23 Mayıs 2015 Cumartesi

7 Aşamada Entelektüel Olun


Aydın olma böyle okuduğunu uygulayarak olsaydı ne hoş olurdu gerçekten değil mi? Entelektüel olabilmek için ne yelekler giymiş, ne heybeler taşımış bir milletin evladı olduğunuz için, yarışa zaten yelek boyu önde başlıyorsunuz. Bu avantajı iyi değerlendirin.

1- Kime Entelektüel Denir? Bir İnternet klişesi haline gelmiş olan Aldous Huxley sözünü hatırlayacaksınız: "Entelektüel, kendisine seksten daha ilgi çekici bir şey bulan kimsedir". Bu önermeye göre aydın olabilmek için öncelikle seksten uzak durmanız gerekiyor. Dolayısıyla evli erkeklerin büyük çoğunluğunu aydın saymamız gerekiyor. Bu arada, çoğu kadın için uyku sekse tercih edilen bir konu. Bu durumda bu kadınları da aydın sınıfına sokmamız gerekiyor. Aldous hangi şartlarda bu önermeyi yapmışsa fena çuvallamış olduğunu ileri sürebiliriz. Yani aydın olmak için seksten vazgeçmeniz gerekmiyor.

Aydın, okuduklarını hazmetmiş, bunlardan yeni düşünceler üretebilen, her konuyu sorgulayıp, irdeleyebilen ve yeniliklere ve yeni fikirlere açık, aynı zamanda barışçıl bireydir.

Tanımı hallettiğimize göre nasıl aydın olabileceğimizi ortaya koyalım.

2- Okuyun! Aydın olabilmenin birinci şartı bilgi sahibi olmaktır. Diğer insanların deneyimleri sizin deneyimleriniz ile birleştiğinde bilginiz artar. Çok okumak iyidir ama okuduklarınızı birikiminize katıp, onları kullanamıyorsanız bunun pek bir yararı olmaz. Yani bir kitap kurdu olup, edindiği bilgileri hayata geçiremeyen bireyler, güzel nutuklar atıp referanslar vererek konuşsalar da aydın olmayabilirler. Böylelerini bir çok hataları ele verebilir. Örneğin çevrelerindeki hayvanlara bazen de insanlara karşı nedensiz ve dayanaksız nefret gösterebilirler. Takım, siyasi parti, inanç konusunda fanatikçe ve kendi ayrımları ile oluşturdukları "öteki"lere karşı sert davranışları böylelerini ele verir. Pek çok ezoterik sistem öncelikle böyle aşırılıkları ortadan kaldırarak kişisel gelişim sürecini başlatır.

3- Tanıyın. Bakmak ve görmek arasındaki ayrımın sınırı "tanımak" ile başlar. Pek çok hayvan aynadaki görüntünün kendisi olduğunu algılayamaz. Hayatında gemi görmemiş yerlilerin uzaktaki gemileri denizin dalgaları olarak algıladıkları palavrasını da duymuş olmalısınız. Bunun doğru olabilmesi için yerlilerin küçük kanolarla avlanmıyor olmaları gerekir ki deniz kenarında yaşayıp bunu yapmamış olan bir insan topluluğu bulunması olasılığı, Hindistan diye bilinmeyen bir kıtaya ulaşma olasılığından daha düşüktür. Baktığınız objeyi tanıyıp kavramak, karşınızdaki kişiyi davranışlarını öngörebilecek kadar iyi okuyabilmek için tanımak gerekir. Öncelikle de kendini tanımayı becerebilmek en önemli dönüm noktalarından birisidir. Kendini tanımak basit gelebilir. Oysa en basit bir korkunuzun, endişenizin nedeni yıllar önce çocukluğunuzda yaşadığınız bir deneyim ya da genetik mirasınızdan kaynaklanıyor olabilir. Derinlerdeki nedeni bulana ve anlayana kadar bu durumdan kurtulmanız mümkün olmayabilir.

4- Sorgulayın. Fikirler, ideolojiler, dogma sorgulandığında zayıf ve eksik yönlerini ortaya döker. Sorguladıkça daha doğru olana ulaşma yolunda mesafe kaydedebilirsiniz. Bilim de yalanlanmak üzere sonuçlar ortaya koyar. Bilimde de daha ileri düzeye çıkabilmek ancak sorgulamak ile gerçekleşir. Newton fiziğinden, Einstein fikirlerine ve Quanum Fiziğine hep denemeler ile ulaşılabilmiştir. Fizik kurallarının makrokozmos ile mikrokozmosta değişik olması böylesi bir metodoloji olmadan anlaşılamazdı. Dahası Kilisenin "dünya merkezli evren" fikri sorgulanıp doğru olup olmadığı araştırılmasaydı şimdiki bilgi düzeyine erişmemiz mümkün olmazdı.

5- Sevin. Sevgi mutluluk veren bir düşünce durumudur. O nedenle daha sakin ve insancıl kararlar almanızda etkisi olur. Bir başka insanı, hayvanları ya da doğayı daha da iyisi hepsini birden sevebilirsiniz. Sevgi kusurları daha kolay kabullenmenizi sağlar. Dolayısıyla kabulenilemez gibi gelen durumlar belki de sevgi ile küçük detaylar haline gelebilir. Burada bıçak sırtı bir durumu da belirtmek lazım. Sevgi kolayca köreltebilir. Bu durumdan kaçınmamanız halinde istenmeyen sonuçlar almanız işten değildir. Severken karşınızdaki ile arada akıl süzgecini bulundurmayı ihmal etmeyin. Kalbinizle değil beyninizle sevin.

6- Empati iyidir. Kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koyun. Böylece en basitinden karşınızdakine haksızlık etmemiş olursunuz. Size davranılmasını istediğiniz gibi karşınızdakine davranın. Şevkat ve anlayış gösterdiğiniz kişilerden genellikle aynı tepkileri alırsınız.

Başımdan yakın zamanda geçen bir olayı kısaca yazayım. Eve yaklaştığım sırada her mecburi duruşumda arkadan korna çalıp, farlarını yakıp söndüren taksi şoförü ile bir süre evin önüne gelene kadar arkalı önlü gittik. Evin önündeki park yerine geri geri girmem gerektiğinden o sabırsız sürücüye bunu belirtmem gerekiyordu. El frenini çekip arabadan inip yanına gittim. Kendisine konuyu kısaca söyleyip kibarca izin istedim. Bir anda o sabırsız sürücü gitti yerine tabi buyrun diyen kibar biri geldi. Hemen arabama dönüp park ettim ve yolu açarken teşekkür de ettim. Bana iyi akşamlar deyip giden sürücünün birkaç dakika önceki halinden eser kalmamıştı. Kötü bir gün geçirip belki de bu yüzden tepki veren birini kazanmak için iyi davranmak yeterli oldu. Tavsiye ederim. En azından arada sırada işe yarayabiliyor.

7- Kesin sınırlardan uzak durun. Kimi zaman en önemli sınırlar, gerçekte var olmayan ama bizim kendi kendimize ortaya çıkardıklarımızdır. Kendinize kesin sınırlar koymayın. "Kesinlikle böyle bir şeye dayanamam, ya da kabul edemem" gibi. Dünya siyah ve beyaz damalardan oluşan bir oyun tahtası değildir. Bu iki rengin arası bile milyonlarla ifade edilebilecek diğer renklerle doludur. Uzaktan bakıldığında ise hepsi bir arada belki de gri gibi görünebilir. Yani mutlak iyi ya da kötü diye bir şey yoktur. Bu nedenle başınızdan geçen deneyimleri bu çerçevede algılayın.

Dünya ve insanlık için pek çok iyi şey yapmak istiyor olabilirsiniz. En iyisi işe kendinizi iyileştirmekle başlayın. Aydınlanın. Sizin için küçük ama dünya için büyük bir adım olabilir ;)

12 Mayıs 2015 Salı

Bilgelik Tehdit Altında!


"Zeka doğanızdan gelir. Akıl ise edinilir. Arkasına bilgelik de eklerseniz, kamil oldunuz. Yazmak kolay, yapmak zor ;)" link

Teknolojik gelişme ve İnternet ile gelen küresel köy kavramları Bilgelik için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Bilgelik nedir?
İnsan doğası gereği belli bir zeka kapasitesi ile doğar. Yaşamı boyunca bu ölçülebilir zeka seviyesi sınırlı olarak değişebilir. Yani bilmemne bitkisinin kökü, bir diğerinin sapı yenerek geliştirilemez. Kimi çevresel etkenler ile azalıp çoğalabilir. Örneğin bir yerde Amerika'da askere alınan bireylerin IQ'larının 10 puan kadar azaldığını okumuştum. Ancak sanırım, zeka seviyesini belli sınırlar dışında değiştirmek pek olası değil. Akıl ise edinilir. Örneğin okuyarak işe başlayıp bunlardan yaptığınız çıkarımlar sizi daha akıllı yapabilir. Ne okuduğunuz ya da ne kadar okuduğunuzdan çok, bunlardan edindiğiniz bilgileri içselleştirdiğiniz seviyede daha akıllı olmanız mümkündür. İyiye kullandığınız zekanız, aklınız ve gücünüz sizi bilgeliğe ulaştırır.

Kısaca kemale ermek için kendini geliştirmek sizi bilgeliğe ulaştırabilir. Tüm toplumun bilgeliğe ulaşması ise pek mümkün olamamıştır. Zeka, akıl, iyilik ve güç bileşenlerinden biri olmadığında ya da yetersiz kaldığında bilgelik mümkün olmaz. 

Kadim uygarlıklarda bilgelik için uğraşılmış, bilgelik yolunda ilerlerken edinilmesi gereken pek çok özellik ve bilgi hak etmeyenlerden uzak tutulmuştur. Bilgi onu iyilik ile kullanmasını bilmeyen bir kişinin elinde kolayca kötülük adına kullanılabilecek ve çirkin sonuçlara neden olabilir. Oysa güç kemale ermiş bir kişinin elinde güzel sonuçlar doğurabilir. Tarihteki iki isim güzel örnek olabilir buna. Hitler ve Atatürk. Hitler elindeki gücü insanlığın kötülüğü için kullanmış bilgiye sahip olmanın iyilik ile bir arada kullanılmadığında çirkin sonuçlar doğurduğunu göstermiştir. Adı gibi kamil bir kişi olan Kemal Atatürk ise zekasını, aklını ve gücünü bir milletin iyiliği için kullanmış ve güzel bir sonuca ulaşmıştır. Her ikisi de arkasından büyük insan topluluklarını sürüklemiştir. Biri felakete, diğeri ise mutluluğa ulaştırmıştır takipçilerini.

Tüm gelişmelere, teknolojiye ve bilgimize rağmen iyilik ve kötülüğün savaşı sürüyor. Kötü yanı, savaşın kazanan tarafı olmayabilir. Bilgelik, uygarlık tarihimiz boyunca olduğu gibi şimdi de tehdit altında.

Bilgelik tehdit altındadır. Bu yeni bir şey değildir. İnsanlık tarihi boyunca bu böyledir. Bir gün bunu değiştirebilir ve bilgeliği genel kabul gören ve ulaşılmak için çaba sarf edilen bir hale getirebilirsek insanlık için daha mutlu yarınlara ulaşabiliriz. Aksi ise belki de yok oluş ile sonuçlanan bir başka hikaye olabilir.

Daha fazlası için okumalık öneri: Fermi Paradoksu Vikipedi, Felsefe Taşı, Herkes Nerede?

7 Mayıs 2015 Perşembe

10 Madde Oku Hayatın Değişsin - 6


Hayata Dair Küçük El Kitabı" binlerce küçük öneri getiriyor. Bunlardan bir kısmını açıklamaya çalıştım. Bu 6. ve son kısım. Bu diziyi diğer önerilerle devam ettirmememin başlıca nedeni kendi hayatımızda önerilerden çok deneyimlerimizin akılda kalıcı olduğu. O nedenle deneyinlerinizen ders almayı unutmayın deyip son 10 öneriye geçiyorum.

İrademizi ve kendimizi kontrol etmek zordur. İnsanın kendisiyle vermesi gereken savaşın kazananı yine kendisi olur.

1- Sarhoşken kimseye görünme. Eğer madde bağımlısı olduysanız zaten bununla yaşamayı öğrenmişsinizdir. Bu durumda bu durumdan kurtulmak için kendi isteğiniz gereklidir. Buradaki kasıt arada sırada bu duruma düşenler ile ilgili. Hangi nedenle olursa olsun içerken ölçülü olmanız ve kendinizi kontrol edemeyecek kadar alkol almamanız gerekir. Az çok bu sınırı bilirsiniz. Biraz rahatlayıp, keyifleneyim derken ipin ucunu kaçırıyorsanız, yapmayın. Buradaki görünmemekten kasıt eve girip kendiniz kilit altına alıp, şişenin dibini görmek değildir. Sadece sarhoş olmayın ve sonucunda da böyle bir durumda kimseye görünmeyin şeklinde anlaşılmalıdır.

2- Sigaradan arınmış bir yaşama ve çalışma alanı yarat. Sigara içiyor da olsanız çevrenizdekilerin temiz hava soluma hakkına saygı göstermeniz gerektiğini unutmayın. Aslında ihtiyacınız da olmayan bu madde bağımlılıktan kurtulmak daha yüksek bir hayat kalitesiyle yaşamanıza yol açacağı için bu zararlı alışkanlıktan uzak durmak için elinizden geleni de yapın. Ancak işinizin hiç de kolay olmadığını belirteyim. Zararını en iyi bilen doktorlar bile kullanmaya devam ederken sizin bırakmak ve gerçekten ihtiyacınız olmayan bu maddeden uzak durmak için benliğinizdeki vahşi canlıyı da ikna etmeniz gerekiyor. Bu konuda profesyonel yardım almak işinizi kolaylaştırabilir.

3- Kimseye, yorgun ya da bunalımlı görünüyorsun deme. Olumlu bir hava yaymak istiyorsan öyle bile olsa karşındaki kimsenin görünümü ile olumsuz bir yorum yapma. Bunun iki nedeni var. 1. Kendini gerçekleştiren bir kehanet etkisi yapıp karşındakini daha da kötü hissettirebilir. "Neyin var, neden moralsizsin" gibi sorular; morali düzgün insanları bile bezdirip, gerçekten moralsiz bir duruma sokabilir. 2. karşındaki kişinin, taşmak için bir damla suya ihtiyacı olan bir bardak halinde olabileceğini unutma. Böyle bir durumda iyi bir dost, bardaktan bir fırt alır. Üzerine, göre göre su eklemez. Bir iki hoş beşten sonra kendi isterse derdini sana söyler zaten.

4- Kumar oynama. Kolay kazancı kim sevmez? Kumar kolay kazanç yöntemi değildir. Kolay kayıp yöntemidir. En basitinden, en karmaşığına kadar kumarda hep ya kasa, ya da başkaları kazanacaktır. Elindeki küçük birikimi bu şekilde harcamak yerine daha iyi değerlendirebilmek ve binlerce yol bulmak için sadece daha iyi düşünmek yeterlidir.

5- Zor bir sorunla karşı karşıya kaldığında “bunu başarmamak imkansız” de. Moby Dick avına çıksan bile yanında balık sosu götür. Her şeyin nasıl gerçekleştirilemeyeceğini düşünüp yapmamak yerine, bir işin gerçekleştirilebilmesi için gereken yöntemleri bulmaya çalışmak daha yapıcı ve sonuç odaklı olacaktır. Bir işe başlarken iyimser olmak da, morali yüksek tutmak da iyi motivasyon sağlar. İnsanın bir işi başarmakta önündeki en önemli engel yine kendisidir. Bu nedenle başarmak üzere yola çıkmak en iyisidir.

6- Formda ol ve öyle kal. İnsan vücudu kolayca tembelliğe alışır ve çalışmasını yavaşlatır. Bu durumda alınan kaloriler daha çok depolanır. Az hareket etmek, vücudun sağlıksızlaşmasını kolaylaştırır. İhtiyacınız olduğunda gerekli gücü kullanamazsanız bir süre sonra daha da güçsüzleşirsiniz, çünkü kaslarınız kullanılmamaları halinde azalırlar. Günlük egzersiz yapmak, metabolizmanızı hızlandırır, kaslarınızı güçlendirir. Hareketsiz kalmayın.

7- Can sıkıntısını egzersiz yaparak dağıt. Normal şartlarda kafanızda halledemediğiniz sorunlardan egzersiz yaparak uzaklaşabilirsiniz. Sorunlardan kısa süreli olarak uzaklaştığınızda hele bir de spor yapıyorsanız. Kimi zaman çözümü birden bire bulabildiğinizi göreceksiniz.

8- Tasa yastığı sertleştirir. Seni rahatsız eden konular varsa, gece yatmadan önce, ertesi gün sorunu çözmene yardımcı olabilecek 3 konu not et. Böylece uyumak için geçecek o değerli sürede kafanızda birşeyler olmadan rahatlar ve dinlenebilirsiniz. Uyurken günlük sorunlarınızı çözemezsiniz. Ancak sorunları uykuda çözmeye çalışıp, uykusuz kalırsanız günlük sorunları çözmek için ihtiyacınız olan kuvvete ve düşünce gücüne ulaşamazsınız. Uyku bozuklukları tedavi edilmezse başka sorunlara yolaçabilir. Kendi başınıza çözemezseniz yardım alın.

9-  İç huzurun için, değerlerinle çelişmeyen kararlar al. İnsan doğduğu andan itibaren değerler bütünüyle yoğrulur. Genellikle aileniz ve çevreniz sizin iyi bir birey olabilmeniz için çabalar. Edindiğiniz bu değerlere aykırı kararlar almanız halinde huzurunuz bozulabilir. Özetle iyi olmayan kararlar almayın ve bu nedenle de iç huzurunuzu kaybetmeyin.

10- Amaçsız bir yaşamdan sakın. İnsan yapısı gereği bir hedefi olduğunda yaşamdan daha çok keyif alır. Çünkü gerçekleştirmesi gereken şeyler vardır. Bu nedenle yoğun bir işiniz de olsa başka küçük hedefler belirlemek ve hobiler edinmek insanın kendini gerçekleştirme kapasitesini de artırır. Bu nedenle Emekliliğinizde de uğraşabileceğiniz hobiler edinmek iyi bir fikirdir. Yapacak bir şeyleri olmayan insanların genellikle yaşamak için bir nedenleri de kalmaz.

Sağlıcakla kalın.

17 Nisan 2015 Cuma

Otomasyon Gerekli mi?

Yazı yazmak benim yıllardır yaptığım bir şey. Henüz ilkokula gitmediğim 1971 yılında gazetelerde makalelerim yayınlanıyordu. İlkokulda 1. sınıfta Türkçe dersinden geçer yani 5 üzerinden 2 almış olsam da durum böyle ;).

İşin doğrusu bu babamın mahlas ile yazdığı bir yazı. Evini toparlarken dosyalanmış pek çok yazısı ile birlikte buldum. Babam teknik konular üzerine yazmış. Otomasyon gerekli mi diye düşünülen zamanlar.

Güzel bir anı. Burada dursun.

3 Nisan 2015 Cuma

10 Madde Oku Hayatın Değişsin - 5


Bu yazıda tanışma ağırlıklı bir seyir izleyeceğiz. Bir insanın sizi sevip sevmeyeceğine karar verdiği o ilk bir kaç saniyeyi iyi değerlendirmeniz yararınızadır. Tabi herkeste böyle olmaz, insanlar birbirine benzer ama tüm etkilere de aynı şekilde karşılık vermezler. Bunu da aklınızda bulundurun.

10 madde okuyup hayatınızı değiştirmeye hazırsanız, başlayın!

1- Az tanıdığın birine rasladığında elini uzat ve adını söyle. Adını hatırlamayabilir. Genelde okul arkadaşlarınızda olur. Çekinecek bir şey yok tanırsa ve adınızı hatırlarsa size adınızla hitap edecektir zaten. Siz adını hatırlamadıysanız sorun. İpucu genelde gördüğünüzde ilk aklınıza gelen isim doğrudur. Yine de emin değilseniz riske girmek size kalmış.

2- Tanıştığın herkes senin bilmediğin birşeyler biliyordur. Onlardan öğren. Tamam insanın beyin kapasitesi oldukça geniş olabilir ama bilmediğiniz şeyler hep olacaktır. Her ne kadar artık akıllı cihazlar ile bilgiye ulaşmak son derece kolay olsa da sosyalleşmek de bir diğer iyi davranış şeklidir. Hiç aklınıza gelmeyen şeyleri başka insanlardan öğrenebilirsiniz.

3- Tanıştığın herkesin bir şeylerden korktuğunu, bir şeyleri sevdiğini ve bir şeyler yitirmiş olduğunu unutma. Hangi konunun karşınızdaki kişide neleri tetikleyeceği belli olmaz. Ama yine de tahrip edici olmamaya çalışarak sosyalleşmek iyidir. Saygılı olun. Saygı ve sevgi karşınızdaki kişiyi aynaya çevirir ve koruma duvarlarını da kaldırır. Ne ekersen, onu biçersin sözü doğrudur. Davranışlarınıza biraz ölçü kattınız mı sizden iyisi olmaz. Unutmadan insan ilişkilerinden vazgeçilmezlerden biri de toleranstır. Hoşgörüden farkı toleransın sınırlarının bulunmasıdır.

4- Açık ve yaklaşılabilir ol. En iyi arkadaşın olacak insanla her an tanışabilirsin. Hepimiz bizi başkalarından koruduğunu düşündüğümüz zırhlarımızı ve maskelerimizi takmadan kapıdan adımımızı atmayız. Oysa bunların bizi koruduğu tartışmalıdır. Hatta belki de hayatımızda en çok değer verebileceğimiz kişileri de püskürtebileceğinden inanılmaz kayıplara neden olabilirler. İyisi mi savunma kalkanlarınızı daha az kullanın.

5- Daha yakından tanımak istediğin bir kimseye onun en çok tanışmak istediği beş kişiyi sor. Böylece karşınızdaki insanın nelere ve ne tür insanlara ilgi duyduğunu kolayca anlayabilirsiniz. Tabi arkasından "neden?" diye sorarak daha da iyi bir analiz yapabilirsiniz.

6- Tanışmak istediğin birine gülümseyerek yaklaş ve kendini şöyle tanıt: “adım adam brown, sizinle şimdiye kadar tanışma zevkine sahip olamamıştım”. Güzel bir başlangıç ama emin olun Adam Brown yerine kendi adınızı soyadınızı söylerseniz zamanla ortaya çıkabilecek karışıklıklardan etkilenmezsiniz. Diğer yandan sözleri tamamlayan vücut dilidir. Dolayısıyla vücut dilinizi uygun kullanmazsanız dünyanın en güzel cümlelerini de kursanız, istediğiniz iyi etkiyi yapmayacağını aklınızda bulundurun.

7- Tanıştığın herkesin “beni farkedin, önemsendiğimi hissettirin” yazılı görünmez bir levha taşıdığını unutma. Bunun söyle bir yararı olabilir. Her birey kendine özgü bir evrendir. Bu durumu onu tanıdıkça daha iyi anlayabileceğiniz ortadadır. Birine değer verdiğinizi göstermek onun evrenine adım atabilmek için bir imkan sağlar. Kimi evrenin kapısında ise odun yığınına takılıp düşebilirsiniz aman diyeyim!

8- Çocuklarının öğretmenleriyle tanış. Bunun faydaları anlatmakla bitmez. Çocuklarınızın size hiç göstermedikleri dünyaları hakkında fikir edinmek bile paha biçilmez bir deneyim olabilir. Ayrıca aldıkları notlarda öğretmenin kanaatini etkilediğini unutmayın.

9- Yeni biriyle tanışmak için asla çok meşgul olma. Unutmayın sadece tembel insanların boş zamanı olmaz. Sizi çok meşgul eden işler, siz bitseniz de bitmeyecek olduğu için çevrenizdeki bireylerle tanışma şansını, yoğunluk gibi aslında olmayan bir nedene kurban etmeyin. 14 milyar yıldır evren genişlemeye devam ediyor. Belki bir o kadar daha edecek. Olduğunuz yerde hareketsiz dursanız bile, bir saniye önce durduğunuz yerde bir daha hiç bulunamayacağınızı unutmayın. Yani gelişim ve değişim sürer gider ama belki bir daha aynı noktaya dönmek için fırsatınız olmayabilir.

10- Ebevenyler çocuklarını tanıştırdığında “anneniz babanız sizi o kadar övüyor ki sizinle çok tanışmak istiyordum”de. Yine iyi bir başlangıç cümlesi ama böyle şeyleri içselleştirmediğinizde (Yine kullandım o kelimeyi) başınıza olmadık işler açabilirsiniz. Söylemek istediğim; buna karşınızdaki kişi "Yaa öyle mi? Ne diyorlar hakkımda? Söyle bakalım." dediğinde, apışıp kalmayın. Başlangıçta iyi bir söz söylediniz, hazırlıklı olup o iyi sözün hakkını verin.

24 Mart 2015 Salı

8 Maddede Uzun Yaşamak İçin Ne Yapmalıyız?


Uzun yaşayan insanlara mikrofon, kamera uzatılır, ne yeyip içtiği, nerede yaşadığı sorulur. Standart gündem boşluğundan dolayı habersiz kalmış gazeteci taktiğidir. Böyle şeyler çok okunup izlenir. Kim uzun yaşamak istemez ki?

Genellikle cevaplar da şaşırtıcı olur. Kimi günde 2 paket cıgara içmektedir. Kimi tereyağı, kuyruk yağı yemektedir.

Bir kişi de çıkıp demez: "Yahu, galiba bu işin sırrı pek yediğinde, içtiğinde değil!" diye. Peki adama ya da kadına sorsanıza; hiç derdin var mı diye?

1- İnsan kendini tanımalı. En azından hangi organın ne işe yarayıp, ne yaptığını bilmeli. Hala birine aşık olunca; bu işin sorumlusunu yürek sananlar yok mu? Ağaçlara kazınmış beyin şekli içinde iki harf gördünüz mü hiç? Oysa kalp sadece pompadır. Gönül işlerine de beyin bakar. Düşünce işlerininin sorumlusu beyindir.

2- Psikiyatri Hekimleri'ne gidin. İnsanın sağlık sorunu olması normaldir. Kimi sağlık sorunlarının asıl sorumlusu yine beyniniz olabilir. Özellikle durup dururken oranızda buranızda garip sağlık sorunları oluyorsa ilgili hekim yanında bir de Psikiyatri doktoru ya da en azından bir Psikolog ile görüşseniz belki de sağlık sorununuzu çözebilirsiniz.

3- Söylenenleri, okuduklarınızı düşünce süzgecinizden geçirin. Örneğin hep önerilen, stresten uzak durmanızdır. Oysa uygun tepkileri verseniz, stres metabolizmanızı hızlandırıp, genç kalmanızı bile sağlayabilir. Ancak bir de buna ufak bir ruhsal bozukluk eşlik ediyorsa, bedensel tahribat ve kısa bir ömür kaçınılmaz olabilir.

4- Çevrenizdeki insanlar sizi çok mu yıpratır? Eğer onlarla başa çıkamıyorsanız tabi ki çevrenizdekiler sizi yıpratırlar. Eğer çevrenizdekiler nedeniyle sağlığınız bozuluyorsa; farklı bir çevre ya da işe geçmeniz işe yaramaz. Orada da aynı durum ile karşılaşırsınız. Sorunu, illa başkalarında arayacaksanız, aynaya baktığınızda karşınızda gördüğünüz kişide arayın.


5- Ağlamak aslında uzun dönemli rahatlama sağlamaz. Kısa sürede bir rahatlama verdiği bilinen ağlamak, uzun dönemde kendine acıyan, acı çeken, daha kötüsü böyle yaşamayı normal sanan bir ruh haline neden olabilir. Mutsuz olup kendinizi üzmek. Vücudunuzun savunma sisteminin dengesini bozarsa sağlığınız için tehlike çanları hareketlenmiş demektir.


6- İyi biri olmak kendiniz için yararlıdır. İyi biri olmak bir zihinsel durumdur. Mistik, ideolojik ya da dinsel öğretileri içselleştirmediğinizde (yine kullandım o kelimeyi ;) şekilsel olarak iyi biri olsanız da çelişkiler yaşayarak ömrünüzü uzatamazsınız. Öncelikle var olan durumunuzu kabullenin. Kimse mutlak iyi ya da kötü olamaz. Bulunduğunuz durumu iyi, kötü bilirseniz daha iyi biri olmak için gerekenleri yapabilirsiniz. İyi olmanın verdiği iç huzuru ve dinginlik ömrünüze ömür katar.


7- Vurdumduymazlık kimi zaman iyidir. Televizyonda gördüğünüz bir haber için aşırı tepkiler mi veriyorsunuz? Tanımadığınız birinin kötü hali sizi çok mu üzebiliyor. Bir yakınınız hastalandığında onun yerinde hatta daha beter mi olmak istiyorsunuz? Yapmayın! Böyle davranışlarla çevrenizdekilere faydalı değil yük olursunuz. Sizin de sağlığınız bozulduğunda ne kendinize ne çevrenize faydası olur. Olanı kısa sürede kabullenmek ve sonraki adımları planlayıp gerçekleştirmek yani yolunuza devam etmek yapılabilecek en akıllıca şeydir. Yani bir tür bilinçli vurdumduymazlık ömrünüzü uzatabilir. Dikkat bundan kesinlikle her şeyi içe atıp sakin görünmeye çalışmak anlaşılmasın. Sabır taşı bile böyle durumlarda çatlar.

8- Tıp doktorları daha sorumlu davranabilir mi? Evet başlarını yoğun iş yükünden kaldırabilirlerse belki. Kendilerine sağlık sorunu ile gelen kişilere sorulabilecek akıllıca bir kaç ek soru sonunda bir ruh doktoruna sevk ile belki de asıl sorun çözülebilir.

Sağlıklı günler ve uzun ömürler dilerim.




Hıyar Kokusu (küçük hikaye)

Yazın en sıcak zamanı. Temmuz devrilip, Ağustos yönetimi ele almış. Evin içi direkt güneş aldığından "yanıyür". Telaşla FT8 yapan ...