24 Aralık 2012 Pazartesi

Kafes Fırın (Filistin Sokakda Bir Lezzet Durağı)


Gurme değilim ancak güzel tatları kim sevmez ki?

22 Aralık 2012 Cumartesi günü Sosyal Medya Etkinliği kapsamında davet ettiler eşimle birlikte Filistin Sokak üzerindeki Kafes Fırın'a gittik. 

Arjantin caddesi tarafından geliyorsanız neredeyse Filistin Sokağın sonuna kadar gitmeniz gerekiyor mekana ulaşmak için. Adres: Filistin Sokak 31/5 GOP Çankaya, Ankara. Foursquare bağlantısı.

Kafes görünümü verilmiş giriş kısmı son derece güzel. Fabrikasyon kahve dükkanlarından sıkıldıysanız bir de burayı deneyin derim. 

Sadece yiyecek içecekler için değil, mekanın tamamına el emeği göz nuru dökülmüş.

Öncelikle Kafes Fırın'ın sembolü Baykuş'u görüntüledim.

Masalar sanat eseri gibiydi.

Kafes Fırın ismi yanıltmasın. Kendine özgü menüleriyle günün her saatinde ister doymaya, ister bir yandan kahvenizi yudumlarken dostlarınızla sohbet etmeye uygun bir mekan. 

Pek tabi ki unlu mamuller köşesi insanı perhizden çıkartacak kadar da çekici. Birbirinden ilginç tatları burada bulmak mümkün. Her şeyin tadı güzel ve bir kısmı ise tarafınızdan keşfedilmeyi bekliyor.

Ev sahiplerimiz ailece bizi yalnız bırakmadılar. Keyifleriyse yüzlerinden okunuyordu.

Elma şekerleri oldum olası beni çekip çocukluğuma götürmüştür. Buradakiler ise kendime getirdi. Çikolata ve yıldız şekerlerle kaplı elma şekeri insana elmayı yeniden sevdirir inanın.

Ferah ve özenli hazırlanış bir atmosfer daha kapıdan girer girmez karşılıyor insanı.

Ankara'nın blog yazarları, hatta medya'dan tanıdık yüzler tanıtımın konuklarıydılar.

Gülen yüzler mekanı daha bir keyifli kıldı tabi işte kanıtı.

İnsan ister istemez konudan uzaklaşıveriyor. Kurabiye canavarı olası geliyor burada.

Sloganı sevdim. "Gittiğin Yere Götür!". Logoyu büyütelim lütfen!

Yemeye kıyılamayacak güzellikte cupcake'ler ile poz verilir tabi.

Son olarak katılımcılara hoş bir sürpriz de kapı yanında bizleri bekliyordu. Twitter kullanıcı adlarımızdan oluşan kurabiyeleri aldık ve istemeye, istemeye evin yolunu tuttuk. Gerçi evde çocuklar kısa bir sürede imha ediverdiler kurabiyeyi ama olsun fotoğrafı var en azından.

20 Aralık 2012 Perşembe

Vodafone'lu Şirketler 2 Kat Konuşuyor, Dünyaya Açılıyor

vodafone is ortagim 

Dünyaya açılmak isteyen Vodafone İş Ortağım’lı şirketler, yurtdışıyla iş yaparken Vodafone’un global gücünü yanlarına alıyorlar. Vodafone İş Ortağım, yurtdışı ile iş yapan firmaların dünyanın birçok yerindeki iş ortaklarıyla daha avantajlı fiyatlarla iletişim kurmalarını sağlıyor.

Vodafone İş Ortağım Dış Ticaret Destek Paketi, yurtdışı ile sürekli iletişim halinde olan firmalara büyük maliyet avantajı sağlıyor. Paket sayesinde firmalar hem sabit hem de mobil telefonlarıyla 2 kat görüşme avantajı elde ediyor. Üstelik bu avantaj sadece Türkiye’deyken geçerli değil. Vodafone İş Ortağım Dış Ticaret Destek Paketi ile firmalar yurtdışındayken de cep telefonu görüşmelerini avantajlı fiyatlarla yapıyor, küresel rekabette öne geçiyorlar.

Siz de bu avantajlardan yararlanmak istiyorsanız 0 850 250 0 542 numarasını arayın veya tıklayın!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

14 Aralık 2012 Cuma

iPhone 5 de Geldi. Artık tüm dertlerimiz bitti.

iPhone 5 Steve Jobs olmadan çıkan talihsiz bir ürün.

Yine de meraklıların geceden sıraya girip almak için Turkcell kapısında beklediler. Konuya olumlu yönden bakmayı sevdiğim için aşağıdaki görseli hazırlayıverdim.


10 Aralık 2012 Pazartesi

Hakkımda -- Alışkanlıklarım ve Prensiplerim


Uzun süredir hiçbir blog yazarı bana "mim" yollamamıştı. Blog yazmak konusu giderek önemini yitiriyor derken birden bire ne olduysa yeniden önem kazanmaya başladı sanıyorum. Güzel, benim için sakıncası yok.

Mim olayına gelince. "Mim" bir günlük yazarının bir konuda yazdıktan sonra bunu tanıdıklarına da yollayarak aynı konuda yazmalarını istemesinden ibaret.

Konu başlığının asıl kaynağı ise yanılmıyorsan Simto Alev, çok yaşasın. Beni mimleyen ise Erol Dizdar onun da ömrü uzun olsun.

Evet gelelim konumuza.

Kendimden bahsetmeyi pek sevmediğimden daha da önemlisi kimseyi pek ilgilendirmediği için bu konuda fazla yazmadım.

Ekonomistim, aslında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü mezunuyum. Üzerine aynı konuda Gazi Üniversitesinde master yaptım.

16 yıl kadar bir işveren sendikasında çalıştım. Bilişim sektöründe Beriltech, Telekom Sektöründe Vodafone çözüm ortağı bir firmada, inşaat sektöründe bir firmada çalıştım. Hayal İşim (Dream Job) bilişim veya telekom ancak İnsan Kaynakları konusunda da pek çok yenilik var kafamda. İlk fırsatta değerlendirmeyi düşünüyorum.

Gelelim kısa kısa Alışkanlık ve Prensiplere.

Bilmek istiyorum: Gerçek önemli benim için ne kadar zor kabul edilebilir olursa olsun gerçeği bilmek benim için her şeyden önemli. Söylencelere, bu böyledir deyip kanıtını ortaya koyamayanlara hep şüphe ile yaklaşırım. Bu nedenle her türlü ideolijiye mesafeli davranırım.

Saygı duyarım: İnançlara, ideolojilere ve fikirlere saygı duyar karşımdakilerden aynısını beklerim. Bu tabi ki tüm bunları kabul ettiğim anlamına gelmez.

Toleranslıyım: Çevremdeki insanlara ve fikirlere karşı tolerenslıyım ama toleransım (adı üzerinde) belli sınırlara sahiptir.

İyi olmaya çalışırım: İyi biri olmak için çaba harcarım ama iyilik ve kötülüğün aslında pek sıkı fıkı olduklarını da bilirim.

Hafızam Zayıftır: Berbat bir hafızam vardır.  Tanıştığım yeni birinin elini sıktığımda söylediği ismi, elini bırakır bırakmaz unuturum. Genetik bir şey, beni suçlamayın. Anneannem bir çocuğunun adını anmadan önce diğer 6'sınınkini sayardı. Baba tarafı da bu konuda fena sayılmayınca, kısa dönemli hafızam nanay olmuş. Uzun dönem hafızamda sorun yok neyse ki. Bir ton gereksiz şey bilirim. Kalan kısmı da işlemci gücü ile çözerim. Sanırım politikacı değil ama iyi bir uzman olabilirim.

Öğrenirim: Okurum, araştırırım, bunun ölene kadar süreceğini düşünüyorum. Öğrendiklerimi lazım olduğunda, hayatıma uyarladığımda çok işime yaradıklarını söyleyebilirim. Mesela olabilecek olaylar için kendimi üzmemeyi öğrendim en son.

Yazarım: Yazmak keyif veriyor. O nedenle yazarım. 1991 yılından beri çeşitli bilgisayar dergilerinde yazdım. Daha sonra yakın zamanda Biltek Haber ve Yenitan sitelerinde bilişim konusunda yazdım. Yazdığım tüm yayın organları kapandı ya da yayınını durdurdu :)). Ben de bu blog'da 2005 yılından beri yazıyorum. Daha önceleri Antrak Gazetesini kurup 6 yıl kadar editörlüğünü yaptım. Kendi web sitelerimi yaptım hepsi bir yerlerde duruyor hala.

Sanal Sosyalim: Yeni Medya yoğun olarak kullandığım bir mecra. Sanal olarak sosyalleşsem de Ankara'da olmak nedeniyle camianın çok içinde olamıyorum.

Amatör Telsizciyim: Gençliğimde elektronikle, sonra da Halk Bandı telsizle ilgilendim. Daha sonra sınavlarına girip A sınıfı uluslararası amatör telsizci oldum. Geçtiğimiz yüzyıldan kalma bir hobi olsa da hala zaman zaman depreşiyor. El telsizimi devamlı yanımda taşırım mesela. Çağrı işaretim TA2EE (Tango Alpha 2 Echo Echo)

Bilim Kurgu Severim: En sevdiğim tür bilim kurgudur. Genellikle bu tür dizi ve filmleri izleyip kitapları okumayı severim.

Sadece Belgesel İzlerim: Televizyona pek takılmam. Dizi filmlerin orijinal dilde olanlarını takip ederim. Biraz İngilizce biliyorum böylece unutmamış da oluyorum. En sevdiğim TV kanalları belgesel kanallarıdır. Uyuyamadığım gece olursa geçer karşısına belgesel izlerim. Yüzde yüz çalışıyor!

Laneti üzerimden atmak adına ben de bir iki tanıdığı mimleyeyim bari: Onur Değerli, Bahri Canlı, Ömer Şehap sizleri mimledim. Selamlar.

8 Aralık 2012 Cumartesi

Süslü Pazarlama Lafları Aslında Ne der?


Pazarlamanın süslü lafları genellikle asıl amacı gözümüze sokar ama her zaman anlamak mümkün olmuyor tabi. İşte benim aklıma gelenler.


Yoğun istek üzerine uzattık = Beklediğimiz satış hedefi henüz tutmadı.

Bayinizden ısrarla isteyin = Biz adama söyledik almıyor, son umudumuz sizsiniz!

Katkısızdır = içine nişasta, "gdo"lu mısır şurubu falan koyduk ama sayılmaz (Bazı ketçaplarda çok yaygın).

Kısıtlı sayıda = bu kadar kelepir fiyata ancak bu kadar aldık, satalım para dönsün bari.

Kayıtlarımız devam etmektedir = Gelen iki günde kaçıyor. Bir türlü kontenjanı dolduramıyoruz.

Kaçırmayın son fırsat! = Distribütör artık mal vermiyor. Bari stokları eritelim de para gelsin.

Bu üründen ben de kullanıyorum çok memnunum = satış kotamı dolduramadım bu ay primler nanay (Turuncu bir teknomarketin elemenalarının genel hastalığı).

Ekonomik ambalaj = Bunun normali ile fiyat farkını biliyor musunuz? Güzel, bilmediğinize göre kar eden biz olacağız demektir.

Hıyar Kokusu (küçük hikaye)

Yazın en sıcak zamanı. Temmuz devrilip, Ağustos yönetimi ele almış. Evin içi direkt güneş aldığından "yanıyür". Telaşla FT8 yapan ...