Alıntı: http://www.raymongraceprojects.com/tools.htm
Yukarıda gördüğünüz resimde üzerlerinde V-rods yazan aletler aslında çatal dalın daha şık üretilmiş imitasyonları. Özellikle enerji hatları ve su kaynakları ile maden aramalarında etkili olduğu söyleniyor. Ancak titrek ellere duyarlı.
Bobers yazan arkada tutacak yeri olan bir telin ucunda ağırlık asılı. Daha çok bir hastalığın iyileştirme noktasını bulmada işe yarıyor, ancak su arama konusunda da beklenen cevabı verebilecek olan hassas bir aygıt. Rüzgardan etkilenmemekle birlikte titrek ellere karşı bu da duyarlı olsa gerek.
Pendulum denen bildiğiniz sarkaç ya da şakül. Aslında günlük yaşantınızda sorularınıza cevap vermek konusunda geniş bir kullanım alanı var (ki bu kendi başına bir yazı konusu olur). Örneğin lokantada menüden size en uygun yemeği seçmede iş görebiliyor. O anda çevrenizdekilerin ve garsonun şaşkınlığını bir yana koyarsak işlevselliği tartışılmaz. Tabi ki su bulmaya da yarıyor.
L-rods olanlar ise favorim, ayrıca en gelişmiş ve yaratıcı tasarıma sahip olanları. Sofistike aletleri oldum olası sevmişimdir. Bu "L" teller ihtiyacınıza göre uzun ya da kısa olabiliyor. Ne yazık ki rüzgar ve titrek kulanıcılardan son derece kötü etkileniyorlar. Ancak söylendiğine göre enerji hatları ve akışkan sıvıların miktarına kadar son derece hassas sonuçlara ulaşmanız mümkün.
İnsanoğlunun hayal gücüne hep saygı duymuşumdur. Ancak bunlar benim bile düşündüğümün ötesinde şüphesiz. Peki gerçekten ne kadar işe yarıyorlar? Şüpheci biriyseniz gülüp geçeceksiniz eminim, ama durun! Bilimsel yolla bu gibi alet ve yöntemlerin ne kadar başarlı olduğu konusunda araştırma sonuçları bize biraz fikir verebilir.
Almanya'da Frankfurt'un kuzeyinde Kassel kentinde bilimsel araştırmalar yapan bir grup Gesellschaft zur wissenschaftlichen Untersuchung von Parawissenschaften (GWUP) 1992 yılında yerel bir televizyon kanalının ortaklığıyla bu şekilde su aramanın (dowsing) ne derece etkili bir yöntem olduğunu test edecek bir ortam oluşturmuşlar. Yerin 50 santimetre altına uygun boyutta bir boru yerleştirilmiş. Bir vana çok miktarda su akışını açıp kapatacak şekilde uygun yere konulmuş. Borunun yeri üzerine konulan eni geniş kırmızı-beyaz şeritli bant ile işaretlenmiş. Su arayıcıların yapması gereken, boruyu bulmak değil doğal olarak. Tek yapmaları gereken suyun akıp akmadığını ellerindeki aletler ile tespit etmek.
GWUP 13 kişilik çoğu Alman, bir kısmı Danimarkalı, Avusturyalı ve Fransız olan arayıcıları yarıştırmış. Arayıcıların suyun akıp akmadığını bildikleri 10 deneme yapılmış önce. Alınan sonuçlarının %100 doğru olması sizi şaşırtmamıştır sanırım. Daha sonra yapılan 20 denemede ise arayıcılar suyun akıp akmadığını bilmedikleri durumda sonuçlar alınmış. Suyun akıp akmayacağına da torbadan çektikleri işaretli top ile karar vermiş test sahipleri.
Sonuçta yapılan 3 günlük denemeler sonunda sıradan şans ile ulaşılabilecek yüzdeler ortaya çıkmış. Yani su arayıcılar %100 başarılı olmak bir yana yakınına bile ulaşamamışlar bu oranın (http://www.randi.org/encyclopedia/dowsing.html).
Cesaret kırıcı değil mi. Evde bile kolayca üretebileceğimiz aletlerle su bulunabilse harika olurdu. Ama durun bu konuda pek çok araştırma yapılmış bazıları işe yaradığı yolunda sonuçlara bile sahipler http://skepdic.com/dowsing.html adresinden detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Aslında olayın yüzyıllar öncesine dayanan bir inanış kısmı var ki, su arayıcılarının aslında kerameti kendilerinde olup, ancak bu yetenekle taçlandırılmış kimselerin başarılı olduğu öngörülüyor. E işin içinde böyle bir inanış olunca olgu doğaüstü bir yerlere gelip oturuyor ister istemez. "İnanıyoruz ve oluyor işte" denildi mi bilimin akan suları duruyor. Kanıtlar, deneylerin sonuçları tersini de gösterse inanınca her şey daha kolay kabul görüyor.
Süphecilerin işi zor. Popüler kültürün önemli bir parçasının aslında boş inanç olduğunu kanıtlamaya çalışmak. Peşinen kabullenenler içinse hayat kolay, al eline çatal bir dal suyu ara bul.
Sanırım, su bulma işi ile ciddi olarak ilgilenenlerin en azından 4 yıllık bir üniversitede dirsek çürütüp daha sonra da bilimsel yöntemler ve hiç de ucuz ve basit olmayan aletler kullanmalarının nedeni yukarıdakilerin aslında işe yaramadığıdır ne dersiniz?
Kalın sağlıcakla
Burçak Çubukçu
Henüz, o yılların TC kimlik nosuna ihtiyacı yoktu.
-
*Çubuk-1956 *
*Yürek sevdayla ilk,*
*Rahimden çıkmış başı çekip çıkaran*
*Hiç görmediğim bir ebenin*
*Mahir, sıcak ellerini hisettiğimde tanıştı.*
*“Hoş gel...
2 gün önce







