17 Mart 2008 Pazartesi

Time Dünyayı Değiştiriyor

Time Dergisi yaptı gene yapacağını... Dünya ekonomisi çalkalanır, ülkemizde AKP kapatma davası gündemdeyken dikkat edilmezse gözden kaçacak bir takım önermeleri ortaya atıverdiler. Para ve siyasetten daha önemli bu fikirler neymiş bir bakalım ve yorumlayalım dilerseniz. 1- Common Wealth: Başlık ile aslında Commonwealth diye birzamanların üzerinde güneş batmayan İngiliz İmparatorluğuna gönderme yapılıyor. Ancak bu defa tüm dünyanın iyiliğine birşeyler kasdediliyor. 20. yüzyılın sonlanmasıyla birlikte şahit olduğumuz Avrupanın ekonomi ve para dünyasındaki hakimiyetinin sona erişinin bu defa ABD için önümüzdeki 5-7 sene içinde gerçekleşeceği dile getiriliyor. Oh ne ala mı demeli? Demeli, demeli... İnsanlık ortak gelecek için tüm kötülükler ile birlikte mücadele edecek. Yoksulluk için birlikte hareket edilecek. Temiz enerji ve küresel ısınma ile birlikte mücadele edilecek. Yüzyılın ilk 50 yılı için son derece analitik ve insancıl bir öngörü doğrusu. Zaten bu tür bir birliktelik olmaz, insanlık kıl, tüy konulardan dolayı birbirinden uzaklaşmaya devam ederse 50 yıla kalmaz sıkı bir yıkım yaşamamız işten bile değil. Bu arada ne olacak bu memleketin hali diye düşünmemişler ne olacak bu dünyanın hali diye düşünmüşler. Bu biraz adamı bozar! Neyse... 2- Kendi hesabını kendin gör dönemi geliyor. Marketlerde kasa elemanı olmayacak. Kendi alışverişinizi yapmaya nasıl kısa sürede alıştıysak, bu da onun bir adım ötesi. Maliyetler iyice düşecek böylece. Hemen hatırlatayım. Şu anda bile bu teknolojiyi kullanmak mümkün. Cep telefonunuz, saatiniz ya da anahtarlığınızda taşıdığınız chip kredi kartı çıkışta aldıklarınızı ödeyebilir. Hatta biometrik tanıma sistemleri bunlara bile gerek kalmadan sizi tanıyıp aldıklarınızın bedelini tahsil edebilir. Aslında zaten giderek görmeye başlıyoruz bu tür uygulamaları. Havayolları, online alışveriş mağazaları kendi işinizi kendinizin görmesini sağlayan sistemleri devreye sokuyorlar birer birer. Türk Hava Yollarından online bilet alıp bankoda görevli yüzü görmeden tüm işlerinizi kendiniz yapıp istediğiniz yere uçmanız şimdiden mümkün. Hizmet eden eleman sayısı düştükçe maliyetler de düşecek. Yanlız işsiz kalan elemanlar ne yapacak onu yazmamışlar. Olur o kadar çuvallamak diyor, bir sonraki maddeye zapplıyoruz..... 3- Senaryolar film yıldızlarından önemli olacak. Damdan düşer gibi bir sıralama olmuş demeyin adamlar uğraşmış yapmışlar. Robert Redford, Meryl Streep ve Tom Cruise rol kesip milyonlarca doları götürüyor ya; sanırım bu durum birilerine zor gelmiş olacak ki buraya akan dolar musluklarını da kapatmanın akıllıca olacağını düşünmüşler. Olur da netekim :) Sanırım son Holivud yazarlar grevi akıllarını biraz başlarına getirdi. Aylardır durmuş olan diziler, senaristler olmadan multi milyon dolarlık yıldızların foss olduklarını göstermiş olacak ki, bu madde de sıralamaya 3 numaradan girmiş.. 4- Radikallikten geriye dönüş. Köktendincilik tersine çevrilecek. İşte bir "eğitim şart" maddesi geldi. Gönülden desteklemek lazım. Biraz daha bu kökten dincilik pompalanırsa, geleceği iyi görmek çok zor. Sadece bir iç mesele değil aynı zamanda insanlığın geleceğini de tehdit eder bir hal almak üzere olan bu sorun en kısa sürede çözülmeli tabi ki. Yanlız nasıl olup da bunun sağlanabileceğini ben çok merak ediyorum! Sanırım dünyanın jandarması pozuyla oraya buraya dalarak dayak yemekten vazgeçip, daha analitik birtakım önlemler ile yapmak lazım bu işi. Sanırım biraz havada kalmış bir madde ama olsun buraya koymasalar birşeyler eksik kalırdı. Gene de kalmış. Bir neyse daha.... 5- Kimya mutfağa girecek. "Amanın o da ne" demeyin. "Yahu zaten girdi aldığımız hazır yemek çerez, büskivi falan içerik olarak zaten kimyasal madde üreticilerinin esiri yapmış bizi" hiç demeyin. Time diyor ki: "Akıllıca yemek hazırlamayı beceremiyor besinlerin fayda ve değerli kısımlarını yemek haline getirirken çuvallıyoruz. Bu durum değişecek". Hatta "yemek yaptığımız gibi ilaç üretsek çoktan ölmüştük" bile diyorlar (yemeğe avuç dolusu tuz atmak, "olmuş mu?" diye makarnayı duvara fırlatıp yapışıp yapışmadığına bakmak gibi şeyler). Ancak öyle bir örnek vermişler ki yazıda okurken dudak bükmeden duramadım. Bizim (Türklerin) orkidelerden elde edip kullandığımız salep yerine dondurmalarda suni salep kullanılmasından bahsetmişler ki, "zaten gerçek salep mi kaldı" diye düşündürüyorlar insanı... Asıl söylenmeye çalışılan akıllıca pişirip kendimize zarar vermeden yiyeceklerin de besin değerlerini ve niteliklerini bozmadan yemeğe dönüştürülmesinin becerileceği ve bunda da kimyanın yardımcımız olacağı. "E o zaman güzel" deyip bir sonraki maddeye pike yapıyoruız hemen. 6- Jeomühendislik. Küresel ısınma durdurulamaz mı? Okyanuslar günden güne eriyor biz bakıyoruz! Herşey gösteriyor ki, karbon tüketimini kesmemiz lazım hem de hemen! "Sera etkisiyle kendi kendimizi pişiriyoruz" diyorlar. En kısa sürede akılları başa devşirip gaz emilsiyonlarını ve sera etkisine neden olan her türlü saçmalığımızı keseceğiz. Para kazanmaktan daha önemli şeyler var! Hele çok kısa süre içerisinde kazanılan paraların anlamı kalmayacaksa bu mesaj daha da etkili olacaktır. Anlaşılan o ki; bu abuklukları durdurmak mümkün değil. O halde Jeomühendislik ile dünyaya ulaşıp ısıtan güneş ışıkları atmosfer dışına kurulacak aynalarla azaltılabilinir. Okyanuslara demir zenginleştirmesi yapıp karbondioksit emme kapasitelerini arttırmak gibi bilimkurgu öykülerden zıplamışcası işleri jeomühendislik yapacak. Çok mu umutsuzuz? Bakalım becerebilecek miyiz? Sırada ne var? 7- Orjinallik sertifikası. Aldığınız ürün gerçekten almak istediğiniz şey mi? Yani aslında size kırmızı biber diye kiremit tozu yediren birileri olabilir... İşte bunun kesinlikle önüne geçileceği söyleniyor. Şirketler böyle konularda yetkin mercilerden onay almadan mutfağımıza giremeyecekler. Bununla da kalmıyor. Sokaktaki kafeler olması gerektiği gibi mi bakalım? Özgün kafe değilse hiç şansı yok. Global zabıtalar işbaşına! 8- Sade bir yaşam benimsenecek. Lüks tüketim azaltılacak. Bu daha çok Amerikalıları ilgilendiriyor. Dünyanın en abuk subuk harcamalarını yapıp durmaksızın tüketip yok eden bir toplumun ne dünyaya ne de kendine faydasının olmadığı anlaşıldı mı ne? Diyorlar ki: Bir gün tüm insanlar uyandıklarında sigaranın öldürdüğünün farkına varacak, kredi kartlarıyla topladıkları puanların kendilerini zenginleştirmediğini anlayacaklar. Evet evet bunu istiyorum işte gerçekten.... Sonraki.... 9- İyi sağlık zorunlu olacak. Sigara ve obeziteye savaş açılacak. İşte buna zıplayıp ayaklarımı birbirine vurarak destek veriyorum. Akıllı bir insanlık kendi kendine zarar vermemeli. Saçma sapan beslenip orası burası şişmemeli. Artık belki de işverenler en çok buna önem verecekler. Kendi sağlığını düşünmekten aciz elemanın şirketin iyiliğini düşünmesi diye bir şey olabilir mi? Üstelik sağlık düzeltmek için deli gibi para harcamak yerine, sağlıklı kalmak çok daha düşük maliyetli. Hadi söndürün şu külü düşmek üzere olan illeti. 10- Hz. İsa yeniden yorumlanacak. "Ah ne güzel" diyor insan. Bakalım bu defa becerebilecek miyiz? Aslında birbirinden pek farklı olmayan Yavudi - Hristiyan inancı sonunda tekrar yorumlanıp barışa ulaşacak deniyor (bir Yavudi olarak doğan Hz. İsa ölene kadar bir Yavudi olarak yaşamıştı. Takipcisi Paul ise durumu, kendilerini daha farklı bir inanışta oldukları şeklinde yorumlayınca işler biraz karışmıştı) Bakalım bundan bizim payımıza ne düşecek? Son söz, dünyada ekonomik buhran da olsa, öyle parti kapatmak falan gibi önemli bir gündemleri olmadığından, oturmuş ortaya yanar dönerli bir yazı hazırlamış TIME. İyi de olmuş da, bizim uğraşacak çok daha önemli meselelerimiz var. 40-50 yıl sonra bu konularla da ilgileniriz. Bu arada "bizim salep hakikaten yapay mıydı?" diye de hin hin düşünebiliriz bir yandan tabi ki.... Kaynak:

10 Ideas That Are Changing The World TIME

www.elite-wealth.com http://www.dailymail.co.uk/ http://www.tribuneindia.com/2003/20030119/spectrum/tv.htm http://openthefuture.com/understanding_the_world/ http://www.sciam.com/article.cfm?id=organic-food-authenticity-test http://www.buddhadharma.com/Palden.html

Haftalık Tekil Ziyaretçi

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *