23 Şubat 2008 Cumartesi

Fujifilm Finepix S5700

Fotoğraf çekmek ile iyi fotoğraf çekmek arasında dağlar kadar fark vardır. İyi fotoğraf çekmek için, iyi görmeniz ve anı yakalamanız gerekiyor. E tabi bunun için de iyi bir fotoğraf makinesine ihtiyacınız var. Bu kadar çok marka ve çeşit varken nasıl tercih yapabiliriz? Çok paranız varsa, gidin en pahalı olanı alın. O kadar basit. Peki bütçeniz kısıtlıysa ne yapacaksınız? Öncelikle elinizdeki ile en iyisini almayı denemek akıllıca olur. Ancak tabi ki zengin biri kadar şanslı değilsiniz. Önünüzde 10'larca seçenek ve kafa karışıklığı olacak. Neyse ki internet biraz da olsa yardımıza koşabilir. 1000'lerce sayfa inceleme, reklam ve yalan yanlış bilgi. Kısacası işiniz zor. En iyisi kullananlar ne demiş bir bakmaktır. Kolayca fikir verir. İşte aşağıda kullanıcıların görüşlerinden oluşturulmuş bir iyiler kötüler listesiyle Fujifilm Finepix S5700. Gerçekten güzel fotoğraflar çektiğinizi düşünüyor ve paranız da istediğiniz kadar iyi bir DSLR almaya yetmiyorsa bu fotoğraf makinesine bir bakmakta fayda var. 7.1 Mp çözünürlük artık raflardan kalkmaya başlasa da, oldukça iyi kalite fotoğraf çekebileceğiniz bu makine hoşunuza gidecek özelliklere sahip. İyi yanları: 10x zoom yapabiliyor. Fiyatı makul sayılabilecek seviyede. İnternette satış yapan mağazalarda 470 YTL. SD veya xD kart ile kullanılabilir. Optik zoom film çekerken çalışıyor (pek çok amatör makinde çalışmaz). Pil konusunda tasarruflu (iyi şarjlı pillerle 500 çekime kadar). Gövde malzemesi güzel, ele iyi oturuyor. Makro ve süper makro ayarları başarılı. Elle ayarlar konusunda pek çok seçenek var. Kötü yanları: Sarsıntı önleme çok başarılı değil. Elle ayarlayarak çekim yapmak zor. Keskin fotoğraflar çekmekte zorlanıyor (odaklama problemli). Film çekimi yaparken karanlık ortamlarda kötü sonuçlar veriyor. Çekilen fotoğraflarda kontrast fazla ve renkler aşırı doygun olabiliyor.

20 Şubat 2008 Çarşamba

Rüzgar Enerjisi Teknolojisi

Nükleer santral yapımı için 21 Şubat 2008'de firmalara yönelik davet ilanına çıkılıyor. Bakalım bu teknolojiden ne zaman faydalanmaya başlayacağız ve ülkemiz için iyi kötü ne tür etkileri olacak? Ancak alternatif enerji üretim tekniklerinden Rüzgardan enerji üretimi biraz es mi geçiliyor ne?
Rüzgar enerjisinin önemli avantajları var. Özellikle doğal dengeye önemli bir zarar vermemesi, atık ürün bırakmaması dikkat çekici. Türkiye'de neden bu teknoloji yeterli derecede kullanılmaz? Biz batılı ülkelerden daha mı akıllıyız da durmadan kömür, doğalgaz vs. tüketerek elektrik üreten otoprodüktör yatırımları yapıyoruz? Ya da nükleer reaktörler yapmak enerji sorunumuzu çözebilecek tek yol mudur? Yanlış anlaşılmasın, örneğin nükleer reaktör yapımı kaçınılmaz olabilir belki. Buna bir diyeceğim yok. Peki rüzgar esip dururken, biz de ardından bakmasak nasıl olur?
Mesela şu aşağıdaki fotoğrafa bir bakın.
Bu, dünyanın en büyük rüzgar gülü. Enercon E-126. Almanya 'da Emden yakınlarında Şubat 2008 başında inşaatı tamamlanmış. Büyüklüğünü anlatabilmek için rotor çapının 127 metre, türbini ayakta tutan yapının da 135 metre olduğunu belirteyim.
Peki bu dev tek başına ne kadar elektrik üretiyor dersiniz? Tam 5000 eve yetecek kadar. 7 megawatt'tan fazla! Yıllık olarak 20 million kilowatt saat.
Bu teknolojinin çok zor ve üretilmez olmadığı belli. Üstelik dönerlerken de ne kadar hoş görünüyorlar, İzmir Çeşme'deki rüzgar türbinlerini görenler bilir.
Bu tür temiz enerji üretme imkanlarını değerlendirmek sizce de akıllıca olmaz mı? Ne dersiniz?

17 Şubat 2008 Pazar

Datron TW7A

Bizzat 2 aydan fazladır denediğim (kullandığım) Datron Marka TW7A serisi dizüstü bilgisayardan bahsetmek istiyorum. DATRON markasını kısaca anlatayım. Bu markanın ürünleri Ufotek tarafından yurtdışında ürettiriliyor. Modemden LCD Televizyona kadar geniş bir ürün yelpazesi var. 2-3 yıl içerisinde satılan Datron marka taşınabilir bilgisayarlar, özellikle kasalarının kalitesi konusunda ciddi eleştiriler almakla birlikte, servis ve destek konusunda HP gibi büyük firmalar kadar olmasa da kullanıcılarda olumlu izlenim bırakabilmiştir. TW7A modelinin kasası her ne kadar 1. sınıf olarak nitelendirilemese de daha önceki modeller için alınan eleştiriler değerlendirilip üretilmiş olması ihtimali yüksek olduğundan, daha iyi kasa ve görünüm sunuyor. Koyu siyah metalik parıltılı üst kapakta yer alan Datron yazısı güzel görünüyor. Aslında benim aldığım model tam olarak Datron Aero TW7A Intel Santa Rosa C2D 2.0GHz 1024MB 160GB DVD+-RW (Kameralı). Fiyatı şu anda Mavi Bilgisayarda 1250 YTL (KDV Dahil). Ancak tam olarak aynısı olmasa da başka satıcılarda da benzeri modelleri üç aşağı beş yukarı bulmanız mümkün. Yazının duygusal kısmını burada kesip özelliklerine bir bakalım isterseniz. Ağırlığı 2.7 kilo. Pili ise en azından 2 saat kadar idare ediyor. İşlemcisi Intel T7250 bu serideki diğer işlemcilerin 4 MB işlemci önbelleğine sahipken bu işlemcideki önbellek 2 MB bu durum işlemcinin fiyatını daha alınabilir kılıyor. Özelik detayları: 4 Usb, 1 firewire (IEEE 1394), S Video, Ses için giriş çıkışlar, 1Gbps Ethernet, RJ 11 modem bağlantısı, Yeni tip monitör çıkışı (eski vga tipi değil) (MS/MS PRO/MMC/SD) Hafıza Kartı okuyucusu, 8 hızlı DVD yazıcısı, Bluetooth Kablosuz Ağ (a, b, g) bağlantısı, Webcam 160 Gb Sabitdisk. 800MHz FSB Intel PM965 + ICH8M Chipset 15.4 inc TFT-LCD WXGA Glare 1280 x 800 ekran Bir de yan tarafta genişleme soketi var ama kullanabilmek için uygun bir kablo bulmak mümkün mü bilmiyorum. En önemli özelliklerinden biri Nvidia 8400 256MB ekran kartına sahip olması. Bu MS Vista işletim sistemi Aero arayüzü, güncel oyunlar, mühendislik uygulamaları için oldukça yeterli. Hafızası kendinden yani sistemden paylaşıp belleği azaltan cihazlardan değil. Bu sırf oyun oynamak amacıyla masaüstü alan meraklıları çekebilecek bir özellik. Hafızası ise standart olarak 1 GB geliyor. Ancak 45 YTL civarına 1 GB daha almak işletim sisteminizi rahatlatacaktır. Santa Rosa platformu oldukça yeni ve fsb hızı 800 Mhz, bu anakartın bileşenlerinin kendi aralarında daha hızlı haberleşmesi anlamına geldiğinden iyi bir durum. Üzerinde free dos diye bir işletim sistemiyle geliyor. Bunun anlamı; istediğiniz işletim sistemini yükleyebiliyorsunuz. Vista sizi de pek çok kullanıcıda olduğu gibi rahatsız ediyor, çeşitli programlarla çalışmayıp mızmızlandığı için itiyorsa, bu makineye XP yükleyebilirsiniz. Ya da Linux severlerdenseniz kolayca onu da yüklemeniz mümkün ki, bu durum makineyi daha da çekici kılıyor. Windows XP ve Vista için gereken donanım sürücüleri makine ile birlikte verilen DVD'de yeralıyor. İşletim sistemi yüklenirken sürücülerde sorun çıkabiliyor, ancak bu sorunları makineye işletim sistemini aldığınız yerde yükleterek ya da teknik servisden sorarak kolayca aşabilirsiniz. Küçük bir detay daha: Üzerindeki bluetooth çipi sayesinde, destekleyen türde mouse (fare) kullanabilirsiniz. Böylece kablosuz farelerin oraya buraya takılan usb dongleları ile uğraşmanız gerekmeyebilir. Tabi 16 YTL'ye kablosuz fare alamak varken, bluetooth fareler 80 YTL civarına satılıyor o da ayrı bir ikilem. Bu bilgisayar Quanta Computer tarafından üretilmiş. Çinde yerleşik bu firma dünyada üretilen her 3 dizüstü bilgisayardan birini üreten firma. Bu eşlenik, bildik markalarla karşılaştırıldığında ve aynı üretici tarafından üretildiğini düşününce; verdiğiniz parayı da gözönünde bulundurduğunuzda bir miktar daha ek rahatma getiriyor (özetle, fiyat-performansı iyi). Gelelim kötü yanlarına: Öncelikle kullanırken kasası biraz daha özenli davranmayı gerektiriyor gibi, narin kolay çiziliyor. Hoparlörleri oldukça düşük ses veriyor. Ancak kulaklık ya da aktif hoparlörlere bağlandığında çok iyi sonuç alabiliyorsunuz (kulaklığı taktığınızda, yanılıp sesi kısmazsanız çok kötü oluyor). Touchpad düğmeleri daha kaliteli olabilirdi diye zaman zaman içimden geçiriyorum. Adaptörden beslenirken biraz fazla ısınıyor. Yanında taşıma çantası verilmiyor. Özetle, az bütçesi olup da iyi performans isteyen kullanıcılar için iyi bir tercih olabilir. Kalın sağlıcakla...

14 Şubat 2008 Perşembe

Canon Powershot A560, Ucuz, iyi bir başlangıç makinesi

Son zamanlarda fotoğraf makinesi almayan kalmadı. Her ne kadar cep telefonlarının fotoğraf çekme özelliğinden yararlanmaya çalışsanız da fotoğraf, fotoğraf makinesi ile çekilir. Peki bütçeniz sınırlıysa, alabileceğiniz iyi bir ürün bulmak mümkün mü? 250 YTL bütçe ile iyi bir giriş seviyesi amatör fotoğraf makinesine sahip olabilirsiniz. Canon PowerShot A560 2007 başlarında piyasaya sunulan bir ürün. Her ne kadar PowerShot 5xx serisinin sonu geliyor gibi görünse de, 4x zoom imkanı, 2,5 inchlik ekranı, 1/2000 shutter hızı ve 1600 iso değerine ek olarak 7.1 Megapiksellik çözünürlüğü bir amatörün pek çok beklentisini karşılayacak düzeyde. Kamera kullanımı son derece kolay. Hafif bir kamera. 640x480 modunda 30 kare/saniyelik hareketli sesli görüntü (video) çekimi yapabiliyor. Video kamera kadar olmasa da acil durumlarda ve Youtube benzeri sitelere göndermek için hazırlıklarda işe yarayabilir. Gelelim kötü yanlarına. Kamera iki adet AA pil ile çalışıyor. NiMH doldurulabilir piller ile fazla sorun yaşanmıyor ancak yanınızda yedek batarya taşımanızda fayda var. SD hafıza kartı söküp takmak için batarya bölümünü açmanız gerekiyor ancak pek çok kameranın aynı sorunu var. 800 üzeri iso, 1/2000 shutter değerlerinden çok fazla bir şey beklememek lazım. LCD ekran çözünürlüğü fazla değil ancak bir fikir vermek için iş görür. Piyasadaki pek çok kameradan çok daha iyi sonuç alabileceğiniz, ucuz, iyi bir seçim.

8 Şubat 2008 Cuma

Nüfus Kağıdı Tarih Olacak mı?

Geçtiğimiz günlerde nüfus sayımı sonuçları açıklandı. Yıllardan beri ilk defa evlerimize hapsolmadan sayıldık. Teknolojinin verdiği imkanlar kullanılarak eskiden sokağa çıkma yasağı ile hatırladığımız nüfus sayımı bu defa biraz daha kolay gerçekleştirildi.
Tübitak, bu konuda önemli bir adım atıp 2009 yılından itibaren kullanılmak üzere elektronik kimlik kartlarımızı hazırladı bile. Öncelikle bu kimlikler sağlık karnesi taşıma zorluğunu ortadan kaldıracak gibi görünüyor. Peki bu yapılanların bir adım ya da birkaç adım ötesinde neler yapılabilir? Mesela cebimizde bir kart taşımamız zorunlu mu? Hatta kredi kartlarımız dahil hiç bir kart taşımasak olmaz mı? Bence olur... Hatta ne güzel olur. Sanırım en önemli kolaylık, herhangi bir bürokratik işlemi bürokrasi olmadan gerçekleştirebilmek olur. Düşünsenize, örneğin: Bankamatiğe gittiniz ve sistem sizi parmak izinizden bir kerede tanıdı. Bunun için elinizi cebinize atıp banka kartını çıkartmanıza bile gerek yok. Fazladan güvenlik için: Adınızı söyleyin yeter. Yüz tanıma teknolojisi yüzünüzdeki belli noktaları ve bunların birbiri ile olan ilişkisinin matematik modelini tespit edip, bunu bilgi bankasından sizin kayıtlı vektörel bilgilerinizle karşılaştırsın. Gözünüzün irisinin taranması birkaç saniyede tamamlanabilecek işlemlere eklenebilir. Geriye, istediğiniz işlemi menüden seçmek kalıyor. İsterseniz bu bankamatikten bürokratik işlemlerinizi de halledebilirsiniz (tabi alışveriş merkezlerinde, her köşeye konulacak kiosklara gitmek zor gelirse). İşyerinizin yeni adresinin kayıtlara geçmesi için bunu ilgili menüden seçmek ve yeni adresinizi girmek yeterli olabilir. Şu anda bu işlemi yapmak için deve ve hendeği yanınızda götürmek ve günlerce işi gücü bırakıp koşuşturmanız bile yetmeyebilir. Tabi ki vücüt durumunuzu anlık kontrol eden sistem, olağandışı bir durum (Diyelim ki: Biri zorla size bir işlem yaptırmaya kalkıyor. Hızlı soluma, kalp atışınızdaki beklenmeyen bir değişikliği anlayıp gerektiğinde kolluk kuvvetlerini durumdan haberdar edebilir). Evinizdeki PC özel bir web sitesi sayesinde tüm işlerinizi evden yapmanızı da sağlayabilir. Üzerindeki web kamerası ile pekala yüzünüzü tanıyıp size gererken erişimi sağlayabilir. Güvenlik konusunda alınacak bir yol olmakla bile bu gün bile imkanı olan bir teknoloji bu. Tüm bunlar size bilim kurgu gibi mi geldi? Aslında şu andaki teknoloji ile yapılabilir. Nüfus kağıtlarının kısa süre içinde değişmesi gündemde. Daha küçük ve içinde bir chip (elektronik bir devre) olan kimlik kartları yakında cüzdanlarımızdaki yerini alabilir. Peki, teknoloji sadece bu kadarına mı imkan tanıyor? Yoksa daha iyisini yapmak mümkün mü? Bence mümkün. Üstelik günümüzün bildik teknolojileri bir araya getirilip bu amacı gerçekleştirmek için kullanılabilir. Peki bu teknolojiler neler? Bir envanterini çıkartalım mı? Birarada kullanılabilecek teknolojiler: Parmak izi tanıma, Yüz tanıma, İris tanıma, Ses tanıma, Sayısal kimlik doğrulama, Mobil imza, Mobese kameraları, Web Kameraları Yüksek güvenlikli, bilgisayar bilgi bankası ağı, Birarada tutulabilecek bilgiler: Vatandaşlık, sigorta sicil, vergi, ehliyet-araç (anlık araç kullanma ve kural ihlalleri takibi dahil), pasaport, kredi kartı, stö (dernek, vakıf) üyelikleri, oda kayıtları, okul bilgileri, özgeçmiş kayıtları, sağlık kayıtları, özel sigorta kayıtları, adli sicil kayıtları, tapu kayıtları, aile ve akrabalık kayıtları, adres ve telefon-email adres bilgileri, ölüm kayıtları. Kullanım alanları: Suçlu takibi, Anlık vatandaş envanteri, Sağlık sigortası işlemleri, Çok noktadan ulaşılabilecek vatandaşlık işlemleri: Örneğin pasaportunuzun süresini uzatma. Tamamen sanal ortamda, telefon, internet, kiosk aracılığıyla her türlü işler (bürokratik işlemlerin tümü, bankacılık, sigorta vs.) halledilebilir. Toplutaşım, taksi, otoyol ve köprü geçişleri. Oy verme işlemleri (oyverme yeri sınırı olmadan). Muhtemel Kötü kullanım: Kişisel haklar ve özel alan ihlali ihtimali. Birileri tarafından izlenme paranoyası içinde haklı endişe hali. Muhtemel hack olasılıkları ortadan kaldırılana kadar hayatınızın elinizden uçup gitmesi ihtimali. Bir iki klavye tıklamasıyla dünyanın en aranan katili olma olasılığınızın bulunması. (George Orwell'in 1984 kitabındaki öngörüler gerçekleşmemişti değil mi?) Tartışma: Gerçekleştirilebilir mi? Evet gerçekten istenirse neden olmasın? Bürokratik engeller, personel eğitimi, teknolojiyi bir araya getirmede yaşanacak zorluklar nedeniyle pek çok sorun uygulamacıların önünde kara bir engel olabilir. O kadar vatandaşın foroğraflarının sisteme yüklenmesi nasıl mı olur? Örneğin yakın zamanda yabancı ülkeye gidip geldiyseniz. Havaalanında fotoğrafınızı alan bir kamerayı farketmiş olabilirsiniz. Tüm devlet daireleri, bankaları, hastaneleri, hatta alışveriş merkezlerini fotoğraflama için kullanmak mümkün. Vatandaşlık numaranız ile fotoğrafınız eşleşti mi, başka bir işleme gerek olmadan sistem tarafından tanınmanız sağlanmış olabilir. Faydası: Sistem bir kere kuruldu mu: Son derece düşük maliyet gerektiren bir hayat. Personel giderlerinde ciddi azalma. Kontrol ve servis için son derece iyi uzmanlaşmış bir ekip. Akbil, geçiş cihazları, kredi, kimlik, pasaport gibi pek çok belgenin, dolayısıyla maliyetinin ortadan kalkması. Hatta garaj kapısının uzaktan kumandasına bile ihtiyaç kalmayabilir. Mobese kameraları suçluları zaten takip için kullanılıyor. Bu sistemle birleştirdiniz mi, takibi sizin için sistem yapabilir. Hatta (başlamışken iyice uçayım) diyelim ki, bir kamera aranan süpheliyi tespit etti. O bölge yakınında açık tüm telefonları belirleyip, süpheliyi sonraki iki, üç kamerada takip ettiniz mi eldeki telefonlardan hangisinin süpheliye ait olduğu bulunabilir. İster dinleyin, isterseniz neredeyse elinizle koymuş gibi gidip yakalayın. En büyük engel: Nasıl yapılacağını değil de, nasıl yapılmayacağını bize anlatacak zihniyet. Mevzuat. "Yok canım bu kadarı da olmaz" düşüncesi. Kalın sağlıcakla.

Masadaki Arkadaşlarım Aslında Kavanozda Yaşayan Birer Beyin Mi?

Bu aralar "Kavanozdaki Beyin" benzetmesi aklıma çok geliyor. Hepimiz aslında dünyadan olabildiğince yalıtılmış birer beyiniz. Bir ...