31 Mayıs 2019 Cuma

On Maddede Sürdürülebilir Başarıya ve Mutluluğa Nasıl Ulaşılır?

1- Başarı ve mutluluk sürdürülebilir olmalı

Başarı diye tanımladığımız olgu nedir? Bir başarıdan söz etmek için öncelikle bir hedef belirlemek gereklidir. Bu sıradan ve genellikle benzerlerimiz ile aynı yaşam koşullarını sağlayacak bir hedef olabilir. Önemli olan, belirlenen bu hedefe vardığınızda daha çok mutlu olup olmayacağınızdır. Örneğin: Bir ev ve bir araba olarak belirlediğiniz nispeten kolayca gerçekleştirilebilecek bir hedefiniz olsun. 20 sene kadar vasat bir işte çalıştığınızda, biraz da tasarruf için zorlanarak bu hedefinize ulaşabilirsiniz. Emekliliğinizde sizi rahat yaşatabilecek olsa da hedefe ulaştığınız andan itibaren mutluluk seviyeniz aynı kalmayacaktır.

Para, mal, mülk sürekli mutluluk getirebilen şeyler değildir. Aldığınız anda kısmen kendinizi iyi hissetseniz de kısa süre sonra bu duruma alışır ve kanıksarsınız. Dünyanın en pahalı ve kaliteli arabasını alsanız da bir süre sonra bu durum sizin için sıradan bir hal alır. Başkaları aracınıza imrenerek baksalar da o araç sizin için sıradan binek bir araçtan farklı değildir. Lamborgini ile meclise gidip gelirsiniz, diğer milletvekilleri ve halk size imrenerek ve bazen de kıskanarak bakabilir, kimileri bu durumu gereksiz bir şatafat olarak değerlendirebilir. Oysa o araç sizin için hiç bir zaman ilk aldığınız gündeki kadar mutluluk veren bir halde değildir. Hatta kasislere girdiğinizde sağ ön amortisörden gelen ses sizi eskisinden daha fazla rahatsız edebilir. 350 beygirlik motoru da sanki eskisi gibi çabuk 100 kilometre hıza çıkmıyormuş gibi gelebilir. İşte bu nedenle başarının hedefine ulaştığınızda, aslında sürdürülebilir mutluluk sağlayabilmek önemlidir.

Peki, salt başarı mutluluk getirir mi? Onu da aşağıdaki maddelerde göreceğiz.

2- Bir Örnek (onaylanma ihtiyacı)

Sosyal medyada geçtiğimiz günlerde bir olay tepki topladı. İstanbul Beşiktaş semtinde bir konser salonunun sahibi, kendisi geldiğinde ayağa kalkmadı gerekçesiyle çalışan bir kadını ve diğer personeli tokatladı. Olay sosyal medyada yayılınca tepki çekti. Benim dikkatimi çeken de aslında malı ve mülkü toplumun büyük kesimi ile karşılaştırıldında gayet bol olan bu kişinin neden mutsuz olduğuydu. Siz ne kadar varlıklı ve diğerlerinden iyi durumda olsanız da çevrenizdekiler bu durumunuzu dikkate almıyor ise, yani sizi takdir etmiyorlarsa mutsuz olabilirsiniz. Sürekli bir teyid mekanizması olmadığında, eğer durumunuzdan mutlu değilseniz, bu durumunuzun daha kötü olduğunu göstermez. Kendinden emin bir kişi etrafındakiler ona ne kadar duyarsız olursa olsun bu durumu önemsemez. Çünkü kendini tanımakta ve sınırlarını, becerilerini bilmektedir. Yani tökezleyip, yere düşse zorlanmadan yeniden ayağa kalkabilir. Çünkü bunu bir kere başarmıştır. Gerekirse yeniden başarabilir. Onay ihtiyacı ise farklıdır. Sürekli olarak saygı gördüğünüzde mutlu olursunuz çünkü, bunun nedeninin zenginliğiniz olduğunu zannedersiniz. Oysa gördüğünüz samimi saygı varsa, nedeni başarılarınız olmalıdır. En küçük bir nedenle elde ettiğiniz zenginliğin kaybetmekten korkuyorsanız, sürekli olarak saygı görmenin bunu önleyebileceği gibi saçma düşüncelere kapılabilirsiniz. Çünkü kaybettiğiniz zenginliği yerine koyamamaktan korkuyor olabilirsiniz. Oysa, kendine güvenen insan, daha önce başardığı işi yine yapabileceğini bildiğinden böyle garip ihtiyaç döngülerinin esiri olmaz. Aksine, çalışanlara kibar ve babacan davranarak kolayca saygı görebileceğini bilir. Kimi zaman ise insan davranışlarının kaygan bir zemin olduğunu bildiğinden böyle şeyleri kafasına hiç takmaz. Sadece işine bakar.

3- Bir başka örnek (dünya başarılı insanlarla dolu)

İlk defa denediğiniz bir işte başarısız olmak normaldir. Normal olmayan, denemekten vazgeçip, o konuda gerçekten başarısız olmaktır. Pek çok denemede başarısız olup, vazgeçmediği için sonuçta hayatta başarılı olmuş kişilerin öyküleri var. Bunlardan sevdiğim biri Alibaba ve Aliexpress'in kurucusu Jack Ma'nın öyküsü.

Ma, 1964 yılında Çin'de doğdu. Ailesi ona Yun Ma adını verdi. Ailesinde ondan başla bir ağabeyi bir de ablası vardı. 12 yaşında doğduğu şehir olan Hangzhou'daki otellerde gelen turistlere parasız rehberlik yapmaya başladı. Tek isteği, çok ilgi duyduğu İngilizceyi öğrenmekti. Sekiz yıl bu işi yapan ve bu arada İngilizce de öğrenen Ma, Avustralyalı bir aileyle mektup arkadaşı oldu ve ailenin daveti üzerine Avustralya'yı ziyaret etti. Ma'nın Çin dışındaki dünyaya ilgi duymasının nedenlerinden biri de büyük ihtimalle bu yolculuktu.

Ma, artık büyümüş, dimağ tokluğuna çalışmanın hafifliğini sürdüremeyecek bir genç olmuştu. Her yere başvurup, iş aradı. Ancak çaldığı tüm kapılar suratına kapanıyordu. Uluslararası Fast Food (çabuk yemek) zincirlerinden ünlü biri olan Kentucky Fired Chicken (KFC) restoranlarından birine başvurdu. Restorana yapılan 24 iş başvurusundan diğer 23'ü işe alındı. İşe alınmayan tek kişi Ma oldu. Ancak bu durum iş arayışını durdurmadı. Okul hayatında da pek başarılı değildi. Sıra Üniversite’ye gelince durum farklı olmadı. Üniversite giriş sınavını da iki kez denedi ama kazanamadı. Tahmin ettiğiniz gibi üniversiteye girmekten de vazgeçmedi. 1988'de Hangzhou Öğretmen Enstitüsü, İngiliz dili bölümünü bitirdi. Daha sonra yerel bir üniversitede öğretmen olarak çalışmaya başladı. Hayatının sonuna kadar, benzer pek çok insanın yaptığı gibi kariyerini öğretmen olarak geçirebilirdi. Ancak bu durum kendisine yeterli gelmemiş olmalı ki, arayışı devam etti.

1995 yılında Çinli firmalara çevirmenlik yapmak için Amerika Birleşik Devletleri'nin kuzey batısındaki Seattle'a gidene kadar bilgisayar ve internete karşı bir ilgisi olmayan Ma, internetin önemini fark ettiğinde internet girişimlerine yöneldi. Ma aralarında China Pages gibi internet sitesi de bulunan, çok başarılı sayılmayacak çeşitli ticari denemeler yaptı. 1999'da 17 arkadaşı ile birlikte Alibaba'yı kurdu. Şirket kısa sürede büyük başarı elde etti. Şirketin başarısının altında ilginç bir gerçek var. Alibaba hiç bir şey üretmiyor! Üretenler ve toptan alanlar arasında aracılık yapıyor.  Alibaba 19 Eylül 2014 tarihinde New York Borsası'nda (NYSE) 24.7 milyar dolarlık halka arz ile tüm zamanların en büyük halka arzını gerçekleştirdi. Günümüzde de başarısı devam ediyor. Başarısızlıklarla dolu bir yaşamın sürdürülebilir başarı ile taçlandığı bir yaşam öyküsü. Üstelik başlangıçta İngilizce öğrenmek gibi gerçekleştirlimesi gayet basit bir başlangıç noktası bulunuyor. Ma'ını sadece bir ev, bir araba almak gibi bir hedefi bulunsaydı, şimdi külüstür bir araca binen, emekli maaşı yetmediği için bulduğu her işte çalışan ve kıt kanaat geçinen sıradan biri olabilirdi. Dünya üzerinde çalışan milyarlarca insan gibi yakaladığı kısmi başarı ile durmayıp sürdürülebilir ve büyük bir başarı öyküsünün kahramanı olan sıradan bir insan Jack Ma. Kaynak: Wikipedia Ma vazgeçmemesi ve tekrar tekrar denemesi, ne olursa olsun yola devam etmesi sayesinde diğer insanlardan ayrılan bir başarıyı elde etmiş. Dahası başarıyı sürdürmeyi becermiş bir kişi. Peki mutlu mu? Bunu bilemiyoruz ama başarı ile mutluluğun kesin bir ilgisi yok.

4- Başarı, mutlu olmak için yeterli mi?

Çok ünlü, milyonların sevdiği, alanlarında çok başarılı olmuş insanlar arasında da başarısız olanları var. 1988 yılında Can Dostum isimli fimdeki en başarılı yardımcı erkek oyuncu rolü ile Oscar alan Robin Williams, Dünya müzik listelerini sarsmış, pek çok fimde başarılı roller almış olan Whitney Huston da başarı kriteri açısından değerlendirildiğinde son derce başarılı insanlar. Ancak mutluluk sözkonusu olduğunda başarının ya da paranın bunu sağlayamadığının örnekleri. Her ikisi de girdikleri depresyon nedeniyle hayatlarını sonlandıran ünlülerden. Demek ki başarı mutlu olmak için yeterli değil. Peki ne yapmalı da mutlu olmalı? Mutlu olmayı istemekten başlamaya ne dersiniz? Gerçekten mutlu olmak istiyor musunuz? Başlangıç için güzel. Ama hayat uzun bir yolculuk. Bir de basit bir formülü yok. Mutluluğun yolunu kendi başınıza bulacaksınız. Yakınlarınızdan ailenizden, arkadaşlarınızdan yardım almak ise mümkün. Ünlü yazar Tolstoy bu konuda: "Mutluluk yaşadığın hayat tarzında değil, hayata bakış tarzındadır". Umarım sizin için de az da olsa ışık tutar.

5- Kaybetmekten korkmayın

Başarı piyango ya da başka bir şans oyunu sonucunda gelmedi ise. Başarı ile elinize geçenleri kaybederseniz onu yeniden elde etmek için ne yapacağınızı biliyorsunuz demektir. O nedenle kaybetmekten korkmak için bir neden yoktur. Tekrar çalışır, yaparsınız.

6- Nasıl mutlu olunur?

Mutluluk bir akıl halidir. Mutlu olmak için çok zengin olmaya gerek yoktur. Elinizdeki mütevazi birikimler ile de mutlu olabilirsiniz. Kimsenin sizi takdir etmesine ya da onaylamasına da ihtiyacınız yoktur. Çabaladınız ve yaptınız. Aynadaki görüntü (içinize dönüp baktığınızı farzediyorum dış görünüş değil. Önemli olan, ne görüyorsanız o da sizi mutlu etmeli) sizi memnun ediyorsa mükemmel. Daha önce başardınız yine yapabilirsiniz. Mutlu olabilmek için de başarıda olduğu gibi aradaki engelleri ortadan kaldırmak gerekli. Tabi yılmadan tekrar tekrar denemek de. Mutluluk ile ilgili olarak en önemlisi onu istemeniz. "Mutlu olmak istiyor muyum?" kendimize bunu sorduğumuz zaman "evet" cevabını veriyorsak, işe öncelikle kendi koyduğumuz engelleri ve takıntıları aradan çıkartarak başlamak gerekir.

Mutluluğun evrensel bir formülü bulunmamakla birlikte elinizdekilerle işe başlamanız güzel olabilir. Güzel bir aileniz varsa, mutlu olabilirsiniz. Yalnızsanız, küçük bir yavru kedi bile mutlu olmanıza yetebilir. Sevgi vermek ve almak beyni seratonin salgılamaya (yani mutlu olmaya) iten eylemlerden biridir. Yardım kuruluşlarında gönüllü çalışmak bile size mutluluğun kapılarını açabilir. Biraz ararsanız, pek çok başka yolunu bulabilirsiniz. Tek kötü yanı mutluluğu sürdürmeniz gerekmesidir. Çünkü bağımlılık yapar.

7- Reddedilmek korkusu

Çoğu zaman kendi engellerimizi kaldırmak mutluluk yolunda ilerlemek için iyi bir yöntemdir. Mesela, reddedilmek korkusu ile pek çok işe girişmemek daha başta mutsuzluk getiren engellerden biridir. Size çok çekici gelen birine yaklaşmak zor gelebilir. Eğer sizi terslerse dünyanın sonu gelecekmiş gibi gelebilir. Oysa bu düşüncelerinizi kafanızdan atıp, onunla tanışıp en azından denemeden bunu bilmenize imkan yoktur. Ayrıca dünyada milyarlarca insan var. Birkaçı sizi reddetse ne olur ki? Geriye milyarlarca insan var. Bir olmazsa, diğeri olur. Denemeden başaramazsınız. Ancak burada da sorun başarılı oldunuz diye, mutlu olmanızın garantili olmamasında. Birlikte mutlu olmak için emek harcamadığınızda mutlulukta da başarısız olmak mümkün. Yine de, tekrar tekrar denemeden mutlu olmaktan vazgeçmemek bizden öncekilerden alabileceğiniz bir ders.

8- Başarısızlık korkusu

Kimse birden bire başarılı olmaz. Emekleyen bir bebek ilk adınlarını atmaya başladığında sıklıkla yere düşer. Şüphesiz canını yakan bu deneyim nedeniyle yürümekten vazgeçmez bebek. Aksi taktirde hayatı boyunca güvenli bir şekilde emeklemesi kaçınılmaz olur. İşte aynı nedenle tekrar tekrar denemek bir işi daha iyi yapmak için en önemli gerekliliktir. Daha iyi öğrendiğiniz bir işi zamanla daha iyi yaparsınız. Ya da hiç bir şekilde ilerleme şansınız olmayan bir işi değiştirip başka bir işte başarılı olana kadar yeniden denemek sonunda başarılı olmanızı sağlayabilir.

9- Başarı ile mutluluk 

Dünya, kendi işini en güzel yapan ve bununla bağlı ya da bağsız olarak mutlu olabilen iyi örneklerle dolu. İlla tüm dünyanın sizi tanıması gerekmiyor. Pekala, yeteri kadar kazanç sağlayabilen bir ayakkabı ustası da çok mutlu olabilir. Çocuklarını üniversitede okutabilir. Mutlu bir yuvası olabilir. Zaten ün ya da para ile mutluluğun sağlıklı bir bağlanısı olduğunu söylemek o kadar da kolay değil.

10- Vazgeçmeyin

Belki en tırt başlık "vazgeçmeyin" oldu. Üstelik yukarılarda da tekrar etmiştim. Ancak ister başarılı olma, ister mutlu olma konusunda verilecek en iyi öğüt vazgeçmemek. Vazgeçtiğinizde her iki hedefe de ulaşmak mümkün olmaz. Bu nedenle umudunuzu yitirmeden çaba gösterin. Ne kadar çabalar ve acılı deneyimlere katlanırsanız o kadar iyisine ulaşabilirsiniz. Kimi siyasetçiler gibi yapın. Başarılı ya da mutlu olmak için yapmanız gerekenleri gerçekleştirirken önünüze aşılmaz gibi engeller çıktığında durun ve soluklanın. İlk fırsatta yeniden deneyin. Bir, ikisinde olmasa da ücüncü ya da dördüncü denemede istediğinizi elde edersiniz. Tabi bunu yaparken yine de siz evrensel etik kurallarına dikkat edin. Sonra hesabını veremeyeceğiniz bir hareketinizin, bir gün tepki alabileceğini unutmayın.

----------------------


Okumak İçin Güzel Bir Gün!
Mutluluk Saçan Işık: Çoğu Bilim Kurgu, Bazıları Sadece Kurgu Hikâyeler isimli kitabımı okumaya ne dersiniz?
Ben yazdım diye söylemiyorum çok sürükleyici ve elinizden bırakamayacağınız bir öykü kitabı.
Sadece Google Kitaplar'da satılıyor.


26 Nisan 2019 Cuma

Bilimsel Düşünce Neden Önemlidir?

İnsanın beyni harikadır. Sadece kendini ve çevresini anlamakla kalmaz. Var olmayan nesneleri, düş ürünü canlıları, yerleri, paralel evrenleri soyut olarak düşünebilir. Dahası soyut kavramları kkendi içinde taklit edebilir (simülasyon). Bunları diğer insanlara aktarabilir. Düşlemek eylemi yaratıcılığın ve yeni teknolojilerin öncülü olmuştur.

Albert Einstein "Yaratıcılık bulaşıcıdır." demiştir. Sadece teorik fizikçi değil, aynı zamanda bir düşünür olduğunu gösteren pek çok düşüncesi günümüze gelmiştir. Bu söz insanların birbirinden daha ilginç fikirler ve ürünler üretebildiğinin göstergelerinden biridir. En basitinden insan, "Başkaları yapabiliyorsa ben neden yapmayayım?" diye sorarak yaratıcı bir akıl durumuna geçebilir. Değişmez yazgıcı, verilenle yetinen, sorgulamayan zihinlerin ise bu zincirleri kırabilecek bir devinime ihtiyaçları var.


Karen Armstrong, Tanrı'nın Tarihi isimli kitabında Yahudilik, Hristiyanlık ve bunlar kadar olmasa da Müslümanlığın kişiselleştirilmiş bir Tanrı düşüncesini geliştirdiklerini söyler ve ekler "... kişilik sahibi bir Tanrı tehlikeli olabilir. Bizi sınırlarımızın dışına çekmek yerine memnuniyetle onlar içinde kalmaya teşvik edebilir, bizi acımasız, katı, kendinden memnun ve "O"nun sanıldığı gibi tarafgir yapabilir". İşte, insanın içinde bulunduğu daireden çıkıp, şeytanla yüzleşmesi gereken yer burasıdır. Ancak bu şekilde, yeni düşünceler, hayaller ve güzel, yeni bir gelecek yaratabilir. Gelişmenin ve yenilikçi düşüncenin ve hayal gücünün önüne hiç bir engel konulmamalıdır.

Interstellar Filmi Kara Delik Sahnesi
Yaratıcılığın güzel yanı; o an için yapılamayacak şeyleri de düşünebilmenin mümkün olmasıdır. Ulaşması, ışık yılları ile ifade edilebilecek mesafelerdeki yıldız sistemlerine gitmek şimdilik mümkün olmayabilir. Ancak bunu yapabildiğimizi düşlemek hiç de imkânsız değildir. "Aman nasılsa gitmek mümkün değil!" diye ucunu bırakmak az da olsa yapılması olası olan bir teknolojiye hiç başlamadan veda etmektir. Hem uygarlık üst üste konulan tuğlaların büyük bir duvarı oluşturması ile buluşların bir biri ardına eklenmesi ile oluşan bir bilgi birikimidir.

Boş verip, üretmeyi ve geliştirmeyi "durdurmak" ile ilgili en güzel örnekleri kendi yakın tarihimizde görebiliriz.
Devrim arabası, Kapattığımız uçak fabrikamız, Aselsan tarafından üretimi durdurulan cep telefonumuz aklıma gelebilen en yakın örnekler. Eğer uçak üretebiliyorsanız bunu geliştirebilirsiniz. Günden güne daha iyisini yapabilirsiniz. Belki ilk üretiminiz düşündüğünüzün çok gerisindedir ama üreticisinizdir. Zamanla rekabet edip, ürünü geliştirip diğer tüketicilere de satarak, araştırma ve geliştirme için ihtiyacınız olan kaynakları da sağlayabilirsiniz. Bunu boş verip, “aman nasıl olsa daha iyisini daha ucuza mal eden var. Onlardan alalım” dediğiniz anda üreticilikten çıkıp, tüketiciye döndüğünüz gibi. Teknoloji mallarını bir kenara bırakın, soğanı bile üretmekten vazgeçince başımıza gelenleri gördük. Raflarda elinizi bile sürmekten çekindiğiniz küflü soğanları satın almaya zorlandığımız 2019 kışını unutmamak lazım.

Bilimsel düşünce araştırmaya ve sorgulamaya dayanır. Hiç bir gerçek kavram yalanlanmaz değildir. Bugün gerçekler olarak önümüzde hazır bulunan ve kabullendiklerimiz bile henüz fark etmediğimiz bazı farklı özellikler taşıyor olabilirler. Bunu fark etmenin yolu araştırmaktan geçer. On ikibin yıl öncesi ile günümüz arasında Dünyanın bize sağladıkları hammaddeler arasında bir fark yoktur. Eğer araştırma ve sorgulama yapmasaydık hala boş vakitlerimizi granit bloklarına şekil vererek geçiriyor olabilirdik. Oysa henüz 100 yıl önceki atalarımızın çok küçük bir kısmının ancak hayal edebilecekleri bir yaşantımız var. En basitinden bu yazıyı ekranda okuyor olmamız bile bunun kanıtı.

Kanıt demişken, bilimsel düşünce bir olguyu ileri sürdüğünüzde bunun kanıtlanabilir olmasını sorgular. Deneyler yinelendiğinde aynı sonuçların alınması gerekir. Üstelik olmuyorsa "yoktur!" diye kestirip atmaz. Konuya bilinmeyen, araştırılan bir konu olarak yaklaşır. Örneğin karşıtlar tarafından durmadan eleştirilen Evrim Kuramı içerisinde eksik ve boşluklar barındırabilir. Ancak bağlantıları fosil kanıtlar ile belgelenmemiş eksik parçalar için araştırmaya devam eder. Bilimsel düşünce insan dimağının çok kısa süren (50-90 yıl kadar) canlılık süresinin bilinen bütün bir evrenin bilgisini kavramakta zorlandığından da haberdardır. Yine de araştırıp geliştirmekten vazgeçmez. Zira bugünkü bilginin binlerce yıllık insanlık tarihinde zorluklarla elde edildiğini ve birikim olduğunu bilir.,


Bilimsel düşünce daha iyi, daha mutlu ve gelişmiş bir Dünya ve insan istiyorsak önemlidir. Aklınıza bir dogmalara boğulmuş mutsuz, huzursuz toplumları getirin. Bir de gelişmiş, mutlu ve huzurlu olanları. Hangisinde yaşamak istersiniz? Bu sorunuzun cevabı, neden bilimsel düşüncenin önemli olduğunun da cevabıdır.

Esen kalın.

----------------------


Okumak İçin Güzel Bir Gün!
Mutluluk Saçan Işık: Çoğu Bilim Kurgu, Bazıları Sadece Kurgu Hikâyeler isimli kitabımı okumaya ne dersiniz?
Ben yazdım diye söylemiyorum çok sürükleyici ve elinizden bırakamayacağınız bir öykü kitabı.
Sadece Google Kitaplar'da satılıyor.
Okumak için tıklayın!

22 Mart 2019 Cuma

Kilo Vermek İçsel Bir Yolculuktur


İnsan orta yaşlarını yaşıyorsa vücut daha kırılgan ve savunmasız oluyor. Gençken kapınızı tıklamayan tonla hastalık tepenizde "Demokles'in Kılıcı" gibi sallanıp duruyor. Hele bir de moral olarak çökmüş ve stresli bir hayat sürüyorsanız durumunuz kötü. Bilimsel çalışmalar erken yaşta emekli olanların daha uzun yaşadıklarını gösteriyor. Özetle, 50 yaşında emekli olan biri ortalama 85 yaşına kadar yaşayabilirken, 65 yaşında emekli olan biri ortalama 66,5 yaşında sizlere ömür oluyor (bkz. ilgili makale).


Sağlıklı olabilmek için kuşkusuz tek gereken erken emeklilik değil. Vücudunuza da olabildiğince iyi bakmanız gerekiyor. Stresten uzak ve kafanızı sizi öldürecek düşüncelerden ve vesveselerden uzak tutabilmek yanında spor ve uygun kiloya sahip olmak da önemli. Örneğin eğer yaşınız, cinsiyetiniz ve boyunuza göre kilonuz fazla ise bu sizi daha kolay hasta olabilir bir hale getirebilir.

Son bir iki ayda biraz kilo verdim. Yaklaşık on kilo kadar. Aslında uzun zamandır kilo vereyim ve zinde kalayım diye çabalayıp duruyordum. Domuz gribine yakalanıp yaklaşık yirmi gün kurtulamayınca iştahım kesildi ve homini gırtlak yemek yemeyince de 4 kilo kadar verdim. Oysa yıllardır yürüyüş yapmama rağmen durmadan kilo almaya devam etmiştim. Böylece biraz kendimi frenleyerek kilo verebileceğimi gördüm ve devam ettim.


Başlıkta espri de yapmış olsam kilo vermek de midede değil, kafada bitiyor. Gece saat onbir gibi "git bir şeyler ye" diyen sesi ikna etmeniz gerekiyor. İşte o kısmı için gerçekten bilge bir yanınızın, "açııııım" diye ağlayan çocuk kısmınıza söz geçirebilmesi gerekli. Pek çok eski öğretinin söylediği gibi "ne arıyorsanız arayın onu kendi içinizde arayın" sözü burada da bir kez daha kendini doğruluyor. Boşuna, hekimden modifiye diyetisyen'lere bakmayın. Onlar da oradan buradan okudukları öteberiyi cilalayıp, satıyor. Ne b.k yerseniz yiğin be! diyen birine ihtiyacınız yok. Yine de mesleğini hakkıyla yapan bir diyetisyenden yardım almanız iyi olur. İyi bir diyetisyen gözetiminde sağlığınızdan kaybetmeden, kilo kaybedersiniz.

Zayıflamanın en kolay yolu az yemek. Harcadığımızdan az kalori aldığınızda, vücut yedekteki birikimleri kullanır. Zayıflarken, vitamin takviyesi yapmak akıllıca olabilir! En önemlisi de 3 ay uğraşıp, zayıfladıktan sonra o kiloları geri almamak için harcadığınız kadar kalori almak. Böylece vücut yağ biriktirip, şişmez. Bunu uzun bir süre kararlılıkla yaparsanız, vücudunuz da ona göre kendini ayarlayıp yavaş yavaş yeniden kilo almaz. Ama yine de her şey size bağlı.

Söylemesi kolay da olsa uygulamak için katı ve kendi kendine söz geçirebilen bilge bir yapınız olması lazım. İşte bu nedenle kilo vermek içsel bir yolculuktur.

------------------------------------------------------
Öykü Kitabım Google Play'de satılıyor!

 Oturup bir kitap yazdım. İçerisinde büyük bölümü bilim kurgu hikayeler var. Tek derdim okuma alışkanlığının düşük olduğu Günümüz Türkiye'sinde hikayelerin gözden kaçıp yok olmaları. Ben bu hikayelere şevkat gösterdim. Siz de okuyun beğeneceksiniz. Teşekkür ederim. Sevgiler. Burçak Çubukçu   




6 Şubat 2019 Çarşamba

indir.com Yurtdışına Açıldı

Türkiye’nin popüler teknoloji sitelerinden biri olan indir.com yurtdışına açıldı. 

2011 yılında Windows programları ile sektöre giriş yapan site daha sonra ihtiyacın artmasıyla birlikte Mac, iOS ve Android içeriklerine de yer vermeye başladı. Böylece yazılım, uygulama ve oyun indirme alanında Türkçe en büyük kaynaklardan biri haline geldi. Güncel teknoloji haberlerini de takip edebildiğiniz site, artık İngilizce de yayın yapmaya başlıyor.

indir.com neler yapar?

İmza İnternet Teknolojileri’ne bağlı olarak yayın hayatına devam sitede bugüne kadar 100,000’den fazla Türkçe içerik üretildi. Bunun yaklaşık 81.000’ini program ve uygulamalar hakkındaki içerikler, geri kalanını ise teknoloji haberleri oluşturuyor. Bir süredir İngilizce yayın yapmak için hazırlık yapan indir, şimdiden 1.000’in üzerinde İngilizce içeriği sahip ve kısa bir zaman içinde bu sayıyı 20,000’e çıkarmayı hedefliyor. Sitenin İngilizce versiyonuna en.indir.com adresinden ulaşılabiliyor.
Hasan Yaşar
Türk Girişimcilere Destek Özellikle Türk girişimcilerin yurtdışına yönelik yazılımlarına ve uygulamalarına öncelik verdiklerini dile getiren İmza Teknolojileri Kurucu Ortağı Hasan Yaşar; “İmza Teknolojileri olarak Türk girişimciler tarafından hazırlanan projelerin yabancı pazarda tanıtılmasına katkı sağlamak istiyoruz. Türk yazılım ve oyun projeleri yurtdışında ne kadar başarılı olursa, sektörümüz o kadar genişler.” diye ekledi.
İngilizce içerik üretmenin yeni bir tecrübe olacağını, bu alanda elde edilen bilgi ve tecrübeler doğrultusunda başka dillerde de yayıncılık yapmayı hedeflediklerini belirten Yaşar; “Bugüne kadar indir.com’u hazırlarken birçok insanın ve kurumun desteğini kazandık, yurtdışı sektörüne açılma sürecinde de bu desteklerin devamlılığının geleceğine inanıyoruz. Yanımızda olan herkese teşekkür ederiz.” diyerek sözlerini noktaladı.

indir.com'un bu doğru hamle ile dünya çapında çok başarılı olmasını diliyorum.

Hıyar Kokusu (küçük hikaye)

Yazın en sıcak zamanı. Temmuz devrilip, Ağustos yönetimi ele almış. Evin içi direkt güneş aldığından "yanıyür". Telaşla FT8 yapan ...