nedenle daha sakin ve insancıl kararlar almanızda etkisi olur. Bir başka insanı, hayvanları ya da doğayı daha da iyisi hepsini birden sevebilirsiniz. Sevgi kusurları daha kolay kabullenmenizi sağlar. Dolayısıyla kabulenilemez gibi gelen durumlar belki de sevgi ile küçük detaylar haline gelebilir. Burada bıçak sırtı bir durumu da belirtmek lazım. Sevgi kolayca köreltebilir. Bu durumdan kaçınmamanız halinde istenmeyen sonuçlar almanız işten değildir. Severken karşınızdaki ile arada akıl süzgecini bulundurmayı ihmal etmeyin. Kalbinizle değil beyninizle sevin.

6- Empati iyidir. Kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koyun. Böylece en basitinden karşınızdakine haksızlık etmemiş olursunuz. Size davranılmasını istediğiniz gibi karşınızdakine davranın. Şevkat ve anlayış gösterdiğiniz kişilerden genellikle aynı tepkileri alırsınız.

Başımdan yakın zamanda geçen bir olayı kısaca yazayım. Eve yaklaştığım sırada her mecburi duruşumda arkadan korna çalıp, farlarını yakıp söndüren taksi şoförü ile bir süre evin önüne gelene kadar arkalı önlü gittik. Evin önündeki park yerine geri geri girmem gerektiğinden o sabırsız sürücüye bunu belirtmem gerekiyordu. El frenini çekip arabadan inip yanına gittim. Kendisine konuyu kısaca söyleyip kibarca izin istedim. Bir anda o sabırsız sürücü gitti yerine tabi buyrun diyen kibar biri geldi. Hemen arabama dönüp park ettim ve yolu açarken teşekkür de ettim. Bana iyi akşamlar deyip giden sürücünün birkaç dakika önceki halinden eser kalmamıştı. Kötü bir gün geçirip belki de bu yüzden tepki veren birini kazanmak için iyi davranmak yeterli oldu. Tavsiye ederim. En azından arada sırada işe yarayabiliyor.

7- Kesin sınırlardan uzak durun. Kimi zaman en önemli sınırlar, gerçekte var olmayan ama bizim kendi kendimize ortaya çıkardıklarımızdır. Kendinize kesin sınırlar koymayın. "Kesinlikle böyle bir şeye dayanamam, ya da kabul edemem" gibi. Dünya siyah ve beyaz damalardan oluşan bir oyun tahtası değildir. Bu iki rengin arası bile milyonlarla ifade edilebilecek diğer renklerle doludur. Uzaktan bakıldığında ise hepsi bir arada belki de gri gibi görünebilir. Yani mutlak iyi ya da kötü diye bir şey yoktur. Bu nedenle başınızdan geçen deneyimleri bu çerçevede algılayın.

Dünya ve insanlık için pek çok iyi şey yapmak istiyor olabilirsiniz. En iyisi işe kendinizi iyileştirmekle başlayın. Aydınlanın. Sizin için küçük ama dünya için büyük bir adım olabilir ;)

12 Mayıs 2015 Salı

Bilgelik Tehdit Altında!


"Zeka doğanızdan gelir. Akıl ise edinilir. Arkasına bilgelik de eklerseniz, kamil oldunuz. Yazmak kolay, yapmak zor ;)" link

Teknolojik gelişme ve İnternet ile gelen küresel köy kavramları Bilgelik için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Bilgelik nedir?
İnsan doğası gereği belli bir zeka kapasitesi ile doğar. Yaşamı boyunca bu ölçülebilir zeka seviyesi sınırlı olarak değişebilir. Yani bilmemne bitkisinin kökü, bir diğerinin sapı yenerek geliştirilemez. Kimi çevresel etkenler ile azalıp çoğalabilir. Örneğin bir yerde Amerika'da askere alınan bireylerin IQ'larının 10 puan kadar azaldığını okumuştum. Ancak sanırım, zeka seviyesini belli sınırlar dışında değiştirmek pek olası değil. Akıl ise edinilir. Örneğin okuyarak işe başlayıp bunlardan yaptığınız çıkarımlar sizi daha akıllı yapabilir. Ne okuduğunuz ya da ne kadar okuduğunuzdan çok, bunlardan edindiğiniz bilgileri içselleştirdiğiniz seviyede daha akıllı olmanız mümkündür. İyiye kullandığınız zekanız, aklınız ve gücünüz sizi bilgeliğe ulaştırır.

Kısaca kemale ermek için kendini geliştirmek sizi bilgeliğe ulaştırabilir. Tüm toplumun bilgeliğe ulaşması ise pek mümkün olamamıştır. Zeka, akıl, iyilik ve güç bileşenlerinden biri olmadığında ya da yetersiz kaldığında bilgelik mümkün olmaz. 

Kadim uygarlıklarda bilgelik için uğraşılmış, bilgelik yolunda ilerlerken edinilmesi gereken pek çok özellik ve bilgi hak etmeyenlerden uzak tutulmuştur. Bilgi onu iyilik ile kullanmasını bilmeyen bir kişinin elinde kolayca kötülük adına kullanılabilecek ve çirkin sonuçlara neden olabilir. Oysa güç kemale ermiş bir kişinin elinde güzel sonuçlar doğurabilir. Tarihteki iki isim güzel örnek olabilir buna. Hitler ve Atatürk. Hitler elindeki gücü insanlığın kötülüğü için kullanmış bilgiye sahip olmanın iyilik ile bir arada kullanılmadığında çirkin sonuçlar doğurduğunu göstermiştir. Adı gibi kamil bir kişi olan Kemal Atatürk ise zekasını, aklını ve gücünü bir milletin iyiliği için kullanmış ve güzel bir sonuca ulaşmıştır. Her ikisi de arkasından büyük insan topluluklarını sürüklemiştir. Biri felakete, diğeri ise mutluluğa ulaştırmıştır takipçilerini.

Tüm gelişmelere, teknolojiye ve bilgimize rağmen iyilik ve kötülüğün savaşı sürüyor. Kötü yanı, savaşın kazanan tarafı olmayabilir. Bilgelik, uygarlık tarihimiz boyunca olduğu gibi şimdi de tehdit altında.

Bilgelik tehdit altındadır. Bu yeni bir şey değildir. İnsanlık tarihi boyunca bu böyledir. Bir gün bunu değiştirebilir ve bilgeliği genel kabul gören ve ulaşılmak için çaba sarf edilen bir hale getirebilirsek insanlık için daha mutlu yarınlara ulaşabiliriz. Aksi ise belki de yok oluş ile sonuçlanan bir başka hikaye olabilir.

Daha fazlası için okumalık öneri: Fermi Paradoksu Vikipedi, Felsefe Taşı, Herkes Nerede?

Hıyar Kokusu (küçük hikaye)

Yazın en sıcak zamanı. Temmuz devrilip, Ağustos yönetimi ele almış. Evin içi direkt güneş aldığından "yanıyür". Telaşla FT8 yapan ...